HAÇLI/DİN SAVAŞLARINI DOĞRU YORUMLAMAK

Haçlı Seferleri olduğu 2001 yılında ilan edilen, yaşadığımız savaş ve terör olaylarını doğru yorumlamalıyız.

Bunu yaparken de Haçlıların din kitapları ne diyorsa doğru çıkıyor” demek gafletine düşmemek için de bu yazıyı okumak zorundasınız.

Erdal Sarızeybek albay, 2001 yılından beri sürmekte olan Haçlı Seferlerini aşağıdaki yazısında Tevrat ayetleriyle yorumlamış.

Oysa bunu, Yaşar Nuri Öztürk, Zekeriya Beyaz ve ben yıllardır yapıyorum. Atatürkçü ve devrimci arkadaşlar bu şekilde yorumlamanın bölücülüğü attıracağı endişesiyle yapmamamı önermişlerdi.

R.T.ERdoğan, karsının Siirt'Li Süryani Araplarından olduğu açıktır. 2003 Gürcistan Azınlık Raporunda 1915 Ermeni Tehcirinden Gürcistan'a sığınan, Rus Çarının emriyle Batum ve çevresine yerleştirilen 68.000 Süryani isyancıdan olduğu, kendisinin de Batum göçmeni Gürcü olduğu açıklamasından anlaşılmaktadır. Yahudiliğine gelince, Yahudi-Mason tarikatlarına geçmeyenin bu dünyada devlet idaresine gelmesi zaten düşünülememektedir.
R.T.ERdoğan, karsının Siirt’Li Süryani Araplarından olduğu açıktır. 2003 Gürcistan Azınlık Raporunda 1915 Ermeni Tehcirinden Gürcistan’a sığınan, Rus Çarının emriyle Batum ve çevresine yerleştirilen 68.000 Süryani isyancıdan olduğu, kendisinin de Batum göçmeni Gürcü olduğu açıklamasından anlaşılmaktadır. Yahudiliğine gelince, Yahudi-Mason tarikatlarına geçmeyenin bu dünyada devlet idaresine gelmesi zaten düşünülememektedir.

Ben de, Müslüman ve Türk görünen azınlıkların, asırlardır Müslüman ve Türk kanı döken hain, işbirlikçi siyasetlerinin halka anlatılmaması halinde akan kanın dinmeyeceği gibi, bu hainlerin de büyü din ve halk önderleri olarak tarihte yerlerini almaya devam edeceklerini, bu ihanetin artık deşifre edilmesinin zamanı geldiğini, bu insanlar eğer bastıkları topraklara sahip çıkan kimseler ise, I.;II. Haçlı Seferlerine karşı çıkan Hristiyan Araplar kadar işgalci, sömürgeci batılılara ezilenlerin yanında yer alarak karşı çıkmaları gerektiğini yazmıştım.

Erdal albayımız da bu katara katılanlardandır.

Bu güne kadar işbirlikçi kripto azınlık iktidarları ve kurdukları terör örgütlerinin bu konuda değişiklik yapmadıkları ortadayken, bunları teşhir etmek de artık vatan, insanlık borcu olmuştur.

Bütün savaşlar din savaşlarıdır. Bizde materyalist okutulan tek ders tarihtir, oysa dinler, mezhepler bilinmeden savaşların, isyanların nedenleri anlaşılamaz.Tevrat’ın tahrif edildiği gerçektir.

Bu günkü Tevrat M.Ö.600’lerde rahip Ezra (Üzeyir peygamber) tarafından ezberden yazıldı ve İsrail’ie yurdunu veren İran şahı Büyük Krus’un (M.Ö.600-595-530) Zerdüştlük dinine göre yazıldı. M.S. III. yy. da, İran Şahı Şapur (241-272), Sabilikten doğan Zervanilik dinini yani Şeytana İbadeti emretti ve Tevrat’ın hileyle kardeşi Esav’dan peygamberliği çalan Yakup Peygamber efsanesi bu dine göre düzenlendi, Hermetik bir din yapıldı. Bu konuyu “Aramilerden Haramilere. adilyargicc.blogspot.com” blogumdaki çeviri-derleme yazımda işledim ve kaynaklarını verdim. Tevrat’tan benim çıkarımlarım en görünür haliyle bunlardır.

Musa'ya M.Ö. 3.300'lerde inen Tevrat, böyle bir kitaptı. M.Ö. 600'lerde Asurlular İsrail'i yok ettiler, Yahudileri her yöne sürdüler, Tevrat'ı bilen din adamlarını öldürdüler, soylularını Babil'de 70 yıl köle ettiler. İran şahı Büyük Krus'un (595-530) köle karılarından birisi Yahudi'ydi ve onun sayesinde İranlılar Asur imparatorluğunu yıktılar,Yahudiler özgür kaldılar, tapınaklarını yaptılar. Tevrat'ı Rahip Ezra (Üzeyir) yeniden İran Zerdüştlüğüne göre yazdığında eski Tevrat'tan tek bir astır dahi bilinmiyordu.

Musa’ya M.Ö. 3.300’lerde inen Tevrat, böyle bir kitaptı. M.Ö. 600’lerde Asurlular İsrail’i yok ettiler, Yahudileri her yöne sürdüler, Tevrat’ı bilen din adamlarını öldürdüler, soylularını Babil’de 70 yıl köle ettiler. İran şahı Büyük Krus’un (595-530) köle karılarından birisi Yahudi’ydi ve onun sayesinde İranlılar Asur imparatorluğunu yıktılar,Yahudiler özgür kaldılar, tapınaklarını yaptılar. Tevrat’ı Rahip Ezra (Üzeyir) yeniden İran Zerdüştlüğüne göre yazdığında eski Tevrat’tan tek bir astır dahi bilinmiyordu.

Sayın Sarızeybek’,n tespitleri, “Tevrat’ın doğruluğunu” değil, Tevrat ayetlerinin takibinin köktendinci Yahudi, Hristiyanlarca yapıldığı anlamına gelir. Olayı böyle yorumlarsak daha akılcı bir sonuç çıkartmış oluruz. Oysa Müslümanların hepsi sömürge toplumlar olduklarından, Tevrat ve İncil okuyan kavimlerin ajanları olan din ve dava adamlarınca aldatıldıklarından kendi din kitaplarını takip edecek, uygulayacak akıl, bilgi, güç ve örgütten yoksundurlar.

Taliban’dan El Kaide’ye, İşid’den El Nüsra, Öso gibi yapılanmalara aldanan Müslümanlar, farkında olmadan kendi sonlarını hazırlayan Rum/Grek milliyetçiliğine hizmet etmektedirler.

Müslümanlar ve diğer din mensupları, böyle gelişmelerle “kendi dinlerinin yanlış, eksik olduğu inançlarına” kapılmaktan uzak durmalıdırlar.

Takdir okuyanlarındır.

Alaeddin Yavuz
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

http://www.sarizeybekhaber.com.tr/haberler/erdogan-siyaseti-tevrattan-bir-alinti-mi-h845.html

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi, Güncel Siyaset içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.