DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!

Sanayi devriminin ürünü olan kadınların fabrikalardan sokak arası atölyelere kadar çalışma yaşamına sokulmalarıyla “çalışan kadınlar sorunu” da ortaya çıkmış oldu.
Sanayi devriminin ilk yıllarından itibaren bir erkek ücreti karşılığında dört veya daha fazla kadını istihdam eden vahşi kapitalizm sömürgeci devletlerde büyük mağdur kadın kitleleri yarattı.

international_womens_day2_1024

Amerikalıların bir türlü kabul etmedikleri, Fransız sosyalistlerinin iddiası dedikleri bir efsaneye göre, ilk kez 1857 yılında Amerika Birleşik Devletleri New York şehrindeki büyük bir Tekstil Fabrikasında 40.000 kadın daha iyi çalışma koşuları talebiyle direnişe başladı. Direnişe katılan kadınlar polis baskını ile fabrikalarına kilitlendi. Ardından çıkartılan bir yangından kaçmak isterken konulan barikatların engel olması üzerine kaçamayan kadınlar kendilerini bir anda can pazarı içinde buldular. Bu olayda 129 kadın öldü.

Ölen kadınların cenazelerine 10.000 kişi katıldı.

Bunun sonucu olarak 20.yy. başlarında kadınların mağduriyetleri de aydınlar ile siyasiler arasında da konuşulmaya başlandı.

Amerikalı kadınlar 1899 larda direnişte

Amerikalı kadınlar 1899 larda direnişte

Yüzyılın ilk yıllarından itibaren kadınların haklarının verilmesi konusunda tartışmalar hızlandı ve gittikçe büyüyen kadın hareketleri görüldü.

Sonunda 1908 yılında New York’ta 15.000 kadar kadın çalışma saatlerinin kısaltılması, adil ücret ödenmesi, oy kullanma haklarının verilmesi istekleriyle yürüyüşe geçtiler.

1909 yılında Amerikan Sosyalist Partisinin verdiği bir deklarasyonla 28 Şubat “Kadınlar Günü olarak ilan edildi. 1913 tarihinden itibaren “Milli Kadınlar Günü” olarak Şubat’ın son gününde kutlanmaya başlanıldı.

İlk kez, Danimarka’nın Kopenhagen şehrinde ,1910 yılında II. Dünya Çalışan Kadınlar Günü Konferansında, Alman Sosyal Demokrat Partisinin “Kadın Bürosu” başkanı Clara Zetkin’in önerisi üzerine “Dünya kadınlar Günü” kutlanması önerisi gündeme getirildi.
Konferansa ülkelerinin sosyalist partilerini temsilen 17 ülkeden 100 kadar kadın katılıyordu. Bunu takiben, ilk kez Finlandiya meclisine üç kadın parlamenter seçildi ve Clara Zetkin’in önerisi kabul edildi.

Bu kabul üzerine, 1911 yılının 19 Martında Danimarka, Avusturya, Almanya ve İsviçre’de
erkeklerin de yer aldığı büyük kitlelerin katılımlarıyla, “kadınların çalışma saatlerinin kısaltılması, ücretlerinin arttırılması, tatil, oy kullanma, iş yerlerinde ayırımcılığın kaldırılması gibi haklarını öne çıkartan yürüyüşler yapıldı.
Amerika’da da büyük ilgi uyandıran bu yürüyüşler “ekmek ve gül” kampanyalarının başlamasına sebep oldu.

1910'da İngiltere Westminter'de kadın direnişçiye polis zulmu

1910’da İngiltere Westminter’de kadın direnişçiye polis zulmu

28 Şubat’ta kutlanan Dünya Kadınlar Günü kutlaması 1913 yılına kadar sürdü. I. Dünya Savaş arifesinde “barış isteyen” çalışan Rus kadınlar 1913 yılında bir miting yaptılar. Bu yıl içinde yapılan tartışmalar sonunda kadınlar günü kutlaması 08 Mart tarihine aktarıldı.
1914 yılında kadınlar savaşa karşı uluslararası kadınlarla dayanışma isteğiyle dünya barışı için yürüyüşler düzenlediler.

Birinci Dünya Savaşında ölen 2.000.000 kadın için Rus Çalışan Kadınları, Çarın vazgeçirmek için güç kullandığı dört günlük bir açlık grevi düzenlediler. Çarın devrilmesinden sonra gelen hükumet bu günü tanıdı. Rusların kullandıkları Jülyen takvimine göre 23 Şubatta düzenlenen bu eylem Gregoryen takvimine göre “08 Mart” gününe denk geliyordu.

Rusya’daki kadın hareketlerinin sembol resmi

Bu eylemin anısına Rusya’da 08. Mart’ta kutlama başlanılmıştır. Bu kutlamalar özeelikle Rusya ve diğer sosyalist devletlerde ve gelişmekte olan ülkelerde 08 Mart gününde kutlamalar sürdürülmüştür.
1975 yılında Birleşmiş Milletler 08 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü olarak ilan etmiştir.

Günümüzde Dünya Kadınlar Günü’nü resmi tatil olarak kutlayan ülkeler, Afganistan, Ermenistan, Azerbaycan,Belarus (Beyaz Rusya), Burkina Faso, Kamboçya, Çin (Yalnız kadınlara), Küba, Gürcistan, Gine Bisseau, Eritre, Kazakistan, Kırgızistan, Laos, Madagaskar, Moldova, Moğolistan, Karadağ, Nepal (Yalnız kadınlara), Rusya, Tacikistan, Türkmenistan, Uganda, Ukrayna, Özbekistan,Vietnam ve Zambiya’dır.

Ülkemizde Dünya Kadınlar Günü Kurtuluş Savaşını sürdüğü yıllarda 1921’de ilk kez “Emekçi Kadınlar Günü” adıyla kutlandı. 1975’de BM’nin resmen kabul etmesiyle uluslararası baskı oluşturduğundan kutlanmasına hoş görü gösterilince “1975 Türkiye Kadın Yılı” adıyla büyük kitlelerin katılımını içeren kutlamalar yapıldı.
12 Eylül 1980 faşist askeri cunta döneminde kutlamalara izin verilmedi 1984 yılına kadar bu yasaklamalar sürdü. 1984’ten itibaren kadın örgütlerince kutlanmasına devam edilmekteyse de hala resmi tatil ilan edilmemiştir.
05 Mart 2012 de CHP milletvekili Sena Kaleli, 8 Martın resmi tatil olması için TBMM’ye dilekçe vermişse de kökten dinci ve kadınları aşağılayan AKP zihniyetince ret edilmiştir.

Derleme-çeviri-yorum;
TC Alaeddin Yavuz

Yararlanılan Kaynaklar;

http://www.un.org/en/events/womensday/history.shtml

Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Tarih içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.