DİNLERDE SAĞ-SOL VE KARGA BAĞLANTISI

SOL, RAVEN VE KARGA

Dinler, bedenen bir bütün olan insanın iki tarafını bile bir birine düşman etmekten çekinmemişlerdir.

“Sağ” veya “Sağ el, sağ kol, sağ ayak, sağ adımı atmak” gibi “sağ-cılık” kavramına geçmişi günümüzden 5.500 yıl öncesine uzanan Sabilerin kutsal kitabı CİN ZE Dİ RABBA kitabının yaratılış bölümünde rastlıyoruz.

19.yüzyıla kadar Sümer Ay Tanrısı Sin’e “Allah/Hay” adlarıyla büyük tanrıları, kızı İnanna’ya da “cennetten taşlanarak/recmle kovulmuş, dişi şeytan olarak tapınan Irak Sabileri Şubbaların, Vatikan’a kabul ettirdikleri yeni Tevrat ve İncillerine göre yaptıkları bu dinde her şeyden önce var olan, her şeye gücü yeten tanrı Işık Kralıdır. İsa peygamber de İnanna, ilahi bilgilere sahip bilge dişi şeytandır. Işık kralı onu yarattığında, önce başında halesiz yaratır ve göklere salar. Yedi gezegen/Yedi tanrı onu görünce “başında halesi olmadığı için” onunla alay edince ağlayarak geri döner ve başına “Işık Hale’si” konulmasını ister.

Işık Kralı/Allah da “sağ eliyle” başına ışık halesi koyar.

İşte, dinlere geçen “sağ” kavramı, bu şeytana tapınma dini olan Sabilik ile başlar, Tevrat’a, İncil’e ve Kur’an’a  kadar gelir.

Arap, Hint dinlerine muhalif kültür olan İran dini de tersini yapar ve güneş tanrıları Mitra’nın haberci meleğine de Türkçe “Sol” adını verir. Sol adlı karga İncil’e Raven (Kuzgun=Leş kargası) olarak geçer.

Şimdi Kur’an’da “sağ-sol” olayına bakalım. Bunun “Öncüleri” de vardır ya konumuz değil.

 

Kur’an-ı Kerim “Vakıa” Sûresi’nde “Ashabü’l-Meymene (Hürmet edilen makam sahipleri)” ve “Ashabü’l-Meş’eme (Yakınlarına uğursuzluğu dokunanlar)” tanımları geçer (56/Vakıa: 8-9.ayetler).

Ashab-ül Meymene’den yani sağcılara övgüler yağar;

Vakıa 56;11. “İşte onlar mukarreblerdir yani Allah’ın yanında yakınlığına, en yüksek mertebe ve makama erdirilmiş kimselerdir.”

 

Aynı sûrenin 38. ve 41. âyetlerinde “Ashabü’l-Yemin (Yemin sahipleri, Sağcılar)” ve “Ashabü’ş-Şimal (Solcular,Güneyciler)” tabirleri kullanılır.

Birçok mealde Ashabü’l-Yemin’e “sağcı”, Ashabü’l-Şimal’e “solcu” denilmiştir. Solculara en ağır, en aşağılık her şey layık görülmüştür.

Kitapları sol taraflarından verilecek solun adamlarına, (Ashab-ı Şimâl’e) gelince,Vakıa 56;41 “Ashab-ı Şimâl! Ne uğursuz, ne bedbaht insanlardır! ” denilmektedir.

TOTEM HAYVAN KARGA, İSLAM'A "SOL" ADIYLA İRAN MİTRACILIĞINDAN GEÇMİŞTİR.TOTEM HAYVAN KARGA, İSLAM’A “SOL” ADIYLA İRAN MİTRACILIĞINDAN GEÇMİŞTİR.

Oysa, böyle yapmakla, Kur’an, Şeytan ibadet dini olan, Sabilik dininin etkisi altında olduğunu, şeytan ibadetinin değerlerini ululadığını da göstermektedir.

Bunu yaparken de oldukça akıllı demagojiyle putperestlik terimi olan “Sol’un” gerçek anlamını saklamaktadır.

Ama, Sol’u yani Raven’i, Kargayı sembol edinenleri de yermektedir.

Yahudi ve Hristiyanların, onların dönmelerinin kılavuzları gerçekten Raven/Karga’dır.

İşte İncil’,in “Ahdi Atik (İlk Sözleşme/Anlaşma/Tevrat) kitabındaki İncil Krallar 1.Kitap, 17. Bölüm’de Kutsal Karganın işleri anlatılır;
1 Gilat’ın Tişbe Kenti’nden olan İlyas, Ahav’a şöyle dedi: “Hizmet ettiğim İsrail’in Tanrısı yaşayan RAB’bin adıyla derim ki, ben söylemedikçe önümüzdeki yıllarda ne yağmur yağacak, ne de çiy düşecek.”
2 O zaman RAB, İlyas’a şöyle seslendi:
3 “Buradan ayrıl, doğuya git. Şeria Irmağı’nın doğusundaki Kerit Vadisi’nde gizlen.
4 Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.
5 RAB’bin söylediklerini yapan İlyas, gidip Şeria Irmağı’nın doğusundaki Kerit Vadisi’ne yerleşti.
6 Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.
7 Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.”

Karganın getirdiği ekmek ve et ile beslenen İlyas peygamber (solda)

Karganın getirdiği ekmek ve et ile beslenen İlyas peygamber (solda)

İncil’in bu bölümüne konu olan Karga/Raven, aynı zamanda İran Mitra/Mihr/Güneş dininde, tanrı Mitra’nın habercisi “SOL” dur. Kur’an’daki “Solcu” deyiminin de kaynağı bu“Sol/Raven/Karga efsanesidir.

İslam öncesi Hicaz Araplarının İran Zerdüştlüğünün Araplardaki adı olan Mecusi dininde olduklarını unutmayalım. Namaz kılan, abdest alan Mecusilerin iyilerinin de cennetle müjdeleyen Kur’an’ın Hac Suresi 17. ayetidir.

 

Hac Suresi 22:17- “Şüphesiz o iman edenler, Yahudi olanlar, Sabiîler (yıldıza tapanlar), Hıristiyanlar, ateşe tapanlar (Mecusiler) ve (Allah’a) eş koşanlar (yok mu?) Allah, kıyamet günü bunların arasını şüphesiz ayıracaktır. Çünkü Allah her şeyi hakkıyDİNLER EN KESİF HIRSIZLIKLARIN YAPILDIĞI ALANLARDIRla görüp bilendir.”

Kur’an, bütün çabalarına rağmen, içinde putperestlik kalıntılarından kendini kurtaramadıysa da zamanın şartlarına göre ilerici, öncü sayılabilir. Müslümanlar, unutmasınlar ki 200 yıldır, başlarında Müslüman görünümlü, Yahudi, Gregoryen, Süryani Hristiyanlar, Yezidi Kürtler gibi şeytana tapınan “kargacılar/solcular” tarafından yönetilmektedirler.

Şimdi atalarımıza kulak verme zamanı değil midir?

Ne demişlerdi?

“Kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmazmış”

Bu kılavuzu Karga/-kuzgun olan dinlerin dindarlarına, onların Müslüman, şu veya bu görünenlerine bel bağladıkça daha çok bok koklayacağız demektir.

Atalarımızı hala dinlemeyecek misiniz?

Saygılar.

Alaeddin Yavuz
keykubat /adilyargic/ adilyargicc

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

DİNLERDE SAĞ-SOL VE KARGA BAĞLANTISI için 1 cevap

  1. Geri bildirim: DİNLERDE SAĞ-SOL VE KARGA BAĞLANTISI | alaeddinyavuz

Yorumlar kapatıldı.