İFTAR PROGRAMINDA ATEİST DÜŞMANLIĞI

 

Bu akşam yani 10 Temmuz 2015 günü iftar programını sunan Mustafa Karataş hocayı, her zaman diğerlerinden ayrı tutmuşumdur.

Onun beğenilmesi bazı gerici operasyonlara alet edilmesine de neden mi oluyor diye kendi kendime sordum.

Hoca bunları dememiş.Hrıstiyanlar Müslümanlardan fazla oruç tutarlar. Mezheplerine ögre ağırlıkları değişir. Bazıları et, domuz eti yememe gibi yiyecek ayırma bazıları da günde bir öğün yemekle 24 saat oruca kadar değişir.

Hrıistyanlar Müslümanalrdan fazla oruç tutarlar. Mezheplerine ögre ağırlıkları değişir. Bazıları et, domu zeti yememe gibi yiyecek ayırma bazıları da günde bir öğün yemekle 24 saat oruca kadar değişir.

Programın ilerlediği saatlerde biri Adana’dan diğerinin nereden olduğunu kaçırdığım ve iyice seyredemediğim iki kadın arayarak ateist kocalarından şikayet ettiler.

Bana pek tesadüf gibi gelmedi bu olay.

İlk arayan Adana’lı bir kadındı, 37 yıllık evliydi, kocası iyi maaşlı bir memuriyete sahipti, içkisi, kumarı vardı, kumar borcundan eve haciz getirmişti.

Kadın dindardı, ibadet etmek istiyordu, kocası “etme, günahı bana ait” deyip ibadetten alıkoyuyordu, kadının beyanına göre de Kur’an’ı yırtıp helaya atıyor üstüne de ediyordu. Allah’a da her türlü küfür ediyordu.

Hocanın ilk verdiği cevap kadının beyanının esas alma ilkesine göre oldu. Peygamberin ilk savaşlarında biri Allah’a küfür eden, diğeri Allah diyerek ölen amca yeğen örneğini verdi.

Bu tespitte de hata var. Zira, Allah Mecusi (Zervani) Kureyşlilerinde tanrısıydı ve ona küfür edmezlerdi. Adama verdi veriştirdi.Kadına boşanmayı önerdi, kadının ekonomik bağımsızlığı olmadığından yüreği yemedi.

Sonra Mustafa hoca toparladı ve “Ateistlerden de bu programı seyreden varsa, bu ne terbiyesiz, ahlaksız diyorlardır, hepsinin de böyle olmadıklarını tenzih etti.

Bu kendisine yakışan bir davranıştı.

Ama ikinci bir telefonun da aynı konuda olması, “telefonların samimi beyanlar olduğunan inanan hocayı üzdü ve “boşan, ailenden yardım iste, onun getirdiğini yeme” diyerek işi bağladı.

Olayı yorumlarsak, ülkemizde hapishaneleri, kumarhaneleri dolduranlar ateistler değildir. Ateistler, eğitimli, kültürlü seçkin insanlardır, kötü işlerden uzak kalırlar. Ama bazıları, en fazla içki, kadın, kumar düşkünü olabilirler daha fazla kötülük bulamazsın.Bunlar dini inancı olanlarda daha korkunç düzeyde var.

Kötüsü çıkmaz mı hapishanleri, köprü altlarını, kumarhaneleri, umumhaneleri dini inanca sahip olanlar doldurduktan sonra onlar da yaşadıkları toplumdan çok doğal etkileneceklerdir. Zira dinsizler için öze yaşanılacak bir yer de yoktur.

İçki, kumar, evi parasız bırakma sair işler her insan grubunda olabilecek davranışlardır. Bunlarla dinsizler suçlanamaz.

İki, Allah’a küfür etmek, Kur’an’ı yırtmak, klozete atıp üstüne etmek, sifon çekmek.

Adamı delirtirsen daha beterini de yapabilir. Karısını sokak ortasında delik deşik edenlerin hepsi Ateist değil her halde. Demek ki adam kadını dövmek yerine eylem yapıyor. Gene de bilinçli ve o kadına saygı gösteriyor. Bu da katlanılabilir olduğunun delilidir.

Ya öldürseydi veya sakagt bıraksaydı ?

Gelelim Kur’an’ın imhasına;

Hacca giderken mola yerinde Kur’an sayfasını yırtıp, çölde taharetlenen Mısırlı Arap’ın hikayesini yazalı sekiz yıl oldu. Bunun dinsizlikle alakası yok. İslam’a göre Kur’an sadece kitaptır ve İslam dışı dinlerde olduğu gibi herhangi bir kutsallığı yoktur. Üstüne el basılması, dönmelerin dine soktuğu hurafedir. Bu da herhangi bir kitabı yırtmaktan faksızdır. Bedava Kur’an dağıtılıyor her yerde git bir tane daha al.

Küfür konusuna gelince, beni ilk önce askerlik sonra da polislik yıllarımda emekli oluncaya kadar Adana ve çevresinden mesleğe girmiş polislerle çok çalıştım. Gayrimeşru alemde de bunları çok gördüm.

Özellikle Fellah kökenli olanlar arasında aşırı derecede küfür yaygındır. Bu kadınlar arasında da aynıdır. İlk ağızlarını açtıklarında “Senin Allah’ını kitabını…” diye başlayarak küfür ederler. Gördüklerimin bir tanesi bile ateist değil, dini inançları olan insanlardı.

Başka şehir halklarında bunu yaygın olarak görmedim. Böyle küfür edenler de dinsiz değillerdir. Aslında Müslüman görünen Derezilerdir ya da   Müslüman olmuş Ermeniler içinden de çıkmaktadır.

Adıyaman, Kilis’ten Hakkari’ye, oradan Tokat, Amasya’ya kadar doğu ve orta Anadolu bölgelerinde kadın ve erkekler arasında lanet okuma yaygınlığı vardır.

Diğer bölgelerde de küfürler “ana avrat” şeklinde görülür.

Ayrıca, insanımız evleneceği kişinin soyuna, dinine değil parasına bakıyor. Böyle evlenenlerin şikayet hakları yoktur. Ben, Sünni, Alevi, Şafi olsun gayrimüslümlerle evlenen çok insan gördüm.

Kadın, namaz kılıyor diye Gregoryen Ermeniyle evlenmiş haberi yok. O da idare ediyor. Adları da Müslüman adı. Sorun da yok, gidiyor nice evlilikler yürüyor. Yahudi, Hristiyanla evlenen çok.

Her namaz kılan, her Müslümanım diyen Müslüman değil ki. Okusunlar, araştırsınlar evlenmesinler.

Sayın Mustafa hocam.

Dikkat ediniz, kadın milletinin şikayetlerini pek kaale almayınız. Özellikle bu tipleri. Bizim kadınlarımızın din falan aradıkları yok. Onlar çoktan materyalist olmuşlar zaten.

Evlenirken paralıyı, evliyken yakışıklıyı beğenirler. Çoğu kadının jigolo tutması bundandır.

Fakirinin de, memurunun da ev kadının da jigolosu, genç sevgilisi var.

Cengiz ordularını Sina’da durduran Memluk padişahı Bars beyin meşhur bir tespiti vardır;

“Bir kadın ne kadar güzel, ilkeli, sadık olursa olsun, daha iyisini bulduğunda eski erkeğini tereddütsüz satar.” Her kadın için olmasa da bu kadınlar arasında yaygın bir tercihtir.

Bunlar bu şikayetleri, bir boşanma davası hazırlığındaysa delil olsun, herifi kopartayım diye uğraşan, genç-yaşıt, yeni sevgiliye evin parasını toka eden kurnaz karılar olabilirler.

Bazı tarikatlara, cemaatlara mensup olup, yobazlığın artmasını engellemekte internet medyasında çok başarılı olanların dinsizler olması yüzünden onları alt etmek, kötülemek için de yapıyor olabilirler.

Bunlar neden altı yaşında kız çocuklarınla evlenmek isteyenleri, dört kadın tercih edenleri, beş koca isteyenleri, analarının dizlerinden tahrik olanları gündeme taşımazlar?

Diyelim ki sıradan insandı o zaman;

Sadece bizim değil bütün dünyada “erkek egemen kültür” hakim olduğundan kadınların tutumları aynıdır, ufak tefek farklılıklar hariç.

Bizim kadınlar, sopadan şikayet eder ama bir tane “pısırık, gariban adama, gence” aşık olacak kadın bulamazsınız. Hepsi yırtıcı erkek ister.

Facebook ta dahi bir kaç arkadaş bunu sorguladık, hiç bir kadın çıkıp “ben pısırık, evine bakan, hakkını aramaktan korkan erkeğe aşık olurum” demedi.

Biz de “o zaman sopadan şikayet etmeyin” dedik.

Artık kadın hakları konusunda paylaşım yapan da kalmadı. Kimbilir belki de bu yüzden kalmamıştır.

Şimdi;

Bunları bilmeyen kimse çıkıp da televizyonda ahlak dersi vermesin.

Özgecan’ın öldürülmesinden bu ateist operasyonlarına bakınca ciddi bir rejim değiştirme, halkı bölme, birbirine düşürme, karıyı kocaya düşman etme taktikleri bir takım sinsi-açık mihraklarca sürdürülmektedir.

Hocam, neden, millete sefaleti, kendisine safahatı uygun gören, beytülmalı, evlatlarına pay eden, 10 milyardan aşağı rüşveti ret edip kendi oğluna "10 milyarı alma, kucağımıza oturacaklar" diyen devlet adamlarını, sekiz yaşında çocuklarla evlenenleri, dizine oturttuğu beş yaşında kızından tahrik olduğunu söyleyenleri eleştirmiyorsunuz? Yoksa resim yazısı haklı mıdır?

Hocam, neden, millete sefaleti, kendisine safahatı uygun gören, beytülmalı, evlatlarına pay eden, 10 milyardan aşağı rüşveti ret edip kendi oğluna “10 milyarı alma, kucağımıza oturacaklar” diyen devlet adamlarını, sekiz yaşında çocuklarla evlenenleri, dizine oturttuğu beş yaşında kızından tahrik olduğunu söyleyenleri eleştirmiyorsunuz?
Yoksa resim yazısı haklı mıdır?

Din adamları da devletin başındaki işbirlikçi siyasilerin veya onlardan güç alıp fütursuz hesaplar peşinde koşan bir takım cemaat ve tarikatların aleti olmamak, halkı birleştirmeyi ilke edinmek zorundadırlar.

Dinsizliğin artması özellikle AKP döneminde olmuştur. Bunun da sorumlusu bu hükumetin aşırı dini dayatmaları ile kendi hırsızlık ve yolsuzluklarının ayyuka çıkmasındandır.

Takdir okuyanlarındır.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

İFTAR PROGRAMINDA ATEİST DÜŞMANLIĞI için 2 cevap

  1. özkan dedi ki:

    her ateisti aynı kefeye koymamak gerek. birde su adanada edilen küfürlere bende şahit olmuştum. askerlik vazifem sırasında. aynen dediğin gibi Allah kitap sövüyodu adam aleni bir şekilde.

    Beğen

    • alaeddinyavuz dedi ki:

      Kocasından şikayet eden kadının “Ateist” lafının anlamını bildiğiğni sanmıyorum. Japonlar Budisy olmalarına rağmen “ateist” olarak kabul edilmektedirler. O kadının aynı küfrü kendisinin de ettiğinden eminim. Farklı olsaydı o adamla evlenmezdi. Bizdeki ateistler köktendinci şeriat düzenine karşı oldukları için yazılar yazıyorlar. Yoksa kimse işindeki gücündeki rahatını bozup ta dinle, dinciyle uğraşmaz. Amaç Atatürk’ün kazandırdığı demokratik hakları kourmak ondan geriye gitmemektedir. Hükumetler dini istismar etmeyi bıraksınlar Ateistler de bırakırlar. Dört mezhep, 1000 kadar tarikatın olduğu İslam dünyasında kurulacak şeriat düzeni hangi mezhep ve tarikatın anlayışlına uygun olacaktır? Bu düşünülmemiştir. Bu düşünülseydi şeriat rejiminin de yeni bir bölünme ve anarşi düzenini getireceği de görülürdü.

      Beğen

Yorumlar kapatıldı.