DEVLETÇİLİK OYNAMAYI BIRAKIP, DEVLET OLUNMALIDIR.

ANKARA PATLAMASINI ÇOK BOYUTLU DÜŞÜNMEK GEREKİR

 

Ankara katliamı

İlkönce patlamada yaşamını yitiren vatandaşlarımızın yakınlarına baş sağlığı, ölenlere rahmet, kalanlara sabır ve metanet diliyorum.
Son Suriye gelişmelerini takiben gerilen iplerin etkisiyle ülkemiz Ortadoğu bataklığına bir şekilde atılmak istenmektedir.
Rusya’nın Suriye’de ABD-C.I.A desteğiyle eğtim gören ve silahlandırılan terör örgütlerini vurması öncelikle ABD ve yandaşlarını ve ülkemizin siyasi iktidarını üzmüştür.
Cumhurbaşkanının başkanlığı elde edememesi, seçimlerde oy kaybına uğramasını takiben terör örgütüne saldırıya geçerek çözüm sürecini buzdolabına bıraktığını açıklaması asker-polis şehitlerin artmasına neden olmuştur.

Patlamada ölenler miting bayraklarıyla örtüldü

Patlamada ölenler miting bayraklarıyla örtüldü

Halk, 13 yıldır terör örgütü ile her şekilde anlaşan, örgütü resmen başıboş bırakan AKP hükumetinin birden saldırıya geçmesini, R.T.Erdoğan’ın başkanlığı kaçırmasının intikamı olarak görmektedir ve şehit yakınları “beni de tutukla” şeklinde tepkiler göstermektedir.
Gerginliğin bu şakilde artmasına rağmen, terör örgütü ve onun siyasi partisi HDP’nin ağzında barış çığlıklarıya gezerken terör örgütünün akıttığı kanların artması onların samimi olmadıklarının kanıtı olarak anlaşılmıştır.
AKP’nin yıllardır her seçimden önce bazı terör operasyonları yaptırıp faillerini yakalayıp oy devşirmede kullandığını bilmeyen yok.
Hafta içinde cumhurbaşkanı meşhur Kaç-AK Sarayında yılların mafyacısı olarak bilinen şahsı ağırlaması hoş olmamıştır.
Bu mafya kimlikli şahsın memleketi Rize’ye giderek düzenlediği halka açık mitinginde, oluk oluk kan akacağını, kandan nehirlerde insanların boğulacağını söylemesi düşündürücüdür.

Sedat Peker böyle dedi.
Bunların arkasından bu gün Ankarada düzenlenen mitingde iki bombanın patlaması, hükumetin resmi açıklamasına göre 86 ölü, 186 yaralı olduğu belirtildi.
Terör örgütünün televizyonlarında bombada kullanılan yola sıçramış ceviz büyüklüğünde bilyeler sürekli göz önüne serilmekte, olayda ölü sayısı 97, yaralı sayısı 400 olarak verilmektedir.
Olayla ilgili cumhurbaşkanı ve başbakanın tüm halkımızı olayın büyüklüğü nedeniyle sabırlı olmaya, kardeşliğe, birliğe davet etmeleri yapılması gereken bir davranışken, AKP milletvekili Aydın Ünal adlı bir şahsın, Ankara’da akan kandan dolayı muhalefet partilerini ve Doğan medyasını suçlayan ve onları “akan kanda boğulacaksınız” diye tehdit eden tweet’in okunması, hükumeti olayın merkezine oturtmaktadır.
Başka yorumlama olanağı yoktur.
Buna, ABD’li basın organlarından birinin yıllar önce yaptığı yayında “R.T.Erdoğan’ın Ortadoğu’daki bütün hükumetleri tasfiye etme ve bölme görevi olduğu buna ülkemizin de dahil olduğunu yazmasına, 13 yıldır yapılan uygulamaların örtüşmesi de eklenebilir.
Bu kadar insanın faci şekilde öldürülmesine neden olan böyle bir katliamın faili olarak resmi hükumetin ve cumhurbaşkanının uluorta basına konu olan yukarıda adları geçen uygunsuz kişilerle ilişkisine kendi milletvekilinin tehdit dolu açıklamaları da eklendiğinde olayın başka failinin aranmasına gerek görülmemektedir.
Ama, birileri bu şartları kullanarak içeriden veya dışarıdan bir örgüte bu işi havale ederek ülkemizi kaosa sokmayı hesaplamış olamaz mı?

Rize sedat peker

Sedat Peker Rize’e AKP’ye oy istedi

Ülkemizi Suriye’de Rusya ve Çin’e karşı savaşa sokmayı amaçlayanların işi olamaz mı?
Terör örgütünün kadın gerilla eğitim kamplarını belgesel yapıp yayınlayan bazı devletler b u işte rol almış olabilirler mi?
Terör örgütü böyle bir patlamayı Kürt Halk isyanına çevirmeyi hesaplamış veya hesaplamaya zorlanmış olamaz mı?
KCK, bu olaya rağmen eylemsizlik kararı aldığını açıklamıştır. Terör örgütü şimdilik eylemlerini “saldırı olmadıkça” durdurduğunu bildirmiştir. Olaydan da cumhurbaşkanı ve partisini sorumlu tutan yayınlar yapmaktadırlar.

Ağırlıklı olarak hükumetin ve cumhurbaşkanının zan altında bulunduğu bu korkunç cinayetlerin faillerini bulmak da hükumet olan kendilerinin görevidir.
Bu olay cumhuriyet tarhimizin en büyük olayı olarak yorumlanmaktadır ve kolay kolay üstünün kapatılma olanağı da yoktur.

ÖNCEDEN BİLENLERİ
Herkesin sağ duyulu davranarak olası bir macera içine halkımızı sürüklemekten kaçınmalıdır, haza gelmekten veya getirilmekten kaçınmalıdır.
Ege deniiznde 150 kadar küçüklü büyüklü adamızın Yunan ordusunca işgaline ses çıkaramayacak, Kıbrıs’ı “ver kurtul” siyasetine te4slim edecek kadar aciz, halkının güvenini yitirmiş bir cumhurbaşkanı ve partisinin zayıflıkları, ülkemizinde zayıf olarak yorumlanmasına neden olmaktadır.
AKP-HDP seçim hükumetinin zayıflığını fırsat bilerek bir takım güçlerin bir sabotajı da oloabilmesi mümkün olabilecek bu korkunç eylemin devletin ilgili organlarınca kısa sürede çözülmesi şart olmuştur.

Olaydan 10 saat önce bir zatın attığı tweet ile “Ankara patlayacak, ışid yapamaz mı” gibi sözlerle olayı bilmesi, emniyet ve yargı mensuplarınca soruşturulmalıdır.

Bu adam nasıl bildi?

Bu adam nasıl bildi?

Öfkeyle kalkan zararla oturur deyişini ilke edinelim ve sabırla olayın sonuçlanmasını bekleyelim.
Doğrudan siyasi idareyi de suçlamanın şimdilik pek faydalı olduğunu düşünmüyorum. Cumhurbaşkanı ve AKP’nin de ilişki kurdukları kişileri doğru seçmesi, “devletçilik oynamayı” bırakıp ”devlet olmayı” tercih etmeleri gerekir.
Milletçe başımızı sağ olsun.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.