DEMOKRASİ SAVAŞÇILARINA KUMPASLARIN NEDENİ

Kaynak: DEMOKRASİ SAVAŞÇILARINA KUMPASLARIN NEDENİ

Uncategorized içinde yayınlandı

DEMOKRASİ SAVAŞÇILARINA KUMPASLARIN NEDENİ

2004’lerden beri, devletimizin içinde “TÜRK” ve “Müslüman” olmayan ama Türklüğü de Müslümanlığı da bize bırakmayan kripto bir ihanet örgütlenmesinin olduğunu, bunların görevlerinin de bu yüzyılda uygulanmasına 11 Eylül 2001 İkiz Kule komplosunu takiben yavru G.W.Bush’un ilan ettiği HAÇLI SEFERİ veya 21. yüzyıl yeni dünya düzeninin kurulması aşamalarında devleti yıkacaklarını yazan ben oldum.

Beni takiben sayısız kopyalarım çıktı ve beni takip ediyorlar, taklit ediyorlar.

O zamanlarda “bütün etnik ve dini farklılıkların, bastığı toprağa, özgürlüklerine sahip, sömürgeci NATO çetelerine karşı çık” ilkesi yoktu. Devlet hem iktidarın hem muhalefetin zihninde paylaşılmıştı bile.

Benim başlattığım bu kampanya ile hareket büyüdü, gelişti ve kimliğini gizlemeyen Ermeni, Rum, Musevi, Yezidi, Dürzi, Çerkez, Arnavut, Hristiyan, Yahudi, farklı İslami cemaatlerden ciddi bir muhalefet gelişti.

Bu muhalefet son referandumda AKP ve reisini YSK kararlarıyla devlete el koymaya zorladı ve “Atı alan Üsküdar’ı geçti” sloganıyla devletin gaspı ilan edildi.

Şimdi işbirlikçi, TESEV’ci CHP’nin, F.GÜLEN’vi MHP’nin başına getirilmek istenilen muhalifler hakkında benim başlattığım şekilde şu Ermeni, bu Bedirhan Yahudi Kürdi, o Hristiyan Amerikan okulu mezunu, falancanın dedesi Erzurum, ötekin dedesi Sıvas kongresini basmaya çalışmış işbirlikçi hainmiş, bilmem falanca zat Amerikan elçiliğinin avukatıymış üstüne çirkin şatanist ayin kurbanı bir kızımızın ödürülmesi ile suçlanan Cem Garipoğlu’na avukatlık yapmış, birlikte çalıştığına da hürmet ettiğimiz Ali Tezel adlı arkadaşımız saldırıyormuş….. böyle gidiyor.

Ama bunları yazanların hepsinin geçmişte de bu gün de AKP’ye hizmet ettiklerini biliyoruz.

Binali Yıldırım’ın, Ahmet Davutoğlu’nun tasfiyes ile başbakanlığa atandığı gün yaptığı açıklamada benim yıllardır başlatıığım slogan benimsenmişti.

Binali Yıldırım; “Devletin rejimi 1923’de tespit edilmiştir. Rejim sorunu yoktur, başkanlık sorunu vardır. Her din ve etnik gruptan insanımız LİYAKATına göre değerlendirilerek devlette görev alabilecektir. Bastığı toprağa sahip çıkan herkese devlette görev verilecektir…” gib i sözler söylemişti. Bunları dinlediğimde duygulanmadım desem yalan olmaz.

Binali bey bu olaydan önce de bloglarımdan birinin de takipçisiydi de. Bu konuşmanın ardından AKP’li Konsensus Araştırma şirketinden bir telefon gelmesi ve Binali bey’in açılımı hakkında fikrim sorulduğunda ise kızdım, “bunların hiç birine inanmıyorum, bunlar devleti yıkacak hepsinin idam edilmesini istiyorum” deyince kızcağız şok olmuştu. Bir ay kadar bu sürdü ve zamansız vakitlerde de aradığından oldukça da sert uyarılar almıştı.,

Bunları yapmamın nedeni ise, R.T.E’yi kimin oralara getirdiğine bizzat şahit olmam, bu siyasal değişiklikleri de onların izinleriyle yaptıklarını, henüz devletin yıkılması sürecinin tamamlanmadan ortaya çıkan siyasi ve ekonomik tıkanıklığın önünü açmak için verilen izinler olduğunu bilmemden kaynaklıydı. ABD başkanı Obama da bunu giderayak “Türkiye’nin çıkarları Avrasya blogundadır bu yüzden onlara izin verdik” demesi de şüphelerimin ve tespitlerimin doğruluğunu kanıtlamıştı.

2002’den itibaren 14 yıl 7/24 Türk milletine, Atatürk’e ve cumhuriyete her türlü küfürü, hakareti, aşağılamayı teşvik eden AKP ve başbakanlığından çok önce Trabzon’da yaptığı Atatürk rejimini yıkacağına yemin ettiğini söylediği konuşmanın videoları hala Youtube ortamında paylaşılan reisinin Atatürk ve Cumhuriyetçi olmasını asla beklemedim. Binali bey ile ortaya çıkan durum da tıkanıklığı açmak için yapılan ABD izinli bir çıkıştır.

AKP’nin demokrasi reformu olarak gösterilen bu konu hakkındaki düşüncelerimin ışığında başlangıçtaki konuya dönelim.

Fatih Sultan Mehmet’ten beri Türkler devlet idaresinden el çektirildiğinden beri Türkler asla devlet idaresinde görev almadılar. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk döneminde de bu olamadı.

Çünkü, 1774 Küçük Kaynarca Anlaşması ile Osmanlı ağır bir yenilgi anlaşması yapmış, bünyesindeki azınlıkları koruması için Rusya’yı hami saymak zorunda kalmış ve ardından bu anlaşmayı Kutal Roma Cermen İmparatorluğu olalar da bilinen Kutsal İttifak ülkeleriyle, bunların arasındaki anlaşma gereğince tekrar etmişti.

İşbirlikçi paşaların çıkardığı 1876,1878  yani 93 Harbi
sonrası Rus, Bulgar, Yunan soykırımlarından kaçan
Balkan Türkleri Bandırma limanında

Bu tarihten itibaren, azınlıklardan alabilirse cüzi paralar karşılığında azınlıklar “askerlikten muaf sayılmışlar” ve Türlerin bundan yararlanması yasaklanmıştı. Yasal olarak bir ayrımcılık yoktu ama bir Türk askerlik görevinden ne yapsa, azınlıkların on katı da verse askerlikten sıyıramıyordu.

Bu da Türk nüfusunun bu tarihten itibaren ardı arkası kesilmeyen 150 yılllık savaşlar ve iç isyanlarda kıyılması, sağ kalanlarının da sakat, fakir, cahil kalması, askere gidenlerin karılarının ve mallarının devşirmelerce ele geçirilerek yağmalanması ile sonuçlanmıştı.

Hatta Osmanlı, Anadolu’ya 1864 yılına kadar girememişti. Sultan Abdülaziz bu isyanları bastırıp devleti devlet yapmayı başarmışsa da bir darbe ile sarayında mahkum edilmiş, bilekleri kesilip, intihar süsü verilerek öldürülmüştü. Yani faturası ağır olmuş, devlet gene işbirlikçi devşirmelerin eline geçmişti.

Balkan savaşları, I. Dünya savaşı ve Kurtuluş savaşında bu azınlıklarda askere alınan kimse yoktur. Sadece, devlette görev alanların devlete bağlı yakınlarından gönüllüler olmuştur.

İşte bu nedenlerle ülkemizde devlet içinde kökeni Türk aramak aptalca bir iştir. AKP’nin reisinin atalarının 1768 Süryani ve Yezidi Kürt isyanları sonucu Gürcistan’a sığınan asilerden olduğu için e “Bagata/Asi” adını taşıyan bir dedenin içinde tek Müslüman yaşamayan Rize kazasının Potomya nahiyesinin Pilihoz Rum köyüne yerleşmiş bir Rum Süryani olduğunu 2010’da Gürcistan 2003 Azınlık Raporu’nu dilimize çevirerek yazdığımda Reis blogumu Google müdürünü ülkemize çağırtarak yaptığı anlaşma ile sildirmişti. Daha sonra öğrendiğim danışmanı Akif Beki’nin 2001’de yazdığı Recep Tayyip Erdoğan’ın Harfleri” adlı onu putlaştıran kitabında muhteremin atalarının Siirtli imamlara dayandığını yazmış olması beni doğrulamıştır.

Karısı Siirt Süryani Arabı Emin ile evlenmesini, TBMM’ye Siirt milletvekili olarak girmesi aslında 1915 Ermeni Tehciri ve 1923 Cumhuriyetin ilanı ile Büyük Ermenistan, Süryanistan, Kürdistan hayalleri tarihe gömülenlerden olduğunun gayri resmi ilanı yatmaktaydı.

Durum öyle de oldu ve Irak’tan Akdeniz’e uzanan bir Kürdistan bu gün sayesinde ilan edilmiş haldedir ve sadece resmiyeti kalmıştır.

Şimdi ne değişti de R.T.Erdoğan ve partisi halkımız için umut olsun?

Ben, Binali Yıldırım ile yapılan bir açıklama, Atatürk’e küfür ettirilen bir kaç Fetö’cünün siyaset icabı tutuklanarak içeri atılmasından ibaret tiyatro dışında br şey görmüyorum.Onlara katılan Ergenekoncuların da AKP ile veya AKP sonrası Amerikan çıkarlarını korumak için çakma bir tiyatro ile içeri atılmış olduklarından duyduğum şüpheyi Ergenekon başladığından beri zaten yazdım.

Kısaca zaman beni yanıltmadı.

Ancak, başından beri çizgisinden dönmeyen Ümit Kocasakal ve İstanbul Barosu her zaman umut olmayı başardılar. Zaman zaman ılımlı siyaset izleyen Metin Feyzioğlu da ABD Büyükelçiliğinin avukatı da olması sebebiyle zamanın ABD elçilerini, onların aracılığıyla ABD yetkililerinin “Türkiye’de bir dini rejim kurulmamasına ikna ettiğine” ve bunun sayısız delillerine tanık olduk.

Hatta basına yansıyan ABD dış işleri bakanı bayan Hillary Clinton’un R.T.Erdoğan’a yazdığı mektupta “Biz sana sadece bize karşı olan Ergenekoncuları tasfiye et dedik, sen şeriat rejimi ilan etmeye kalktın” tarzı eleştiriler hala akıllardadır. Bu değişikliklerde bu insanların paylarının olmadığını düşünmek akıl işi değildir.

Bu gün ülkemizin en büyük sorunları, “devletin bekası ve ve Atatürk Cumhuriyeti ve demokratik parlamenter rejimin korunması sorunlarıdır.

Yüz yıldır beklenilen “21. Yüzyıl Yeni Dünya Düzeni”ne göre devletin bölünmesi ve üzerinde kurulacak muhtelif kukla, tampon devletçikleri hayal eden, devşirme, kripto dinci, kinci azınlık feodal ve ruhban yapılanması ile, onların bu hayallerine karşı çıkan ve gene onlardan olan, antiemperyalist, özgürlükçü, bastığı toprağa sahip çıkan herkesin oluşturduğu bir “Hayır Hareketi” büyümektedir.

Bu hareketin başarıya ulaşabilmesi ve devletinin hem rejiminin hem de bekasının korunabilmesi için “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı ve Türklüğü” ilkesinde birleşen bir hareketi bölecek her türlü yazı, düşünce, eleştiriye karşıyım.

İstedikleri kadar, dindar, dinci, demokrat, Atatürkçü, Türkçü veya bilme neci olsunlar hepsi AKP’ye hizmet etmekte ve halkı AKP ve reisine mahkum etmeye, onları alternatifsiz bırakmaya hizmet etmektedirler.

Ben bu insanlarımız da bu işleri bırakmaya ve hareketimize katılmaya davet ediyorum. Zaman her an devleti bitirecek, özgürlükleri yok edecek şekilde kürese güçlerin büyük destekleriyle akmaya devam ederken, “sensin, bensin kavgası” hiç birimize çıkar sağlamayacaktır.

Gün olur bu hareket başarıya ulaşırsa herkes adil olarak yargılanır, sevapları günahları halka açık mahkemelerde tartılır ve buna uygun karar verilir.

Hiç bir makam ve mevki sahibi de bundan endişe duymasın ve ortamı germesin. Hareket olumludur, yapıcıdır, adaletli insanlardan oluşmaktadır, bizim onlara güvenmemizi nasıl istiyorlarsa onlar da muhalif harekete güvensinler. Başka seçenek yoktur. Devletin ve rejimin bekası sağlanmalıdır.

Devlet, cahil, ne ve kim oldukları belirsiz, Eşari anlayışa sahip, devşirme bir takım cemaatler ve ruhbanların eline teslim edilemeyecek kadar kıymetlidir. Bu cemaatler de bu anlayışta birleşmek zorundadırlar.

Bu günün çocukları, dedelerinin, ilkel, feodal, dinci, kinci çizgilerini terk etmek istiyorlar ve kimsenin de buna engel olmaya gücü yetmeyecektir.

Takdir milletindir.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

Güncel Siyaset, Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi

MOAB BOMBASI NEDEN AFGANİSTAN’A ATILDI?

MOAB, “Mother Of All Bombs” Bütün Bombaların Anası kelimelerinin baş harflerinden üretilme bir ad olarak makalede kullanılmıştır.

Ancak, 11 Eylül 2001’de G.W.Bush’un Haçlı Seferi başlattığını biliyoruz.

1096’da başlatılan ilk Haçlı Seferinde ve ardıllarında Hristiyanları Müslümanlara düşmanlığa sevk etmek için Roma’nın Eşcinsellik Yasası (Bu blogda vardır Lex Scatinia eşcinsellik yasası adıyla arayabilirsiniz) ile Tevrat Levililer ile Lut Kav mi ayetleri gösterilir ve günahkar olduklarından esir edilen Müslüman ve Türklerin “evlerine, camilere doldurularak yakılmalarına karar verilirdi.İstanbul’un işgali sırasında da Eyüp bölgesinde benzer olayları olduğunu okumuştum.

Atatürk’ün İslkam’ı iğrenç sapkınlıklardan arındırmak için Rıfat Böreekçil, Elmalılı Hamdi Yazır gibi aydın din adamlarıyla yaptığı çalışmalar sonucu ülkemiz eşcinsel, kulampara, pedofili İslami geleneklerinden arındırılmıştı. Ama AKP döneminde, 1993 AB görüşmerlerinde kadın haklarını içeren “Gender Discrimination (Cinsiyet Ayrımcılığı)” maddesi içine sokularak LGTB örgütlerinin kurulmasına geçmiş hükumetler her ne kadar direnmişlerse AKP öncesi Anap-MHP-Dsp koalisyon hükumeti döneminde ipler gevşetilmiş ve AKP zamanında 2004-2005lerde LGTB dernekleri yasallaştırılmıştır.

Bunlar da Lut Kavminin işleridir elbette.

Mother Of All Bombs (MOAB-Bütün Bombaların Anası) anlamındaki bu bombanın Tevratta’ki adı Lut peygamberin soyuna verilen addır.

Yar.19: 36 Böylece Lut’un iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.

Yar.19: 37 Büyük kız bir erkek çocuk doğurdu, ona Moav*fg* adınıverdi. Moav bugünkü Moavlılar’ın atasıdır.D Not 19:37 “Moav”: “Babadan” anlamına gelir.”

İbrani ve Fars dilleri benzerdirler ve “v” harfi “b” olarak da ses verir. MOAB bombası neden atıldı?

Vakıa 17 Tur 24 ayetlerinde geçen “sede3fte saklı inciler” ifadesiyle cennette erkeklere gılman vaat edileceği inancı gereğince ÖNCEKİ DİNLERDE VAR OLAN SAKALI ÇIKINCAYA KADAR ERKEK SAYMAMA geleneği, Hint, İran, Arap, Yunan, Mısır, Babil, Sümer, Mısır tüm ekvator çevresi toplumlarında olan sapkın bir gelenekti.

Cehenne denilen ateş çukuru.

Cehennem adını bu kurban yakılan kuyudan

alır.

Romalıların M.Ö.225’lerde başlattıkları eşcinsellik yasağının 541’lerde Ayasoya’yı inşa ettiren ve Hristiyanlığı tek resmi mecburi din ilan eden Büyük Jüstinyen zamanında, Yunanlıların Cehenne dedikleri, dilimize “cehennem çukuru” olarak geçen kurban yakılan ateş kuyularında diri diri yakma cezası vermesine, bunu Sodom Gomora’nın kükrtten yanan ateşli taşlarla yakılmasını gerekçe göstermesine rağmen eşcinselliği kazımayı başaramamıştır.

MOAB bombası da Jüstinyen’in cezası gibi

önce demiri eriten ateşler içinde bırakıyor.

İncil’e göre bu iyiliktir ve şeytan ile kirlenmiş

ruhları arındırmak için gereklidir.

Günahkarlar da İncile göre güneşe

atılacaklardır.

AKP İLE ENSAR VAKIFLARINDAKİ HOMOSEKSÜEL ÇOCUK TECAVÜZLERİNİ, KABE’DE VİYAGRA ŞEHİTLERİNİ AKLINIZDAN BİR DAHA GEÇİRİNİZ.

Luti bazı İslam ülke liderleri

İşte, günümüz Roma İmparatorluğu olan Amerika da eşcinsel sapkınlığın yaygın olduğu Müslüman ülkesine Lut peygamberin kızlarıyla evliliğinden üreyen kavmine verilen MOAV/MOAB adında bombayı indirmiştir.

İstediğiniz gibi yorumlamakta serbestsiniz.

DAİŞ diye geçen Mısır ve Vehhabi Selefilerinin terör örgütünün İngilizce adı da “ISIS” tir yani Mısır’ın dişi şeytanı Aysis yani İsis’in adını taşır. İslam öncesi Kâbed’de El Uzza, El Lat, Sabilerde Er Ruha, Yemen’de Er Ruda, Yezidi Kürtlerde Tavus olan dişi şeytan ile IŞİD/DAİŞ/DAEŞ/ISIS aynışeytanın adıdır ve topu bunların Luti ensest kavimlerdir.

Haberin İngilizcesi;

MOAB, the largest non-nuclear bomb ever used by the US military, explained

Updated by Zack Beauchamp@zackbeauchampzack@vox.com Apr 14, 2017, 10:59am EDT

The US military has just dropped a big bomb in Afghanistan.

The GBU-43/B Massive Ordnance Air Blast, also called the “mother of all bombs” or MOAB for short, is the largest non-nuclear bomb ever used by the US military on the battlefield. The 11-ton weapon was first tested in 2003 but had never been used in combat prior to Thursday — when a US MC-130 aircraft dropped one on what it claims was a network of ISIS tunnels. 36 ISIS fighters were killed, according to the Afghan government, and the US military has not found any evidence of civilian casualties.

The obvious question, following such a high-profile show of strength, is what this means. Does this mean ISIS is a bigger threat in Afghanistan than we previously thought? Is this President Trump just following through on his campaign promise to “bomb the shit out of ISIS”? Is the Trump administration trying to send a signal to countries like North Korea and Iran that it means business?

According to experts on weapons and foreign policy, it seems this was a military decision, not a political one, based on the realities on the ground in Afghanistan right now. There’s no reason to assume this was something out of the ordinary, even though the bomb was bigger than ones typically used by the US military.

For one thing, a general, not the president, appears to have made the call to use the bomb —Gen. John Nicholson, commander of US forces in Afghanistan, specifically. For another, the nature of ISIS’s presence in Afghanistan means that it actually kind of does make sense to use this bomb. Finally, Trump himself suggested it was not intended to send any kind of message.

“I don’t know if it this sends a message; it doesn’t make any difference if it does or does not,” Trump told reporters on Thursday. “This was another very, very successful mission.”

The speculation, in short, was way over the top.

“There is so little trust … in the Trump administration to make basic tactical decisions that everyone sort of assumes something crazy and weird is going on,” says Rob Farley, a professor at the University of Kentucky who studies the Air Force. “But I’d suggest not jumping to conclusions about what this particular weapon means.”

The more important questions here are the standard ones you should ask after any US airstrike. Did the strike accomplish its objectives? Are the initial reports that there were no civilian casualties correct? Were the appropriate precautions taken to minimize the risks of the strike? Was the strike proportional to the threat, and did the value of the military target justify the risk of killing innocents?

The fact that these questions remain unanswered, however, is normal at this point — they usually take a while to fully investigate, and we just heard about the bomb. But just because a larger-than-normal bomb was used here doesn’t mean there’s necessarily anything out of the ordinary.

Why the US military would use a MOAB

Why the US military would use a MOABA smoke cloud created by a MOAB. (USAF/Getty Images)

The MOAB is not only powerful but also extremely large in a physical sense. It’s so big that it can’t be delivered by a normal bomber; you need to put it in a cargo plane like the MC-130 in order to get it to a target. Cargo planes are easier to hit with anti-aircraft missiles than bombers, which means the MOAB is inherently somewhat riskier to use than smaller bombs.

The MOAB is designed to destroy a lot of targets on the surface — unlike the Massive Ordnance Penetrator (MOP), the only US conventional bomb that’s larger than the MOAB (and one that has yet to be used in combat). The MOP is designed to destroy hardened tunnels and bunkers, whereas the MOAB is designed to destroy buildings and things just below the surface, like caves.

“The blast radius goes up to a mile,” Farley explains. “That does not mean everything within a mile dies — it means that everything within a mile has a potential to be affected. Structures that are a mile off, or three-quarters of a mile off, may not be destroyed based on how strong they are.”

These two facts of the MOAB — that it’s delivered by a cargo plane and that it destroys stuff on the surface — explain why it’s not used very commonly by the US military. Since the weapon was made ready for use in 2003, the US has fought a lot of missions in densely populated urban areas and/or specifically targeting smaller enemy troop deployments.

Those aren’t optimal situations for MOAB use because of the danger of collateral damage, and the added risk created by dropping it from a cargo plane means the US military rarely has a need to use it.

“It’s a weapon that has a narrow target set,” an Air Force official told me. “It’s primarily intended for soft to medium surface targets — targets like a cave and canyon environment.”

The area hit in Afghanistan appears to be one of the few targets that fit this profile.

The bomb site was in Achin District, a heavily agricultural area near the Pakistani border. Achin is also a hub of activity for ISIS-Khorasan — the name ISIS uses for its Afghanistan branch (Khorasan is a historical name jihadists often use for Afghanistan). If the US military is right — and we don’t know that it is — then a significant group of ISIS fighters were holed up in a large network of caves and tunnels in a relatively remote part of Afghanistan. It’s the rare case where using a MOAB makes sense.

As the group suffers mounting losses, Gen. Nicholson said in a statement emailed to press, it has begun to use things like bunkers and tunnels “to thicken their defense.” “This is the right munition to reduce these obstacles and maintain the momentum of our offensive,” Nicholson said.

This means less than you think(Chip Somodevilla/Getty Images)

It’s easy to fixate on the use of such a huge bomb. But the truth of the matter is that the use of the MOAB means virtually nothing significant outside of the immediate area where the bomb was dropped. The mere use of a large bomb, in and of itself, is not strategically significant. There’s no evidence so far that the MOAB was used for any reason other than that it made sense to use it against this specific ISIS target.

It may be tempting to see this as evidence that the US is increasingly worried about ISIS’s influence in the country. But the truth appears to be closer to the opposite: ISIS’s forces have dropped by about 75 percent since their peak in late 2015, and the group has lostsignificant territory since then.

“By NATO’s own estimates, it’s something like 800 fighters countrywide, a big drop over past year,” Colin Cookman, an Afghanistan expert at the United States Institute of Peace, tweeted.

Nor does this bombing, in and of itself, augur a larger US intervention in that country.

“[It] means they are going after ISIS, otherwise nothing,” Barnett Rubin, a professor at Columbia University who studies Afghanistan, told me when I asked what he thought of the strike.

It has even less significance elsewhere. After the bomb was used, speculation turned almost immediately to the idea that President Trump was trying to intimidate American enemies.The Daily Mirror tabloid called it a “terrifying message to North Korea and other countries muscle-flexing against the US.”

But everything the US government has said so far suggests that the bomb was dropped for specific tactical reasons in Afghanistan, nothing more. Nor, experts say, does it really make sense as a way of threatening those countries.

“If you think about what a target profile might look like in either Iran or North Korea — both of those countries have air defense systems,” Farley says. “This is a weapon dropped from a C-130, which is not a stealthy aircraft and not really a combat aircraft at all. This is not a weapon you can drop on someone who has an active defense of the target — fighters or any kind of surface-to-air missile.”

Some overexcited coverage has even compared this bomb to a nuclear weapon, which nuclear experts think is completely absurd.

“Don’t be fooled by the claim circulating in some quarters that the explosive yield of the MOAB rivals that of the bomb dropped on Hiroshima,” Kingston Reif, director for disarmament and threat reduction policy at the Arms Control Association, tells me. “The reported yield of the MOAB is approximately 11 tons. The Hiroshima bomb was approximately 15 KILOtons.”

The breathless speculation and obsession over this bomb, which you’re seeing on both social media and cable news, needs to stop. This isn’t a toy or some kind of geopolitical game — it’s a weapon that just killed actual humans.

The questions we should be asking aren’t the kinds of things you would ask in a game of Risk. They are the ones we should always be asking of our military: Who was actually killed in the attack? Did they absolutely have to be killed? And was this the best way to go about doing that?

This is a bombing raid like all other US bombing raids, just with a somewhat novel device. We should focus on the deadly nature of the bombing raid itself — and not the technological wonder.

Arkeoloji-Dinler Tarihi, Güncel Siyaset, Tarih içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi

MESELA DEDİK

TAYYİP BEY NEYE OYNUYOR?
TAYYİP, AB, ABD, BM İLE SÜREKLİ ZITLAŞIYOR. DEVLETİN TÜM İTİBARINI SIFIRLADI.
İÇERİDE HİLELİ OYLARLA AYAKTA DURABİLİYOR.
REFERANDUM SONUÇLARININ HİLELİ OLDUĞU KANITLANDI. YSK, OYLAR SAYILIRKEN İLKE DEĞİŞTİRDİ, GEÇERSİZ SAYILAN MÜHÜRSÜZ OYLARI GEÇERLİ SAYDI.
ÜLKEDE GERÇEK YABANCI SAYISI BİLİNMEZKEN, BİLİNEN 5. MİLYON SURİYELİ’DEN KAÇINA OY KULLANDIRILDIĞI BELLİ DEĞİL. GEÇEN HAFTA GELEN AFGANLILARIN, YILLARDIR HER İLE DAĞITILMIŞ IŞİD’LİLERİN DURUMLARI İSE BELİRSİZ.
BUNLARA OY KULLANDIRILMAYACAĞI GARANTİSİ YOK.
HALKA POLİS, SADAT, AKP ÇETELERİ VE TROLLARI İLE KORKU VERİYOR, ÖLÜM DAHİL HER ŞEYLE TEHDİT EDİYOR.
HALKI 36 ETNİK GRUBA BÖLELİ 14 YIL OLUYOR.
DEVLETİN KIRMIZI ÇİZGİLERİ YEŞİL HAT OLDU.
IRAKTA BİR KÜRDİSTAN, SURİYE SINIRINDA BİR SÜRYANİSTAN, SURİYE DE HATAYA KADAR KÜRDİSTAN KURDURDU.
OSMANLININ VE TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN AMANSIZ DÜŞMANI BARZAN AİLESİ VE ONUN MÜTTEFİKLERİ OLAN NASTURİ, YEZİDİ KÜRTLERİN TANINMAMIŞ DEVLET BAYRAKLARINI İSTANBUL, ANKARA BEŞTEPE SARAYINA ÇEKTİRDİ, BARZANİYE DEVLET BAŞKANI PROTOKOLÜ UYGULADI.
SIFIR SORUN DEDİ SIFIR KOMŞU KALDI.
SURİYE’DEN 5 MİLYON GÖÇMENİ AB DÜMENİYLE DEVLETİN İÇİNE DOLDURUP VATANDAŞ YAPTI, REFERANDUMDA OY KULLANDIRDI. VERGİDEN MUAF TUTTU. DİPLOMA SORMADAN TIP, SİYASAL GİBİ FAKÜLTELERE SINAVSIZ SURİYELİ DOLDURDU. KENDİ ÇOCUKLARIMIZ SINAVA GEÇ KALDIKLARI İÇİN ALINMADILAR İNTİHAR EDENLER OLDU.
BUNLAR YETMEDİ AFGANİSTAN DAN DA ÜÇ MİLYON GENÇ ERKEK EL KAİDE MİLİTANI DOLDURULDU.
 
REFERANDUMDA ALENEN SEÇİM YASASININ IRZINA GEÇİLDİ. SEÇİM SONUÇLARI AÇIKLANMADAN BALKON KONUŞMASI YAPTI.
ERTESİ GÜN YENİ REJİME GEÇTİĞİMİZİ DUYURDU.
AGİT, ABD REFERANDUM SONUÇLARININ HUKUKİ OLMADIKLARI KONUSUNDA HEMFİKİRLER.
PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?
 
İLK ÖNCE HAYIR OYLARI VEREN KESİM İSTER DİRENİŞE GEÇSİN İSTER GEÇMESİN, RTE VE SİLAHLI AFGAN, IŞİD İLE SURİYE’DEKİ 60 KADAR TERÖR ÖRGÜTÜ ÜLKEYE DOLDURULARAK, 1805-1812 DE VEHHABİLERİN ARABİSTAN’DA KENDİLERİNDEN OLMAYAN MÜSLÜMANLARA UYGULADIKLARI SOYKIRIMA BAŞLAYACAK.
ORDU BÖLÜNECEK, MUHALİF KESİM SADAT VE DOLDURULAN TERÖR ÖRGÜTLERİYLE TASFİYE EDİLECEK.
POLİS BAŞTA MUHALİFLERİN KATLEDİLMELERİNDE GÖREV ALACAK.
AVRUPA BİRLİĞİ VE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER DEMOKRASİ GETİRMEK İÇİN MÜDAHALE EDECEKLER, OLAYA HAKİM OLACAKLAR.
SONUNDA BİZE ” DEMOKRASİ GETİRDİK” DİYE IRAK MİSALİ BİR ÜLKEYİ TAYİN ETTİKLERİ VALİYE BIRAKIP 100 YILLIK KÖLELİK ANLAŞMASI İLE ÇIKARLARINI GÜVENCEYE ALACAKLAR.
BU MİLLETE BU BENCE AZ BİLE.
DAHA FAZLASI OLURSA SAKIN “NE İŞLEDİK DE BU OLDU” DİYE SORAN OLMASIN.
BU REFERANDUMDA EVET OYLARINDA PAYI OLAN BÜTÜN SERMAYE, BÜROKRAT, BASIN, YAYIN, EĞİTİM KESİMLERİNDEN MAKARNACI, POŞETÇİ TAYYİP, PONTUS, KÜRDİSTAN, ERMENİSTAN MANYAKLARININ YAŞADIĞI BU ÜLKEYE BUNLAR AZ BİLE.
KIZMAYIN CANIM.
MESELA DEDİK.
Güncel Siyaset içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi

FACEBOOK REFERANDUM PAYLAŞIMLARI

17 Nisan 2017 günü facebook paylaşımlarımdan;

İSTANBULU BİLMEYEN KÖPRÜ TÜNEL MANYAKLARINA..
1984’DEN BERİ İSTANBULDAYIM. AKPNİN YAPTIĞI RAYLI METROYA BİNMEDİM, ÜÇÜNCÜ KÖPRÜYÜ, BOĞAZ TÜNELİNİ GÖRMEDİM. BOĞAZ TÜNELİ GEÇİŞ 15TL,DÖNÜŞTE DE TEKRAR AYNI ÜCRET. BU YÜZDEN DEMİRELİN KÖPRÜSÜ DAHA EKONOMİK. ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ YOLU 140 KİLOMETRE UZATIYOR, VAKTİ OLAN, BURAKIN TANKERLERİNDEN BEDAVA DEPO FULLEYENLERE 3.KÖPRÜ UYGUN OLABİLİR. O TARAFTA YERLEŞİM DE YOK ZATEN. MERAKLI SALAKLAR BUYURSUN GEÇSİN.
OSMAN GAZİ KÖPRÜSÜNE YÜKSEK ÜCRETİ YÜZÜNDEN SULANAMADIM BİLE. KÖPRÜDEN GEÇİŞ 96 TL DİYORLAR. KARADAN DOLANAN MAZOTLU OTOMOBİL 25TL YAKIYOR.
AYRICA, YOL, TÜNEL, KÖPRÜ GİBİ AMME HİZMETLERİ HALKA ÜCRETSİZ OLUR. BİZDE DELİ DUMRUL KÖPRÜSÜ. GEÇENDEN GİDİŞ DÖNÜŞ, GEÇMEYENDEN İKİSİ ARTI KDV, ÖTV’Sİ ALINIYOR.
EFENDİM, AVRUPA’DA DA OTOYOL, BAZI KÖPRÜ, TÜNELLER ÜCRETLİYMİŞ.
AVRUPA KALİTESİNDE KAÇ OTOYOLUMUZ VAR? 350-400KM SÜRAT YAPILACAK KAÇ OTOYOL VAR. BÜTÜN YOLLAR ÇÖKMÜŞ, YAMALI BOHÇA GİBİ. AYRICA AVRUPALININ İŞSİZLİK MAAŞI BİZİM ASGARİ ÜCRETİ KATLIYOR, ÇALIŞAN MEMUR İŞÇİMİZDEN FAZLADIR. AVRUPA PETROL ÜRÜNÜ YAKITLARI BİZİM YARI FİYATIMIZA KULLANIYOR.
YAPILMASI GEREKEN ŞUDUR:
OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ 25TL,
BOĞAZ KÖPRÜLERİ VE TÜNELİ 3TL. HEPSİ OGS VE HGS
BAK NASIL PARA KAZANIYORSUNUZ…
BOĞAZ IN HEM ALTINDAN HEM ÜSTÜNDEN GEÇİP HİZMETE NANKÖRLÜK EDİYORSUNUZ DİYEN, KENDİSİ ANADOLUNUN KÖYÜNDEN ÇIKMAMIŞ, YA DA BİLEREK SÖYLEYEN PARTİCİ SALAKLARA DUYURUMDUR.

 

 

HERKESE İYİ GÜNLER.
AKPYSK ile onları destekleyenler hileci tanrının çocukları olduklarını kanıtladılar. Milletin iradesine hileyle ipotek koydular. Demokrasi, özgürlük mücadelesi elbet sürecek. Kültürel mücadele yerini kültürel ve eylem mücadelesine bırakacaktır.
Ancak, gençlerin kırdırıldığı bir iç savaşa karşıyım doğrudan sorumlulardan hesap sorulmalıdır. Öncelik bu olmalıdır. Gençlerimiz, mikletimizin tomurcuk çiçekleridir, geleceğidir. Tomurcukları yolunan çiçe kurur, gençlerini kaybeden millet ölür.
Her türlü saltanat oluşumuna büyük mitingler ile tepki verilmeli, mitingçiler de silahlı militanlarca dışarıdan korunmalıdır. Atatürk’ğn Bursa nutku yürürlüğe sokulmalıdır. Ya da Akp çetesi parlamenter rejimi sürdürmelidir. Halkın yarısından fazlasının karşı olduğu rejim hevesi terk edilmelidir. Israr ederse olayların sorumlusu olacaklardır. Halka direniş hakkı doğmuştur.
Takdir sizindir.

 

CHPNİN ANAYASAL GÖREVİ.
%2,5-3,5 mühürsüz oyun pompalandığı itirafları var. Ysk itiraf etmiştir. Chp hemen anayasa mahkemesine başvuru yapmalıdır.
MHP’nin Amerika’nın istepne yama partisi olduğu tartışılmıyor artık. Hdp bile ondan vatansever çıktı.

 

RTE’Yİ MECLİSE SOKAN SİİRT, KÜRTÇÜLÜĞÜN MERKEZİ ŞIRNAK #HAYIR DEDİ. KASTAMONU’DAN RİZE’YE HER YER PONTUS, BİZANS ÇIKTI.

 

 

HUDUT BOYLARI VATANA SAHİP ÇIKTI…
#HAYIR DİYEN, ARTVİN”DEN SİİRT’E, ORADAN MUĞLA’YA, ÇANAKKALE, BALIKESİR’DEN TRAKYA VE İSTANBUL İLE SON BULMUŞ, KARADENİZDEN ZONGULDAK İNCİ OLARAK BELİRMİŞTİR. KISACA HEP HUDUT BOYLARI BÜYÜYÜ FARK EDİP #HAYIR DEMİŞTİR.
ESKİ BAŞKENTLER BURSA, KONYA ÇUVALLAMIŞTIR.
ÜLKEMİZİN EN UYANIK İLLERİNİN HUDUT İLLERİ OLMASI DİKKAT ÇEKİCİDİR.
İÇ KESİMLER OSMANLI VE KURTULUŞ SAVAŞINDA DA BÖYLEYDİ.
ANKARA, TUNCELİ , EŞKİŞEHİR GİBİ İÇ BÖLGE İLLERİMİZE DE TEŞEKKÜRLER DİYORUM.
AMA, BALKON KONUŞMASI ŞAİBEYİ KALDIRMAMIŞTIR. İTİRAZLAR, MÜCADELE SÜRECEKTİR.

 

EMRE KONGAR:
-BENİM GİBİ BAZI SAFLAR, SİZİN BAĞIMSIZ YARGI HAKKINIZI YILLARDIR SAVUNDULAR. AMA BU GÖREVİNİZİ DEVLETİN, MİLLETİN KADER ANINDA DATIN DİYE BUNI YAPMADIK.
MERDAN YANARDAĞ:
1,5 MİLYON SAHTE OY VARDIR, 2,5 MİLYON OYA İTİRAZ VARDIR. SAYIM TAMAMLANMADAN BALKONDAN YAPILAN ZAFER DEĞİL HEZİMET KONUŞMASIDIR. DEVLETİ İŞGAL EDİYORSUNUZ.

 

ARTIK DEMOKRATİK ÜLKE DEĞİLİZ…
KASIM VE NİSAN SANDIK SONUÇLARINDA MÜDAHALE OLDUĞU AÇIKTIR.
MÜDAHALENİN, DONALD TRUMP ‘IN SURİYE, KUZEY KORE ÇIKIŞLARININ ENDİŞESİNİ OKUYORUM.
BU ARADA DA OLAN DEVLETE MİLLETE OLUYOR.
AMERİKA İSTİYOR DİYE REJİM DE GİTTİ ELDEN. AMA HALKIN DEĞİL, DERİNLERİN RIZASIYLA.

 

AKPLİLER %49’A SEVİNMESİN AĞIT YAKSINLAR. BU, HALKTAN GELEN MEYDAN OKUMADIR, HÜKÜMETÇE BAŞARISIZLIKTIR. 15 YIL TEK PARTİ, TEK ADAM, İŞ, GÜÇ, SİLAHLA, KAOS, TERÖRLE TEHDİDE RAĞMEN %51 KESİN OLMAYAN #EVET, REZİLLİKTİR.
DÜNYA MİLLETLERİ BUNA GÖTLERİYLE GÜLERLER.
DÜNYA LİDERİ, ÜLKESİNDEKİ DİKTATÖRDEN BAŞKA ŞEY DEĞİLDİR DEMEKTİR.

 

%49 #HAYIR Ne Demek? #HAYIR oyları yürekten, ötekileri kürekten. Ya nimetinden ya da sapından korkuya evet onlar 15 yıldır tek adam tek parti sürekli tehdit sonuç %49 #Hayır bu meydan okumadır. Kavgaya bindiğinde #hayır %70 olur

 

 

KİMSE UMUTSUZLUĞA KAPILMASIN. BU OY ORANIYLA AKP VE REİSİNİN İSTİFA ETMESİ GEREKİR. 15 YIL TEK PARTİ, TEK ADAM YÖNET, OHAL’DE REFERANDUM YAP, HALKI İŞİ, HAYATI, SİLAHLA TEHDİT ET, AYRILIKÇI KÜRTLERDEN BİLE OY ALMA, BÜYÜK ŞEHİRLERİ KAYBET, SONUÇ KESİN OLMAMAKLA %49 HAYIR İSE ADAMI 196 DEVLET ARASINDA KİMSE ŞEYİNE SALLAMAZ.
BÜYÜK ŞEHİRLERİ KAYBEDEN İKTİDAR OLAMAZ.
REJİM DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN %75-80 OY GEREKİR.

 

Tek hain bölge Doğu Karadeniz Bölgesiymiş.
Van, Diyarbakırdan Mardin’e, Adana’dan Muğla, ordan İzmir, Çanakkale, Balıkesir, Trakyaya, oradan İstanbul Zonguldak’a #hayır çıkıyor. Ama, Sinop’tan Rize’ye evet çıkıyor. Vatan haini denilen Tunceli en yüksek #HAYIR
veriyor.
Bu durumda vatan haini Doğu Karadeniz çıkıyor.

 

DOĞU ANADOLU, DEMOKRASİ BİLİNCİNDE İÇ ANADOLU, KARADENİZİ KATLADI.
URFA, KİLİS, ADIYAMAN, K. MARAŞ GİBİ, AMERİKAN KİLİSELERİNDEN GELEN KİLİSE BAĞIŞLARI ADINA 19. YÜZYILDA PROTESTAN OLAN, MENDERES DÖNEMİNDE MÜSLÜMAN, AKP İLE ÖNCE FETOCU SONRA MENZİLCİ KRİPTO ERMENİ İLLER İSE YÜZ KARASI OLMAYA DEVAM ETTİLER.

 

HALKIN İRADESİ YOK SAYILMIŞTIR…
REFERANDUM HİLENİN DANİSKASINI YAŞATTI.
Beş milyona yakın Süriyeli, üç milyon Afgan militanı etti sekiz milyon. Tespit edilen, bir buçuk milyon mühürsüz, iki buçuk milyon şaibeli oy etti 12.000.000 oy.
Aşağıdaki mesajda 22.000.000 mühürsüz önceden hazırlanmış oy topla 34.000.000 sahte oy
Bunca hileye rağmen sonuç %49’a %51.
AKP ve destekçileri olan işbirlikçi örgütkenme suç işlemiştir, suçludur. Takdir milletindir.

 

1915-1923’DE PONTUS, ERMENİSTAN, SÜRYANİSTAN KURAMADIKLARI İÇİN TRAVMA YAŞAYANLAR, MÜSLÜMAN GÖRÜNÜP HALKI ALDATARAK VE SAYISIZ SEÇİM HİLELERİYLE ZAFER İLAN ETTİLER.

 

REFERANDUMUN TEK GERÇEĞİ, HER DİN, DİL, IRKTAN ÖZGÜRLÜĞÜNE, BASTIĞI TOĞRAĞA SAHİP ÇIKAN VATANSEVERLER TEK ÜLKÜDE BİRLEŞTİLER. BU MİLLET YIKILMAZ. AKP VE YAVŞAKLARI YIKILIR, YIKILACAKLARDIR VEYA UTANACAKLARDIR VE UYANACAKLARDIR.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

 

Güncel Siyaset içinde yayınlandı

SON ŞANSA BİR GÜN KALA TEŞEKKÜR…

SON ŞANSA BİR GÜN KALA TEŞEKKÜR…

2002 03 KASIM’INDAN İTİBAREN ÜLKEMİZE DİKİLMİŞ DELİ GÖMLEĞİNİ, TAYİN ETTİKLERİ HÜKÜMET İLE MİLLETİMİZE GİYDİRMEYE ÇALIŞAN SÖMÜRGECİ İŞGALİNE BAŞLATTIĞIMIZ KÜLTÜREL DİRENİŞ SAVAŞI 16 NİSAN 2017 PAZAR GÜNÜ, HALK OYUYLA KARARA BAĞLANACAKTIR.
HALKIMIZ İLKEL FEODAL REJİM İLE ÇAĞDAŞ DEMOKRASİ ARASINDA SEÇİM YAPACAKTIR.
14, YILDIR SÜRDÜRDÜĞÜMÜZ ÖZGÜRLÜK SAVAŞI PAZAR GÜNÜ YAPILACAK OYLAMA İLE SONUÇLANACAKTIR.
VEHHABİ GELENEĞİ HÜKÜMETÇE UYGULANIRSA BELKİ YENİ BİR SAVAŞIN DA BAŞLANGICI OLACAKTIR.
BU GÜNE KADAR ATATÜRK CUMHURİYETİNİ, KAZANIMLARINI, IRK, DİN, DİL AYIRMADAN, KANAL KANAL, YAZILI BASINDA SATIR SATIR, ÜLKE GENELİNDE, İL İL, KÖY KÖY GEZEN BÜTÜN VATANSEVERLERE ŞAHSIM ADINA MİNNET DUYUYORUM VE YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
HER DİL, DİN, ETNİK KÖKENDEN TÜM HALKIMIZIN BİRLEŞTİĞİ TÜRK VATANDAŞLIĞINI BENİMSEMİŞ, BU DAVAYI YÜRÜTEN HER İNSANIMIZA SONSUZ TEŞEKKÜR EDİYORUM.
BU YOLDA VERDİĞİM ŞEHİDİM DE BENİM FATURAMDIR.
Gülen cemaatinin ablalarının kumpaslarıyla
ölümüne engel olamadığım kızımı
biraz da yazılarıma fazla kafa yorduğum
için engel olamadım.
En son babalar duyar misali oldu bazı şeyler.
Ölümünden sonra tüm arkadaşlarının F.Gülen
cemaati üyeleri olduklarını öğrenebildim.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

Güncel Siyaset içinde yayınlandı

HİPNOZ, ZİHİN KONTROLÜ, TEVRATTA VE GÜNÜMÜZDE ZİHİN KONTROLÜ

HİPNOZ…

İlle de Amerikan çizgi romanlarında olduğu gibi “gözlerime bak artık kölemsin” şeklinde yapılmıyor.

Yanınızda oturup sizi yüceltiyor, onaylıyor ana fikirleri değişen o değil siz oluyorsunuz.

Tevrat Danyal peygamber kitabında Babilde esir olarak büyüyen Danyal ve iki Yahudi genci, Babil kralına rüya gördürmeyi ve onu kendilerine müraccat edecek hale getirirler. Gerisi kolaydır.

Ülkenin en güçlü insanı olurlar. Babil büyücüleri de boş değildir onlar da devreye girince peygamberlerin sıkıntıları başlar. Tarih boyunca krallara rüyalar gösterip, açıklayan, baş ağrıları yaratıp lir çalarak tedavi eden büyücülere Davut peygamber de dahildir.

Davut peygamber karakteri büyük ihtimal ile Büyük İskender zamanında Yunan hileci tanrısı Hermes karakterine benzetilmiş olmalıdır. Hermes de daha doğar doğmaz kundağından çıkıp ağabeyi Apollon’un öküzlerini çalıp bir mağaraya saklar. Mağarada bulduğu bir dev kağlumbağayı öldürüp kabuğundan Lir, bağırsaklarından da tel yapar.

Ağabeyinin şikayeti üzerine olay Zeus’a iletilir ve yargılanmak için kundakta uyuyan Hileci tanrı Hermes Zeus’un huzuruna annesinin şakın bakışları arasında çıkartılır.

Hermes yaptığı liri çalarak Zeus ve tanrıları büyüler ve peygamber olur. Tanrılar meclisinin kararlarını insanlara, insanların işlerini de tanrılara götürür. Ağabeyi Apollon öküz ve ineklerine karşılık Liri ister ve müziğin tanrısı olur. Hermes, sınır boylarında gezerek Yunanlı tüccarlara tercümanlık yapar pasif eşcinsel ilişkilere girer. Tercümanlığın ilkelerini de belirleyen odur.

Şimdi Lir çalarak tedavi yapan, kral Saul ve oğlu ile pasif eşcinsel ilişkiler yaşayan, Aramiler ile Filistinlilerin sınırlarında gezen savaşçı, müzisyen, Hermes Karakterinden uyarlanma Davut peygamberin Saul’a Lir ile şifa vermesini okuyalım.

Tevrat;

Samuel 16;14….23.

Davut Saul’a Lir Çalıyor

1.Sa.16: 14 Bu sıralarda RAB’bin Ruhu Saul’dan ayrılmıştı. RAB’bingönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.

1.Sa.16: 15 Hizmetkârları Saul’a, “Bak, Tanrı’nın gönderdiği kötü birruh sana sıkıntı çektiriyor” dediler,

1.Sa.16: 16 “Efendimiz, biz hizmetkârlarına buyruk ver, iyi lir çalan birini bulalım. Öyle ki, Tanrı’nın gönderdiği kötü ruh üzerine gelince, o lir çalar, sen de rahatlarsın.”

1.Sa.16: 17 Saul hizmetkârlarına, “İyi lir çalan birini bulup bana getirin” diye buyurdu.

1.Sa.16: 18 Hizmetkârlardan biri, “Beytlehemli İşay’ın oğullarındanbirini gördüm” dedi, “İyi lir çalar. Üstelik yürekli, güçlü birsavaşçıdır; akıllıca konuşur, yakışıklıdır. RAB de onunladır.”

1.Sa.16: 19 Bunun üzerine Saul İşay’a ulaklar göndererek, “Sürüyü güdenoğlun Davut’u bana gönder” dedi.

1.Sa.16: 20 İşay ekmek yüklü bir eşek, bir tulum şarap, bir de oğlak alıp oğlu Davut’la birlikte Saul’a gönderdi.

1.Sa.16: 21 Davut Saul’un yanına varıp onun hizmetine girdi. Saul Davut’u çok sevdi ve ona silahlarını taşıma görevini verdi.

1.Sa.16: 22 Saul İşay’a şu haberi gönderdi: “İzin ver de Davut hizmetimde kalsın; ondan hoşnudum.”

1.Sa.16: 23 O günden sonra, Tanrı’nın gönderdiği kötü ruh ne zaman Saul’un üzerine gelse, Davut liri alıp çalar, Saul rahatlayıp kendine gelirdi. Kötü ruh da ondan uzaklaşırdı.””

Bir çeşit hipnoz yoluyla krala verilen baş ağrısı onu anında sağlıksız ve muhtaç olmasını sağlıyor, Lir çalan bir eşcinsel saray kölesi gelip onu honut ediyor ve kurtuluyor. Böylece hipnoz yemiş kral köleye dönüşüyor.

Şimdi Danyal Peygamberin kölelikten Nebukadnezar’ın danışmanlığına sıçramasında “RÜYA GÖRDÜRME TEKNİĞİ” nasıl kullanılmış okuyalım;

DANİEL (Danyal)

Daniel Babil’de Eğitiliyor

BÖLÜM 1

Dan.1: 1 Yahuda Kralı Yehoyakim’in krallığının üçüncü yılında Babil Kralı Nebukadnessar Yeruşalim’in üzerine yürüyüp kenti kuşattı.

Dan.1: 2 Rab, Yahuda Kralı Yehoyakim’i ve Tanrı’nın Tapınağı’ndaki bazı eşyaları Nebukadnessar’ın eline teslim etti. Nebukadnessar bunları Şinar*fa* ülkesine götürüp kendi ilahının tapınağının hazinesine yerleştirdi.D Not 1:2 “Şinar”, yani “Babil”.

Dan.1: 3-4 Kral İsrailliler arasından kral soyundan gelme ya da soylu bazı gençlerin seçilip saraya getirilmesi için saray görevlilerinin yöneticisi Aşpenaz’a buyruk verdi. Bu gençler kusursuz, yakışıklı, her konuda bilge, bilgili, öğrenmeyeyetenekli, sarayda görev almaya uygun nitelikte kişiler olmalıydı. Aşpenaz onlara Kildaniler’in* dilini ve yazısını öğretecekti.

Dan.1: 5 Kral bu gençler için kendi sofrasından gündelik yiyecek ve şarap ayırdı. Üç yıl eğitildikten sonra gençler kralın önüne çıkarılacaklardı.

Dan.1: 6 Seçilen gençler arasında Yahudalılar’dan Daniel, Hananya, Mişael ve Azarya da vardı.

Dan.1: 7 Saray görevlilerinin yöneticisi onlara yeni adlar koydu. Daniel’e Belteşassar, Hananya’ya Şadrak, Mişael’e Meşak, Azarya’ya Abed-Nego adını verdi.

Dan.1: 8 Daniel dinsel açıdan kendini kirletmemek için kralın onlaraayırdığı yemeklerden yemeyi de şaraptan içmeyi de istemedi. Bu yoldan kendini kirletmemek için saray görevlilerinin yöneticisine ricada bulundu.

Dan.1: 9 Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniel’e sevgiyle,sevecenlikle davranmasını sağladı.

Dan.1: 10 Adam Daniel’e, “Yiyecek içecek payınızı ayıran efendimiz kraldan korkarım” dedi, “Eğer yüzünüzü yaşıtınız olan öbür gençlerin yüzünden daha solgun görürse, başımı tehlikeye sokmuş olursunuz.”

Dan.1: 11-12 Daniel, saray görevlileri yöneticisinin Hananya, Mişael,Azarya ve kendisinin başına koyduğu gözeticiye gidip, “Lütfenkullarınıza on gün olanak tanıyın” dedi, “Bu on gün içinde bizeyemek için sebze, içmek için de su verilsin.

Dan.1: 13 Sonra yüzlerimizi kralın yemeklerini yiyen öbür gençlerinyüzleriyle kıyaslayın ve kullarınıza gördüğünüze göre davranın.”

Dan.1: 14 Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.

Dan.1: 15 On gün sonra dört genç kralın yemeklerini yiyen öbür gençlerin hepsinden daha sağlıklı, daha iyi beslenmiş görünüyordu.

Dan.1: 16 Böylece gözetici o günden sonra kralın gençler içinayırdığı yemekle şarabı kaldırdı ve onlara sebze vermeyi sürdürdü.

Dan.1: 17 Tanrı bu dört gence her konuda bilgi, beceri, bilgelikverdi. Daniel her çeşit görümü ve düşü yorumlayabiliyordu.

Dan.1: 18 Kralın belirlediği süre tamamlanınca, saray görevlileriyöneticisi gençleri Nebukadnessar’a götürdü.

Dan.1: 19 Kral onlarla görüştü; içlerinde Daniel, Hananya, Mişael,Azarya gibisi yoktu. Bu yüzden kralın hizmetine onlar atandı.

Dan.1: 20 Kral bilgelik ve anlayışla ilgili konularda onları sınadıve dört genci ülkesindeki bütün sihirbazlardan, falcılardan on kat üstün buldu.

Dan.1: 21 Kral Koreş’in krallığının birinci yılına dek Daniel sarayda kaldı.

Nebukadnessar’ın Gördüğü Düş

BÖLÜM 2

Dan.2: 1 Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhuüzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.

Dan.2: 2 Düşünün ne olduğunu söylesinler diye sihirbazları, falcıları, büyücüleri, yıldızbilimcileri çağırttı. Hepsi gelip kralın önünde durdular.

Dan.2: 3 Kral, “Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlamageldiğini öğrenmek istiyorum” dedi.

Dan.2: 4 Yıldızbilimciler Aramice*fb*, “Ey kral, sen çok yaşa!”dediler, “Düşünü bu kullarına anlat ki, ne anlama geldiğini söyleyelim.”D Not 2:4 2:4-7:28 ayetleri Babil’de o dönemin resmi dili Aramice yazılmıştır.

Dan.2: 5 Kral, “Gördüğüm düşü ve ne anlama geldiğini banaaçıklamazsanız, kararım kesin, paramparça edileceksiniz” diyekarşılık verdi, “Evleriniz de çöplüğe çevrilecek.

Dan.2: 6 Ama düşü ve ne anlama geldiğini açıklayabilirseniz, sizibüyük armağanlarla ödüllendirip onurlandıracağım. Onun için banadüşü ve ne anlama geldiğini açıklayın.”

Dan.2: 7 Onlar yine, “Ey kral, düşü bu kullarına anlat ki, ne anlamageldiğini söyleyelim” dediler.

Dan.2: 8 Bunun üzerine kral, “Kararımın kesin olduğunu bildiğiniziçin zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum” dedi,

Dan.2: 9 “Ama düşün ne olduğunu bana açıklamazsanız, sizin için tek ceza vardır. Durumun değişeceğini umarak bana yalan yanlış şeyler söylemek için aranızda anlaşmışsınız. Şimdi bana düşün ne olduğunu söyleyin ki, ne anlama geldiğini açıklayabileceğinizi anlayayım.”

Dan.2: 10 Yıldızbilimciler, “Yeryüzünde senin bu isteğini yerinegetirecek tek kişi yoktur” diye yanıtladılar, “Kaldı ki, büyük,güçlü hiçbir kral bir sihirbazdan, falcıdan ya dayıldızbilimciden böyle bir şey istememiştir.

Dan.2: 11 Kralın isteğini yerine getirmek güçtür. İnsanlar arasındayaşamayan ilahlardan başka krala bunu açıklayabilecek kimse yoktur.”

Dan.2: 12 Buna çok öfkelenen kral, Babil’deki bütün bilgelerin öldürülmesini buyurdu.

Dan.2: 13 Böylece hepsinin öldürülmesi için buyruk çıktı. Daniel’learkadaşlarının öldürülmesi için de adamlar gönderildi.

Dan.2: 14 Daniel Babil’in bilgelerini öldürmeye giden kralın muhafızbirliği komutanı Aryok’la bilgece, akıllıca konuştu.

Dan.2: 15 Aryok’a, “Kralın buyruğu neden bu denli sert?” diye sordu.Aryok durumu Daniel’e anlattı.

Dan.2: 16 Bunun üzerine Daniel krala gidip düşünün ne anlamageldiğini söyleyebilmesi için zaman istedi.

Dan.2: 17 Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananya’ya,Mişael’e, Azarya’ya anlattı.

Dan.2: 18 Göklerin Tanrısı’na yakarmalarını istedi; öyle ki, Tanrıonlara lütfedip bu gizi açıklasın ve kendisiyle arkadaşlarıBabil’in öbür bilgeleriyle birlikte öldürülmesinler.

Dan.2: 19 Gece giz bir görümde Daniel’e açıklandı. Bunun üzerineDaniel Göklerin Tanrısı’nı övdü.

Dan.2: 20 Şöyle dedi:”Tanrı’nın adına öncesizlikten sonsuzluğa dek övgüler olsun!Bilgelik ve güç O’na özgüdür.

Dan.2: 21 O’dur zamanları ve mevsimleri değiştiren.Kralları tahttan indirir, tahta çıkarır.Bilgelere bilgelik,Anlayışlılara bilgi verir.

Dan.2: 22 Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır,Karanlıkta neler olduğunu bilir,Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.

Dan.2: 23 Ey atalarımın Tanrısı,Sana şükreder, seni överim.Sen ki, bana bilgelik ve güç verdin,Senden istediklerimizi bana bildirdinVe kralın düşünü bize açıkladın.”

Daniel Düşü Yorumluyor

Dan.2: 24 Daniel, kralın Babil’in bilgelerini öldürmeye atadığıAryok’a giderek, “Babil’in bilgelerini yok etme” dedi, “Benikrala götür, düşünün ne anlama geldiğini açıklayacağım.”

Dan.2: 25 Aryok onu hemen krala götürdü ve, “Sürgündeki Yahudalılararasında kralın düşünü yorumlayabilecek birini buldum” dedi.

Dan.2: 26 Kral, öbür adı Belteşassar olan Daniel’e, “Gördüğüm düşüve ne anlama geldiğini bana söyleyebilir misin?” diye sordu.

Dan.2: 27 Daniel şöyle yanıtladı: “Kralın açıklanmasını istediği gizine bir bilge, ne falcı, ne de sihirbaz açıklayabilir.

Dan.2: 28 Ama gökte gizleri açıklayan bir Tanrı var. Gelecekte nelerolacağını Kral Nebukadnessar’a O bildirmiştir. Yatağında yatarkengördüğün düş ve görümler şunlardır:

Dan.2: 29 “Sen, ey kral, yatarken gelecekle ilgili düşünceleredaldın, gizleri açan da neler olacağını sana bildirdi.

Dan.2: 30 Bana gelince, ey kral, öbür insanlardan daha bilge olduğumiçin değil, düşünün ne anlama geldiğini bilesin, aklındangeçenleri anlayasın diye bu giz bana açıklandı.

Dan.2: 31 “Ey kral, düşünde önünde duran büyük bir heykel gördün. Çokbüyük ve olağanüstü parlaktı, görünüşü ürkütücüydü.

Dan.2: 32 Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıylakalçaları tunçtan*,

Dan.2: 33 bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, birkesimi kildendi.

Dan.2: 34 Sen bakıyordun ki, bir taş insan eli değmeden kesilipheykelin demirden, kilden ayaklarına çarparak onları paramparça etti.

Dan.2: 35 Demir, kil, tunç, gümüş, altın aynı anda parçalandı; yazınharman yerindeki saman çöpleri gibi oldular. Derken bir rüzgarçıktı, hiç iz bırakmadan hepsini alıp götürdü. Heykele çarpantaşsa büyük bir dağ oldu, bütün dünyayı doldurdu.

Dan.2: 36 “Gördüğün düş buydu. Şimdi de ne anlama geldiğini sanaaçıklayalım.

Dan.2: 37 Sen, ey kral, kralların kralısın. Göklerin Tanrısı sanaegemenlik, güç, kudret, yücelik verdi.

Dan.2: 38 İnsanoğullarını, yabanıl hayvanları, gökte uçan kuşlarısenin eline teslim etti. Seni hepsine egemen kıldı. Altından baş sensin.

Dan.2: 39 Senden sonra senden daha aşağı durumda başka bir krallık çıkacak. Sonra bütün dünyada egemenlik sürecek tunçtan üçüncü bir krallık çıkacak.

Dan.2: 40 Dördüncü krallık demir gibi güçlü olacak. Çünkü demir herşeyi kırıp ezer. Demir gibi tümünü kırıp parçalayacak.

Dan.2: 41 Ayaklarla parmakların bir kesiminin çömlekçi kilinden, bir kesiminin demirden olduğunu gördün; yani bölünmüş bir krallık olacak bu. Öyleyken onda demirin gücü de bulunacak, çünkü demiri kille karışık gördün.

Dan.2: 42 Ayak parmaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildenolduğu gibi, krallığın da bir bölümü güçlü, bir bölümü zayıf olacak.

Dan.2: 43 Demirin kille karışık olduğunu gördüğüne göre halklarevlilik bağıyla birbirleriyle karışacaklar, ama demirin killekarışmadığı gibi onlar da birbirine bağlı kalmayacaklar.

Dan.2: 44 “Bu krallar döneminde Göklerin Tanrısı hiç yıkılmayacak,başka halkın eline geçmeyecek bir krallık kuracak. Bu krallıkönceki krallıkları ezip yok edecek, kendisiyse sonsuza dek sürecek.

Dan.2: 45 İnsan eli değmeden dağdan kesilip gelen taşın demiri, tuncu, kili, gümüşü, altını parçaladığını gördün. Ulu Tanrı bundan sonra neler olacağını krala açıklamıştır. Düş gerçek, yorumu da güvenilirdir.”

Dan.2: 46 Bunun üzerine Kral Nebukadnessar Daniel’in önünde yüzüstüyere kapandı. Ona bir sunu ve buhur sunulmasını buyurdu.

Dan.2: 47 Daniel’e, “Madem bu gizi açıklayabildin, Tanrın gerçektentanrıların Tanrısı, kralların Efendisi” dedi, “Gizleri açan O’dur.”

Dan.2: 48 Sonra Daniel’i yüksek bir göreve getirdi; ona birçok değerli armağan verdi. Onu Babil İli’ne vali atadı, Babil’in bütün bilgelerinin başkanı yaptı.

Dan.2: 49 Daniel’in isteği üzerine Şadrak’ı, Meşak’ı, Abed-Nego’yuda Babil İli’nde yüksek görevlere atadı. Daniel ise sarayda kaldı.””

Kaldeliler, Babiller/Aramiler, Yahudiler ve Hintliler yeryüzünde büyü, illüzyon, telepati, telekinezi gibi konularda her zaman bir numaradırlar ve tarih boyunca bu huyları yüzünden sürülmüşlerdir.

Bizim Keloğlan masallarında da büyülenmiş padişah Hulusi Kentmen’i Şeytane sultan ile veziri Kayhan Yıldızoğlu’nun etkisinden kurtaran Rüştü Asyalı filmi hala tvlerde gösterilmektedir.

Bilinen insanlık tarihinde bütün devletlerin dini rejimlerle yönetilmeleri ve bu kültürlerde de ruhaniliğin yaygın olması yüzünden büyü, illüzyon, sihir, simya, telepati, hipnoz da din bezirganları olan ruhbanların tapınaklarda öğrendikleri temel bilgilerdi. İbni İshak, Siretül Resülulullah kitabnda Necd veya Necran bölgesinde Muhammet peygamberden 150 yıl kadar önce sihirbazlık okulları olduğunu yazmaktadır. Bu bilgilerde dinlerin büyü, sihir, telepati gibi veya illüzyonlar kullanan rahiplerce yani “mucizeler gösterenlerce” yayıldığını anlatmaktadır. Musa’nın asasının yılan olup firavunun büyücüsünün asasını yutması efsanesi de büyücülük yarışıdır. Adamına göre de kazanan tanrının adamı olur ve gerçektir. Ama sonunda gerek tanrı gerek din bezirganları sonunda büyü, kitle hipnoz teknikleri kullanmaktadırlar.

Davut peygamber soyundan Hristiyan oldukları iddia edilen ve Ermenistan ve Gürcistan’ı 800 yıl yöneten Bagratuni ailesinin Fransa, Almanya, Belçika, Polonya gibi ülkeler yanında Rus Çarlığında Rasputin efsanesi tam bir Drakula efsanesidir ve büyücülük, zihin kontrolünde olağan üstü anıları insanlık tarihinde hala konuşulur. Bu konuda “Gürcü Bagratunilerden Bagatalı Teyyüp’e” yazımı da okuyabilirsiniz.

Yahudilerin, Aramilerin sürgünleri esasında büyücülükleri yüzündendir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kendisini gizleyen Kripto Yahudi olduğu yazar Ergun Poyraz ile en yakın dava yoldaşı eski maliye bakanınca da açıklanmıştır. Basit büyüler, ses tonunda titreme olmadan, kendinden emin, karşındakine sorgulama aralığı bırakmadan amaç doğrultusunda “soru cevaplı hoşa giden ses tonuyla konuşmaktır.

Hiç bir televizyon programında tek bir muhalefet partili ile tartışmadan ON BEŞ yıldır iktidarda kalan AKP en çok bu hipnoz yokunu kullanmaktadır.

Buna R.T.Erdoğan ın ses tonuna eklenmiş bazı elektronik sinyalleri de düşünürsek AKPlilerin neden tereddütsüz ve ne denilirse denilsin asla ikna olmayan AKPlilerin imalat tekniğini de anlamış olacağız.

Arami, Yahudi, Hristiyan ruhbanların en önemli özellikleri hitabet, müzik yani ilahilerle afyonlu yiyecek içeceklerle yapılan zikir ibadetleri, namazlar hipnozun ta kendisidir.

AKP’nin de tarikatları denetim dışı bırakması ve uyuşturucu tüketiminin AKP döneminde had safhaya ulaştırılması, polise alınan esrar kullanımını ölçen cihazların geri alınması beni bu hipnoz olayına ikna etmektedir.

 Gerisi sizin anlayışınıza kalmış.

Bir de şu videoyu izleyiniz;

Hipnoz ille de Mandrake çizgi roman kahramanının bakışlarıyla insanı köleye çevirmesi şeklinde değil, size düşünme şansı vermeden, bağlaçlarla uzatılan titremeyen ses tonuyla inandırıcı hitabetlerle de yapılmaktadır. Bu video bunu gayet iyi anlatmıştır.

Bu da İngilizce idare edin. Bireyden topluma hipnozla bir milleti veya dünya halklarını yönetme tekniklerinde hipnoz daima yer almaktadır.

Hepimiz bir şekilde bu zihin kontrol tekniklerinden nasibimizi farkında olmadan alıyoruz ama ülkemizde ve Müslüman toplumlarda bu en çok tarikat, cemaat ve aşırı radikal siyasi partilerce üyelerine ve televizyon, radyo, yazılı basın yoluyla da halka yapılabilmektedir.

Özellikle AKPliler ile cemaat ve tarikat mensupları, terör örgütü üyeleri bunlara dikkat etmelidirler.

Mutlaka bir tür hipnoz altında olmaları mümkündür.

Takdir sizindir.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

Arkeoloji-Dinler Tarihi, Güncel Siyaset içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi