SÜNNETİN KISA TARİHÇESİ

Özellikle ülkemizde sadece “sünnetli erkeklerin” Müslüman olduklarına dair yanlış bir inanış vardır.

Günümüzde polis ve asker olsun güvenlik kuvvetleri ile yargı içinde kimliği belirsiz cesetlerin veya şüpheli kişilerin kimlik tespitinde kullanılan yöntemlerden birisi de “Sünnet”ine bakmaktır.

Osmanlı’dan kalma bir gelenektir.

Bunun yanlışlığını göstermek için bu yazıyı hazırladım.

Oysa, “sünnet” çok eski bir gelenektir ve Yahudilik’ten daha önce M.Ö. 2500’lerde bile Mısır’da Ra dini dönemlerinde sünnet gelenekleri vardı.

M.Ö. 2500'lerde RA dini çağlarında Mısır'da sünnetSünnet sadece Müslümanlara has bir durum değildir. Sünnet Tevrat’ta, Yaratılış Kitabı 17. Bölüm’de “Sünnet;Anlaşma Simgesi” Başlığıyla verilir.

17.Bölümün 8.9.ve 10.ayetlerinde İbrahim’e, Levant/Filistin topraklarının soyuna verilmesi, soyunun bu topraklara hakim olmasının koşulu olarak “Erkeklerin “Sünnet” olması şartı getirilir;

Sünnet: Antlaşma Simgesi

BÖLÜM 17

Yar.17: 8 Bir yabancı olarak yaşadığın toprakları, bütün Kenan ülkesini sonsuza dek mülkünüz olmak üzere sana ve soyuna vereceğim.Onların Tanrısı olacağım.”

Yar.17: 9 Tanrı İbrahim’e, “Sen ve soyun kuşaklar boyu antlaşmama bağlı kalmalısınız” dedi,

Yar.17: 10 “Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur:Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek.”

Hristiyan dini araştırmacılarına göre, peygamber İbrahim M.Ö. 2000-1800 yılları arasında yaşamıştır. İbrahim’in bu ayetlerde Allah’a “Sünnet olmanın” ne olduğunu sormaması, Sünnet geleneğini kendisinin bildiğini, kendisinin de “sünnetsiz” olduğunu göstermektedir. 17.24.ayette, İbrahim’in “99 yaşında” sünnet olduğunu okuyoruz.

Allah’ın İbrahim ile anlaşmayı yaptıktan sonra göğe çekilmesini takiben İbrahim sünnet işlemlerine başlar. Aynı bölüm 23,24,25,26,27.ayetler;

Sünnet: Antlaşma Simgesi

BÖLÜM 17

Yar.17: 23 İbrahim evindeki bütün erkekleri -oğlu İsmail’i,evinde doğanların, satın aldığı uşakların hepsini- Tanrı’nın kendisine buyurduğu gibi o gün sünnet ettirdi.

Yar.17: 24 İbrahim sünnet olduğunda doksan dokuz yaşındaydı.

Yar.17: 25 Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.

Yar.17: 26 İbrahim, oğlu İsmail’le aynı gün sünnet edildi.

Yar.17: 27 İbrahim’in evindeki bütün erkekler -evinde doğanlar ve yabancılardan satın alınanlar- onunla birlikte sünnet oldu.””

Yahudi Sinegogunda rahibe Bakire Meryem'den doğan İsa'nın Sünnet edilişini gösteren mozaikTevrat Mısırdan Çıkış/Exodus bölümünde, peygamber Allah’ın emirlerini kavmine iletmek için Musa Mısır’a yola çıktığında, Bedevi karısı Sippora’dan olan oğlu küçük diye sünnet ettirmemiştir.

Musa, yolda Allah ile karşılaştığında, Allah, nedensiz yere Musa’yı öldürmek için saldırınca, akıllı bir kadın olan Sippora saldırının sebebinin sünnetsiz çocuk olduğunu anlar ve çocuğu, keskin bir taş parçası ile anında sünnet ederek Musa’nın canını kurtarır ve Musa’ya “Sen bana kanlı bir güveysin” der.

Mısırdan Çıkış/Exodus Musa’ya inen “4.Kitap, 24.,25.,26. ayetler;

Rab Musa’ya Belirtiler Gösteriyor

BÖLÜM 4

Çık.4: 24 RAB yolda, bir konaklama yerinde Musa’ylakarşılaştı, onu öldürmek istedi.
D Not 4:24 “Musa’yla”: İbranice “Onunla”.

Çık.4: 25 O anda Sippora keskin bir taş alıp oğlunu sünnet etti, derisini Musa’nın ayaklarına dokundurdu.”Gerçekten sen bana kanlı güveysin” dedi.
D Not 4:25 “Musa’nın”: İbranice “Onun”.

Çık.4: 26 Böylece RAB Musa’yı esirgedi. Sippora, Musa’ya sünnetten ötürü “Kanlı güveysin” demişti.”

Yahudiler sekiz günlük iken sünnet olurlar. Sippora’nın bildiği konu bu olaylardan sonra Tevrat’a geçmiş olan, “Allah’ın krallığına, sünnetsiz olarak girilmez” ayetidir. Bu olay bile bize, Sünnet’in İbrahim soyu olmayan Bedevi Sippora tarafından da Tevrat’tan önce bilindiğini kanıtlamaktadır.

Günümüzde, Yahudiler, Sabi, Süryani Hristiyan, Sünni İslam’ı benimsemiş Gülen grubu olarak da bildiğimiz Işıkçı Gregoryen Ermenilerde de sünnet vardır.

Ali İmran Suresi 3. ve 4. ayetler, Kur’an’ın Tevrat, Zebur, İncil’in doğrulayıcısı olan kitap olduğunu, Bakara Suresi 136. ayet de Tevrat’ta geçen Yahudi peygamberlerini sayar.

Bakara Suresi 106. ayet, Kur’andan önceki sayılan kitaplarda “değiştirilmemiş, doğru olan ayetlerin Kur’anda tekrar edilmediğini yazar.

İsa'nın sünnetini gösteren bir Fransız kilise resmiSünnet de Tevrat’tan İslam’a kalmış bir mirastır. Yukarıda verdiğim ayetler sebebiyle olsa gerek ki Kur’an’da “Müslüman olanların veya Müslüman doğan çocukların Sünnet edilmelerine dair bir ayet yer almamaktadır. Peygamberin hadislerinde olduğu söylenir ki öyle de olmalıdır. Çünkü, bu gelenek değişmediğinden Kur’an tekrar etmemiştir.

Bazıları “Sünnet” kelimesi geçen “12” Kur’an ayeti tespit edip yayınlamışlar sa da bu ayetlerdeki Sünnet ifadesi, cinsel organa yapılan sünneti içermemektedir.

Bu Tevrat ayetleri gereğince Hristiyanlardan da, Tevrat okuyan Yezidi Kürtlerde, Araplarda, Tevrat okuyan Sabi Araplarında da Sünnet olan vardır.

Her sünnetli Müslüman değildir.

Yıllardır, Osmanlı’dan beri, asker veya polis güvenlik güçleri, şüpheli ölümler, kimlik tespitinde karşılaşılan zorluklarda ölenin veya şüphelinin en azından Müslüman olup olmadığını belirlemek için Sünnetli olup olmadığına bakmaya amirlerince alıştırılmışlardır.

Oysa bu doğru değildir. Özellikle Osmanlıdan beri, din ve diyanet işlerinin başında bile bu “Sünnetli kripto gayrimüslümlerin” oldukları açıktır.

Kız sünneti

Kendilerini gizleyerek devletin başında kalan bu kripto azınlıklar da güvenlik güçlerine “sadece Müslümanların sünnet olduklarını” aşılayarak kendilerini asırlar boyunca ustaca gizlemeyi başarmışlardır. Irak’tan Afrika ülkelerine kadar bir çok gayrimüslüm kavimde hem erkek hem de kadın sünneti vardır.

Örnek olarak Irak ve Suriye’de yaşayan Yezidi Kürtleri kızları da sünnet etmektedirler. Kendilerini Müslüman gösterdiklerinden de bu iğrenç geleneğin utancını da Müslümanlara yüklemişlerdir.

Sünnetli olan herkesi Müslüman sayma alışkanlığını terk etmeliyiz.

 

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.