SAVAŞIN EŞİĞİNDE DENGELERİ DEĞERLENDİRMEK

1979’da, SSCB’nin Afganistan’dan ABD destekli Taliban ile birlikte çıkartılmasını, İran’da Humeyni Şeriat rejiminin ilan ile bizde 12 Eylül 1980 Amerikancı darbesi izlemişti.
Ardından gelen 10 yıl içinde Gorbaçev’in teslimiyetçi Galsnost açılımlarıyla SSCB çökmüş, ekonomik ve askeri olarak iflasını ilan etmişti.

En büyük ABD ajanı

En büyük ABD ajanı

Dünyanın “tek kutuplu siyasete” geçişi de böyle başlamıştı. Dağılan SSCB’den, Birleşik Rusya Federayonu çıkmış, İngilizlerin 200 yıl boyunca Rusları sıcak denizlere inmesin diye önünü kestiği Ukrayna-Kırım, Kafkaslarda Rusya karşıtı, Amerikancı Vehhabi dinci terör örgütleriyle Karadenize kıyısı olmayan bir Rusya inşaası da başlatılmıştı.
Buna destek olarak ta Yeşil Kuşak adı verilen Amerikancı İslamcıların idaresindeki Müslüman devletlerden, Afganistan’dan Fas’a kadar bir set de çekilmişti.
Putin’e kadar Amerikancı siyasiler ile yönetilen Rusya’ya bir parmak bal çalınarak gelişmeleri seyretmesi sağlanmış “Ruslar Amerika’nın ortağıdır” ninnisi ile uyutulmaktaydı.

Diğer yandan, SSCB’nin olası tehdit olmasını engellemek, Pasifik´okyanusuna açılan kapısını kapatmak için ABD tarafından İngiliz koloniliğinden, Birleşmiş Milletlerin “beş esas üyesinden biri” olma konumuna yükseltilen Çin Halk Cumhuriyeti de umulandan hızlı gelişme gösterek Rusya’dan daha ciddi tehdit haline geliverdi.

Amerika'nın memuru

Amerika’nın memuru

12 Eylül 1980 Amerikancı askeri cuntasının kripto Ermeni önderi Tunceli Çemişkezek sürgünlerinden Kenan Evren ve yine aynı şehirden çıkma hemşehrisi Amerikancı çakma ekonomist Turgut Özal’ın Derin NATO ile birlikte yaptıkları, ülkemizin de bölünmesini sağlayacak Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi de SSCB’nin çökertildiği, Çin’in de henüz tam olarak ortaya çıkamadığı bu sisli dönemde hazırlanmıştı.

Amerika, feodal yaşayan Müslüman ülkelerin siyasi idarelerini yıkacak, federasyonlar bölerek, ülkemizde kurulacak kukla bir hilafetin idaresine teslim edecekti.
Bu projeden Türkiye, S.Arabistan, Mısır gibi ülkeler büyük pay kapacaklardı.

Ortadoğunun yeniden şekillendirilmesi, ABD’de hileli bir seçim sonucu ile hükumeti kuran yavru George Walker Bush iktidarı, İkiz Kule senaryosuyla, kendi kurdukları El Kaide örgütünün açtığı sözde Cihat savaşına “Haçlı Seferi” kararıyla karşılık vermiş, Afganistan, Irak, Libya, Sudan gibi ülkeleri işgal etmişti. Libya lideri Kaddafi’nin yaşlı ve bunak olması yüzünden Libya korunmamış ama iş Suriye’ye gelince Rusya tekrar “İkinci Kutup” olarak ortaya çıkmıştı.
Bundan önce de Şangay Beşlisi olarak bilinen Nato karşıtı bir Asya ülkeleri örgütlenmesini de gerçekleştirmişti. Çin de bu blokta yer almıştı.
Bu gün, Çin donanmasını Suriye limanına demirletmiş, Rusya’nın yanında durmaktadır.
1980 cunta çağının dünya şartları ile günümüz dünya şartları 180 derece terstir ve dünyanın yeniden yorumlanması gerekmektedir.
1947’de İngiltere’nin önerisi ile girdiğimiz NATO’nun Çin’e karşı verdiği ve bizi ilgilendirmeyen Kore savaşına 1952’de hala kayıpları açıklanmayan sayıda asker gönderip kırdırdık. Bu savaştan Kore dünya ekonomisinde bir güç olarak çıkarken, bize nakdi yardımı “oltaya taklımış balık olduğumuz” yorumu yapan D.Rockefeller gibilerin önerileriyle İkinci dünya savaşı artığı araç gereçlere razı olamay itilmişiz.
ABD-NATo karşıtı her gelişme Amerikancı siyasi ve askeri hainlerce kesilmiş, bu kesimlerin kendi saltanatları uğruna devletimiz de milletimiz de hiç bir ekonomik, sanayi gelişme elde edilememiştir.
Bu durumda Türkiye’Nin NATO ve patronu ABD’ye hiç bir borcu yoktur. Tabi, 1965’ten bu yana 50 yıldır onların iktidara taşıdığı, Müslüman ve Türk kısveli, dinci-kinci Ermeni, Rum siyasi iktidar ve sermayedarlar hariç.

ABD-NATO sadece kan dökmektedir.

ABD-NATO sadece kan dökmektedir.

Bu işbirlikçi sermaye ve siyasi yapılanma da şunu bilmelidir ki, dünya 1980-1990’ların dünyası değildir.
2011’den beri, “düşük yoğunluklu gerilla tarzı savaş yöntemleriyle” çökertilmek istenilen Beşar Esad rejiminin arkasında bu gün ABD’ye “duyunu umumiye anlaşması” imzalatmış, her gün askeri gövde gösterileri yapan ve bunu dünya televizyonlarına veren bir Çin ile,”Ben de varım” diyen bir Rusya durmaktadır.
1992’de Azerileri, 2008’de Gürcüleri kullanarak Rusya’yı Kafkaslardan uzak tutma çabalarındaki rolümüz yüzünden yıllarca kullnamadığımız doğal gaza para ödeyerek durumu idare ettik. Bu arada Hocalı soykırımları, Sakaşvili’nin kravat yemeleri de anı olarak kaldı.
Yalnız bu defa, Rusya ve Çin doğrudan bizi hedef almıştır. Son bir haftadır sürekli taciz edilen savaş uçaklarımız, ihlal edilen hava sahamıza bu gün iki defa 4,5 dakikalık radar kilitleme şeklinde tacizler olmuştur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel ziyaretleri kapsamında Belçika Başbakanı Charles Michel ile

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel ziyaretleri kapsamında Belçika Başbakanı Charles Michel ile

Hafta başından beri Almanya, Belçika gezen cumhurbaşkanımız, buralardan Rusları suçlamakta, ardından da “Türkiye gibi dostunu kaybetme” gibi alttan alan ifadeler kullanmaktadır.
ABD ve NATO, Suriye’de Beşar Esad rejiminde Rusya ile anlaşmışsa da hedeflerinden vazgeçmemişlerdir ve ABD başkanı Obama, İngiltere, Fransa artarda bu konuda açıklamalar yaptılar ve Fransa da Suriye’ye asker gönderme kararı aldı.
İş iyice çatallaştı.
Fuat Avni iddialarına göre cumhurbaşkanımız 13 yıldır çaldığı paraları emniyete almak için oğlu Bilal’ı İtalya ve Belçika’da yaşamak üzere paralarla gönderdi.
Gittikçe kötüleşen AKP’nin iktidar olmasının hayal olduğu günümüzdeki karışıklıktan olası bir “savaş kahramanı” çıkma hesabına giren cumhurbaşkanı ve partisi sadece hayal kurmaktadır.
Ülkenin bu güçlerle savaşa girmesi demek, bütün ülkenin, taş üstünde taş kalmayacak şekilde dümdüz olarak çıkması demektir.
Biz, elimizdeki kıytırık araç-silah, mühimmatlar ile veya para ile ABD ve diğer batılı ülkelerden alacağımız silahlar ile böyle eğreti bir savaşa girersek cumhurbaşkanı şunu bilsin ki, Sakaşvili Gürcistan’ından beter oluruz.
Savaş kararı vermek kolay ama onu durdumak zordur. Kendisi askerlik yapmamış, çocuklarını askerden kaçırmış bir cumhurbaşkanının başkomutanlığını da bu millet onaylamamıştır.
Onun orduyu ele geçirmesi yüzünden orduya da güvenin kalmadığı, şehit ailelerinin “beni de tutuklasan da…” diyerek bizzat cumhurbaşkanını sorumlu tuttuğu kitle psikolojisi içindeki bir milletle savaşa mavaşa girilmez.
Fazladan da, terör örgütü ile koalisyon halindeki cumhurbaşkanının partisinin arkasından kim savaşa gider ki?
Herhalde cumhurbaşkanı, partilileri ve devleti soyup zimmetine geçiren yavrucukları savaşacak değiller.
Bu millet girilecek olası bir savaşta bırakın size asker vermeyi, silah kuşanır size kurşun verir, haberiniz olsun.

Türkiye, 1924’de Stalin’in ülkemizi pazarlıkla İngiliz idaresine bırakmasını takiben önce İngiliz, 1947’den sonra da Amerikan idaresine girmiştir. Bize, dininizi komünistlere karşı koruyoruz, size demokrasi, zenginlik, refah vaat ettiler, aksine cuntalarla, anarşi-terörle insanımızı, gençlerimizi öldürdüler, tomurcuklarımızı kopardılar, ekonomi ve sabayi alanında sıfırı çektirdiler, ordumuzun donatılmasını engellediler. Biz NATO çetesine de ABD suç örgütüne de borçlu değiliz. Hatta alacağımız çok şey vardır, diğer ezilen milletler gibi.

Çin'in gövde gösterilerinden birisi

Çin’in gövde gösterilerinden birisi

1980’lerin dünya dengelerine göre hazzırlanmış 100 yıllık dünya düzeni projelerinin, 2015 dünya dengelerinde uygulanması imkansızlaşmıştır.

Büyük devletlerin ağzına bakıp projelerin uygulanmasında direnilmesi III.Dünya savaşını tetikleyecektir.

Birinci dünya savaşını bir asi, ikinci dünya savaşını bir onbaşı, üçüncü dünya savaşını da bizden bir takım çavuşu mu, kantin subayı mı (diplomasız yedeksubaylık nasıl oluyorsa) çıkartacaktır?
Takdir sizindir.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

1-http://www.milliyet.com.tr/cin-de-suriye-deki-savasa-giriyor-/dunya/detay/2127660/default.htm?utm_source=apsis-anp-3&utm_medium=email&utm_content=mailing&utm_campaign=gunluk_bulten

2-http://www.milliyet.com.tr/erdogan-michel-ile-ortak-aciklama/siyaset/detay/2127800/default.htm

3-http://www.milliyet.com.tr/rusya-dan-turkiye-ye-mesaj/dunya/detay/2127850/default.htm

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.