TÜRKİYE CUMHURİYETİ TÜRKMEN SOYKIRIMINDA DİLSİZDİR.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ TÜRKMEN SOYKIRIMINDA DİLSİZDİR.

Benim “Kürt Meselesi” başlıklı çeviri, yorum, derleme yazımın da konu edildiği, Mehmet Metiner, Altan Tan ile birlikte bir Tv programına katılan Kürtçü bayan yazar Ayşe Hür, beş yıl kadar önce katıldığı bir programda şöyle demişti;

“Ne tuhaftır ki Türkiye’nin TÜRKLER ÜZERİNDEN BİR ORTADOĞU SİYASETİ YOKTUR.” Gerçek de böyledir.

11 Kasım 1938’den beri Irak Türkmenlerinden Rusya, Balkan, Kafkas, Uygur Türklerine seri olarak Türk soykırımları yapılmış, Türkiye “Osmanlı siyasetimiz yoktur” gerekçesiyle sesiz kalmıştır.

İSLAMİ ÇELİŞKİ

Batılı sömürgeci devletlerin siyasi hesaplarında, 1300 yıllık işbirlikçilerinin egemenliği, kendilerine muhalif olanların da imhaları üzerine kurulu sömürge siyasetleri, yarın bu işbirlikçiler in de imhası üzerine kurgulanacaktır. Sömürge toplumlarda işbirlikçiler işe yaradıkları sürece iltifat görürler, ilk “HAYIR” dediklerinde de silinirler.

Hatta geçenlerde Tayyip Erdoğan bile İsmet İnönü’nün, Stalin korkusu bahanesiyle kabul etmediği Azerbaycanlı sığınmacı Türkleri iade ederek sınır kapısında vurulmaların örnek göstererek “Bunların Türkçülükleri, Atatürkçülükleri de yalan” derken doğruyu söylemiştir. Atatürk sonrası CHP, ülkemizi II.Dünya Savaşı korkusu nedeniyle, 12 Mayıs 1939 tarihli İngiltere-Türkiye Kredi Anlaşmasıyla İngiliz sömürgesi yapmıştır. Haçlı İşgal geleneğine uygun olarak da bu anlaşmayı başta ABD, Almanya, Fransa, İtalya ve diğer Avrupa ülkeleriyle de tekrar etmiştir.

1947 NATO müracaatı, İngiltere’nin ısrarı ile İsmet İnönü önderliğinde başlatılmış, Adnan Menderes’in DP’si ile de 1960 yılına kadar İsmet paşa nezaretinde sürdürülmüştür.

Bu dönemlerde Irak’ta, bu gün Barzani’nin yaptığı gibi dedesi Mele Ahmet Barzani (Allah’ın kızı Şeytan Tavus’a tapınan Yezidi Kürt imamına ‘Mele imam’ denir.) aynı bölgede “Mahabat Kürt Devletini kurmuştur. Gene Irak Türkmenlerine yapılan soy kırımalara göz yumulmuştur ki hem de İsmet paşa zamanında bunlar başlamış, Menderes döneminde de sürmüştür.

Kuzey’de Kırım Türklerinin, kuzey doğ’da Gürcistan’da Ahıska Türklerini, Azerilerin sürgünlerinden sağ kalanları bu gün hala Kamçatka’da yaşamaktadırlar.

Adı, Türkiye Cumhuriyeti olan bu ülkenin başında 11 Kasım 1938’den beri ne Türk ne de Müslüman vardır. Olanlar ortadadır.

İnternet’te video görüntüleri yayınlanan, 1500 yıllık yurtlarından kovulmuş, canlarını kurtarmak için Irak çöllerine sığınmış, su, yiyecek, temizlik, güvenlik gibi her türlü doğal, sosyal ihtiyaçlarını gidermekten mahrum bu insanların tek suçları TÜRK OLMAKTIR.

Bu videolarda “Beni duyan ey Tayyip Erdoğan, Ey Abdullah Gül bize yardım edin Türk değil misiniz, yurdumuzdan olduk, çöllerde aç sefil kaldık, öldürülüyoruz, yardım edin” diyen Türkmenlerin çığlıklarına sağır kalınmaktadır.

KAYIKÇI KAVGASI YAPAN FİLİSTİNLİLERE YAS İLAN EDEN BAŞÇALAN TÜRKMENLERE GELİNCE NEDEN KÖR OLUR?
HAYDİ TÜRKMENLER ÜZERİNDEN EMPERYALİZM SİYASET EMRETMEDİYSE, İNSANLIK DAMARINIZ DA MI KURUDU?

Sadece Türk vatandaşı oldukları için “Türkler Müslüman değildir” Arap inancı gereğince IŞİD üç TIR şoförümüzü, onlarca Alevi Türkmen’i katletmiştir.

Bu gün CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başbakanı Işdi konusunda şöyle eleştirmiştir;

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) terör örgütü olduğunu ifade ederek, "IŞİD'ın elindeki silahların da Recep Tayyip Erdoğan tarafından verildiğini biliyoruz. Recep Tayyip Erdoğan, şu anda IŞİD'in rehinidir. 49 vatandaşımız rehin alındı, kendisinden ses çıkmıyor, IŞİD'i eleştirmiyor, IŞİD'e bir tepki göstermiyor" dedi.

Bunların Türklüklerini de geçelim, bunlara reva görülen insana yakışan bir tavır değildir. Sonunda bunlar da herkes gibi “insan sıfatındadırlar” ve insan olarak haklarının gözetilmesi de gerekmektedir.

Türk milletinden bu derece bir nefret başımızdakilerde ve komşularımızda varsa, onlar da insan olup olmadıklarını gözden geçirmelidirler. Bu yardım çığlıkları sonunda insanlardan gelmektedir.

Adları Türkiye Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan birileri Mısırlı Esma’lara, Mısır’ın Dürzü Rabiasını sembol edinmişler, Dürzü Filistinlileri kanatlarına almışlar ama Türkleri siyasetlerinden de gelecek hesaplarından da silmişlerdir. Katliamlar Türk milleti başındakileri yargılamak zorundadır. Zira bu oyun 2015 seçimleri sonrasında içeriye yönelecektir.

Türk milleti de Türk milleti ile bir arada yaşayanlar da insan olarak gelecekle ilgili tercihlerini herkesin insanca yaşayabileceği, her türlü dini, ırki ayrımcılıktan uzak, demokratik, çağdaş, kimsenin kimseye minnet etmeden ekmeğini kazanabileceği, Atatürk cumhuriyetinin getirdiği demokratik kazanımları koruyacak şekilde yapmak zorundadırlar.

Devlet büyüğünden sıradan vatandaşa kadar herkesin verdikleri kararları bir daha gözden geçirmeleri ham insan olarak hem de hukuki, siyasi, insani sorumluluklar açısından en doğru en insancıl biçimde gözden geçirmelidirler, hatalarını düzeltmelidirler.

AKP-KATAR-AB-D ARASINDA YAPILAN SİNSİ PAZARLIKLA, MÜSLÜMAN KARDEŞLER (SELEFİ) ÜYESİ HAMAS ÖRGÜTÜNÜN OYNADIKLARI ÇAKMA “İSRAİL-FİLİSTİN SAVAŞI” YÜZÜNDEN FİLİSTİN’E YAS İLAN EDEN, MISIRLI ESMA’YA GÖZYAŞI, DÜRZÜ RABİAYI SEMBOL EDENLER TÜRKMEN SOYKIRIMINA DİLSİZ, SAĞIR, KÖRDÜRLER.

Takdir okuyanlarındır.

Alaeddin Yavuz
keykubat /
adilyargic/
adilyargicc

Başbakan ve AKP'sinin devlet bütçesinden destekleyip, TSK'ya eğittirdiği, ve ordu cephanelerinden beslediği Müslüman Selefi görünen, özünde ise Şemsi Yahudi, Yezidi Kürt'ü, Vehhabi Arap, Süryani (Rum) lara uzanan kripto azınlıklardan kurulu bir ihanet ordusudur. Türkiye tarzı İmam Ebu Hanife'nin Sünnilik mezhebi yalnız Irak Sünnileri ile Türkiye Sünnileri arasında yaşanır. Diğer Sünniler ise "Biz de sünnet kılıyoruz" dedikleri için Sünni saydırma çabası içindedirler. Oysa Allah'a inanıp, namaz kılıp, oruç tutan, kurban kesip hac eden gayri müslümlerin başında Süryaniler, Gregoryen Ermeniler, Yezidi Kürtler (Nakşibendi, Şafi olarak da görünürler), Şemsi ve Yahubi Yahudi ve Hristiyanlar vardır.

Başbakan ve AKP’sinin devlet bütçesinden destekleyip, TSK’ya eğittirdiği, ve ordu cephanelerinden beslediği Müslüman Selefi görünen, özünde ise Şemsi Yahudi, Yezidi Kürt’ü, Vehhabi Arap, Süryani (Rum) lara uzanan kripto azınlıklardan kurulu bir ihanet ordusudur. Türkiye tarzı İmam Ebu Hanife’nin Sünnilik mezhebi yalnız Irak Sünnileri ile Türkiye Sünnileri arasında yaşanır. Diğer Sünniler ise “Biz de sünnet kılıyoruz” dedikleri için Sünni saydırma çabası içindedirler. Oysa Allah’a inanıp, namaz kılıp, oruç tutan, kurban kesip hac eden gayri müslümlerin başında Süryaniler, Gregoryen Ermeniler, Yezidi Kürtler (Nakşibendi, Şafi olarak da görünürler), Şemsi ve Yahubi Yahudi ve Hristiyanlar vardır.

TSK ve Özel Harekat polislerince askeri eğitim verilen, siyasi irade AKP tarafından mali destek, siyasi koruma sağlanan ve Trük katleden, "Türkleri Müslüman saymayan" Işid örgütü.TSK ve Özel Harekat polislerince askeri eğitim verilen, siyasi irade AKP tarafından mali destek, siyasi koruma sağlanan ve Trük katleden, “Türkleri Müslüman saymayan” Işid örgütü.Dİnlerinin ne olduğu ortada olan ve kendilerinden olmayan Müslümanlara "CİHAT" ilan eden ama ne Yahudi ne de Hristiyan ülkelere veya onların çıkarlarını tehdit edebilecek tek bir girişimi olmayan, İsrail-AKP-KATAR ile AB-D-İsrail çıkarlarının bekçileri IŞİD.Dinlerinin ne olduğu ortada olan ve kendilerinden olmayan Müslümanlara “CİHAT” ilan eden ama ne Yahudi ne de Hristiyan ülkelere veya onların çıkarlarını tehdit edebilecek tek bir girişimi olmayan, İsrail-AKP-KATAR ile AB-D-İsrail çıkarlarının bekçileri IŞİD.

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.