NAG HAMMADİ KÜTÜPHANESİ

Nag Hammadi Kütüphanesi

Image

Nag Hammadi Kütüphanesi

Nag Hammadi, kelime anlamı olarak “Kazların Otlağı” anlamına gelir. İngiliz işgali sırasında Mısır Şuhak’ta yaşayan Hammadi ailesinden olan Mahmut Hammadi Paşa tarafından kurulmuştur. Şuhak’ın seçkin insanlarının getirilerek yerleştirilmesiyle halkı oluşturulmuş ve halkı da paşanın adını şehre vermiştir. Yukarı Mısır deltasında Nil nehri kıyısında Alüminyum madeni ve şeker üretimi yapılan 30.000 nüfuslu bir kasabadır.

1945 yılı Aralık ayında,1.600 yıllık olduğu sonradan tespit edilen 52 dini felsefi el yazması papirüs metin kazara toprak bir küp içinde, 13 deri muhafaza içinde saklanmış olarak bulundu.

On iki tanesinin kapakları mevcut değildir. Kitapları bulan köylünün annesi evde su ısı8tmak, yemek pişirmek için ateş tutuştururken yakmıştır.

Image

Nag Hammadi Kasabasının haritadaki yeri

Yukarı Mısır’da Nag Hammadi köyünden fazla uzakta olmayan Cebel El Tarif dağının eteklerindeki arazide, Mısır Hıristiyanlarının dili olan Kıpti dilinde yazılmış başlangıç kitaplarından oluşan bir koleksiyon bir grup çiftçi tarafından bulununca tasavvuf ve tarih araştırmacıları topluluğu içine bomba gibi düştü.

Bu külliyatın 1.200 sayfası Tomas İncil’inin giriş kısmı sayılan ve “Tomasça Yazılan İsa’nın Sözleri” başlığıyla yazılmış “Tomas İncil” ’i (Tomas’a Göre İncil) metinlerini içermektedir.

Bu külliyatın mucizevi şekilde bulunmasından sonra geçen 67 yıl boyunca kaynağın içeriklerini oluşturan metinlerin analizleri üstüne kıyaslamalı araştırmalar sürdürülmektedir.

El yazmalarının, tarihlerinin M.S. ikinci yüzyıla kadar uzandığı tespit edilmiştir. 52 Gnostik (Sabiyye) risalenin, sapkın içerikler barındırdığından dolayı yasaklanması üzerine, Aziz Pakomyus’un manastır rahiplerinden bir keşiş tarafından buraya saklandığı ve mağaranın gizli kütüphane olarak kullanıldığı sanılmaktadır.

Bu koleksiyona ait muhtelif sayıda denemeler ve makalelerin yazılmasına da sebep olduğundan dini topluluklarca suçlanmış veya bazıları da suskunluğa gömülmüşlerdir.

Böyle bir keşfin yaratacağı gerçek tepkileri görebilmek için bilim insanları sorularını sürdürmektedir.

Kitapların bulunma efsanesine gelince, Muhammet Ali Samman /Zamman) adlı bir köylü bahçeye koymak için Sabak adı verilen bir tür gübre/toprak aramaya çıkar. Toprağı kazarken kazara bulduğu giriş içinde bulunan kitapları bulur. Altın bulduğunu sanır, el yazmalarını görünce cin şeytan var diye korkudan dokunmak istemese de sonunda küp içindeki deri çantalar içindeki bir düzine kitabı alır, El Kasr köyündeki evine getirir. Paha biçilmez eserler bulduğunun farkında değildir.

Image

1945 yılında Muhammed Ali Samman 13 kitap keşfetti.

Önce ne olduklarını anlayamaz, kitapların bazı kısımları annesi Umm Ahmet tarafından evde ateş tutuşturma işinde kullanılır.

Sonraları babasının öldürülmesi yüzünden kan davasına karışır ve öç almaya kalkmasının ardından katilin erkek kardeşi de öldürülür. Polisten kaçmaya başladığında aklına kitapların para getirebileceği gelir ve acilen el yazmalarını rahip El Kummus Basiliyus Abdül Mesih’e emanet verir.

Orijinal olduğu anlaşılınca Kahire’de yaşayan tarihçi Ragıp tarafından değerlerinin ölçülmesi için Kahire’ye gönderilirler. O da onları İtalyan antikacı Phocion TANO’ya karaborsada satarsa da eserler, Mısır hükümetinin dikkatini çeker ve birçok antikacı kişi ve kurum arasında dolaştıktan sonra Kahire ‘deki Kıpti Müzesine götürülürler.

Bu el yazmalarından olan risalenin biri “Jung Elyazması” olarak bilineni ABD’ye el altından ulaşır. Hollandalı tarihçi Gilles Quispel el yazmalarının ününü duyunca ünlü psikoanalist Carl Gustav Jung’a doğum günü hediyesi olarak sunmak amacıyla, Zurih Jung Kurumu aracılığıyla belgeyi ister. İncelediğinde bazı sayfalarının eksik olduğunu tespit eder. 1955’de Mısır’a giderek belgelerin resimlerini incelemek amacıyla çeker. Belgeler onun sayesinde gerçek değerini bulur.

Muhammed Ali Zaman kitapçıkların bazı parçalarının yırtıldığını ve yakıldığını söylemektedir.

İşte bu papirüs İncil’in yazarı olduğu tespit edilen ve İsa’nın İncil’i kendisine dikte ettirerek yazdırdığını söyleyen Aziz Tomas gerçekten İsa’nın “12 Havarisinden birisidir ve İsa’ya ikizi kadar benzediği bilinir. Bu yüzden kendisine “Didimos=İkiz” denilirdi. Ayrıca Türkiye Efes’teki Didimli olduğunu da bilelim.

İsa’nın ruhani ikizi olan Aziz Tomas İsa’nın elleri yarasının üzerindeyken yeniden dirildiğine inanmayı ret etmiştir.

1975’ten sonra birçok dile çevrilerek yayınlanmıştır.

Image

13 Kitap bu çanta içinde bulundu!

Milattan sonra ikinci yüzyılda Roma henüz Hıristiyanlığı sapık saydığından Hıristiyanların kendilerini de kitaplarını da yok ediyordu. Günümüzde kabul edilmiş olan Matta, Luka, Yuhanna ve Markos İncilleri henüz resmi din kitapları değillerdi. Hıristiyanlık M.S 325’te İznik Konsülünün toplanmasından sonra Roma’nın resmi dini olacaktır bunu yerleşmesi Jüstinyen (M.S.552) dönemine kadar sürecektir. Bunlar da Grek İncil’inin din değil de siyasi düzen olduğunu kanıtlayacak belgeler olacaktır.

Bu yüzden başlangıç kısımları Grek (Yunan) dilinde yazılmış, Nag Hammadi metinlerinin gerçek İncil olmaları ihtimali kuvvetlidir.

Hıristiyanlık öncesi Grek hâkimiyeti döneminde üretilmiş olan ve Müslümanlık üzerinde de yoğun etkisi olan Gnostik (Tanrı bilgisine, ilahi aydınlanmaya ulaşma, M.Ö.I.yy, ve M.S.4.yy) temelli Hermetik bir İncil olduğu belirtilmektedir.

El yazmalarının VI. Bölümünde  bizzat Mükemmel Aklın en uzun bölümünde bir rahibin şükranı kısmı olan Sekizinci ve Dokuzuncu Akıl başlıksız bir metin içeriği vardır. Son iki metin Asklepius’u da içeren kesin orijinal metinlerdir ve Gnostik içeriklere sahiptirler. Mısır dinini ret etmektedirler. Nag Hammadi Kütüphanesi kendi sitesinde yazmaktadır. Günümüzde Grek İncil’inde var olan “4” dört İncil, Ermenilerin kullandığı Etiyopya İncil’inden sonra altıncı İncil olan Tomas İncil’ine son zamanlarda da Barnaba İncili eklenmiştir.

Image

Tomas İncil’inin yazılıolduğu Kipti (Çingene) papirüsleri!

İngilizce, Arapça bilenler İnternette bulabilirler; http://www.nag-hammadi.com/

Türkçeye Çeviren

Alaeddin Yavuz

keykubat /adilyargic/ adilyargicc

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

NAG HAMMADİ KÜTÜPHANESİ için 1 cevap

  1. lista de email dedi ki:

    i think the information on this subject is still very scarce at internet. lista de email lista de email lista de email lista de email lista de email

    Beğen

Yorumlar kapatıldı.