CHP’NİN ABD PAZARLIĞI VE ŞEYTANIN ÇOCUKLARININ KAVGALARI


CHP’NİN ABD PAZARLIĞI VE ŞEYTANIN ÇOCUKLARININ KAVGALARI
Halk Tv’yi seyrediyor musunuz bilmem ama ben Ulusal, Halk, Cem, Meltem bazen de M.A hatırına BengüTürk seyrettiğim oluyor.

Halk Tv, Halk Tv olma yolundadır

Halk Tv, Gezi Olayları ve ardından gelenlerde halka “Penguen belgeseli seyrettirmeyen” kanaldır.

İlgimi çeken ise resmen CHP’nin yayın organı olarak çalışan HALK TV nasıl oluyorsa arada bir de CHP’ye de dokundurup eleştirisini şak diye çakan, gerçekten ulusalcı, Atatürkçü olduklarından şüphe bırakmayan, bu AKP baskısı altında olabileceği sınırları zorlayan yayınlarını sadakatle sürdürmektedir.

Uğur Dündar’ından Nihat Genç’e Lale’den Şaban’a bu kanal gerçekten Ataütrkçü ve antiemperyalist bir yayın sürdürmektedir.
Son bir haftadır da ABD ile benim önerim üzerine (!*) ABD ile AKP’yi devre dışı bırakma ve ABD senaryolarında AKP’nin yerini almaya niyetlenmiş, Baykal operasyonunu ve antiemperyalist CHP’lileri kısmen dışlayıp yerlerine mason Yahudi Şafak Pavey hanım, Sezgin Tanrıkulu gibi adı lazım değil bir takım PKK yandaşlarını yardımcılığına getiren Kılıçdaroğlu’nun idaresine terk edilir edilmez bir heyet ABD’de bir pazarlık yapmışlardı.
Muhalefet faaliyetlerini de Muharfrem İnce ile Kmaer Genç’in üzerine yıkmışlar diğerlerini bastırmışlardı.

Ardından izin koparmış olsalar gerekir ki bırakın eleştiriyi en ufak serzeniş yapanı içeri tıkan başbakanın evrim geçirircesine “eleştirilere katlanan bir kişiliğe” geçişini izledik. Bunu da tüm eleştirilere rağmen ABD-AB çıkarları konusunda bütün acımasız eleştirilere rağmen tüm muhalefetin iktidar safında ortak hareket ettiklerine tanık olduk. Örnek isteyene Libya örneği yeterlidir.

Ülke insanımız arasında yapılan anketlerden AKP hükumetine gösterilen tepkilere ve komşu şeri idare ile yönetilen halkların da Türkiye halkı gibi “demokratik rejime” artan ilgilerine emperyalizm hak vermiş olduğundan mı yoksa CHP ve yandaşı yapılanmaların AKP’nin verdiği tavizleri katmerleyen tavizler verdikleri içindir midir ki AKP-F.GÜLEN Cemaat kavgasının da eklendiği zamanda CHP’nin ABD gezisi de gündeme geldi.

Bu gündemin en can sıkıcı yanı ise CHP’nin resmi yayın organı gibi harfeket eden Halk Tv’yi Tunceli’li Kemal ağanın geziye davet etmemesi oldu. Buna paralel yazılı basın olan Sözcü de dahildi. Bunun tek sebebi “iktidarı belirleyen küresel güçlerin muhalefeti de belirlemiş olma gerçeğidir.”

Dün bu gün Kemal ağanın ABD’de oradaki CHP lobisince karşılandığı haberlerine tanık oluyoruz.
Önümüzdeki yıl yerel, genel, cumbaba seçimleri gibi ülkenin son beş yıllık yönetim kadrosunun geleceğini belirleyeceği için çok önemlidir.

Bu geziye adını verdiğim basın ister Kemal ağanın tercihleri ister ABD-AB tarafından sevilmemiş olabilecekleri için “batıyı kızdırmaktan çekinme” gerekçesine dayalı olarak çağrılmamış olsun olay içeride CHP’nin kişiliğine zarar vermiştir.

Ama asıl konu bence bu gezide CHP’nin alacağı talimatlar önemlidir. CHP’nin seçim faaliyetleri boyunca takınacağı tavırlar bize bu talimatların içeriğini açıklayacak kesin deliller olacaktır.

Eğer batılı devletler Süryani-Rum yapılanması olan AKP’den vaz geçtilerse CHP gemi azıya almışçasına ne bulursa her şeyi deneyerek seçimlere asılacak ve gerçek bir muhalefet ve hükumet etme hırsını sergileyecektir.

Eğer CHP içinde bölünmeler, kapışmalar başlarsa, yani dökülürse veya bun lar olmaz da tam seçime çeyrek kala veye geçen seçimlerde “oy kullanamaması” gibi sakarlıklar ortaya çıkarsa ki CHP aynı CHP’dir ve Batı AKP’den desteğini çekmemiş demektir.

Batılı abilerden izin alınmadıkça bu ülkede bin yıllık işbirlikçilerden oluşan Yezidi Kürt, Şemsi Yakubi-Şemsi Yahudi, Süryani Rum iktidar ve Zerdüşt, Gregoryen, demokrat Ermeni-Yahudi muhalefetin kendi başlarına “iktidar hevesi” ile ortalığı karıştırmalarına asla olanak yoktur.

Bütün sağ-sol;Alevi-Sünni;Trük-Kürt gibi çekişmelerin ardında bu Ermeni-Süryani iktidar kavgası vardır. Türkler kendinizi buna göre ayarlayınız.

Adı Türkiye olan bu ülkede Türklerin de iktidar ve muhalefet arnasına kabul edileceği günlere daha çok vardır.

CHP’nin saflarına 24 saat adam taşıyan Halk Tv ile Sözcü gibi basın kuruluşları bile gerekirse şirin Amerika gezilerinden muaf tutulabilirler.

Eh onlar da alınmasınlar canım. Sapkın, putperest Sabi geleneklerine dayalı adı İslâm Şeriatı konmuş bir Mason İslam felsefesinin hâkim olduğu bir şeriate razı olmamak, en azından Atatürk rejiminin kazandırdıklarından geriye gitmekten ibaret bile olsa mevcut rejimi korumak uğruna böyle zorluklara (!) katlanılmaldır.

Hepimiz biliyoruz ki, şeytana tapınınan (Allah’ın kızı Er Ruha),kendilerini Rum sayan Süryani AKP’nin iktidarı, geçmişte İskender’in Grek imparatorluğyla başlamış, Roma, Bizans ile sürmüş, Osmanlı döneminde de Alevi veya Celali isyanları adıyla devam ettirilmiş gene şeytana tapınan (Anahita, Ehriman/Erman, Nene) Ermeni-Türk katliamının durdurulması için bu kadarcık fedakârlık nedir ki?

Kemerli burun şeytanın soyu olanların sembolüdür.

Ermenilerin tapındığı İran şeytanı Anahita (Kemerli buruna dikkat edin)

Şatanistler savaşının ortasında biz Türkler ne yapalım? :))

Urfa’da Süryanilerin şeytanları Er Ruha adına yaptıkları otel. Er Ruha, Euzubesmeledeki huzurdan recmedilen şeytandır

Bakın asırlardır Türk milleti olarak İran ile Arap/Rum şeytanlarının çocukları olduğunuzdan dolayı sizlerin içine düştüğünüz soy/din kavgalarına nasıl katlanıyoruz?

Takdir okuyucunundur.

Alaeddin Yavuz
keykubat /adilyargic/ adilyargicc

Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.