CEMAAT MEDYASINI İZLİYORUM VEEE…!

Cemaat medyasını izliyorum kendi kanallarından, diğerlerinden.
Feryat figan çığlıklar içindeler, kendilerine yapılanın haksızlık olduğunu vurguluyorlar.
“Hukuk herkese lazım olur” diyorlar.
Ne kadar doğru.

Dünün iftiracısı, bu günün mağduru.

Tarık Toros. Dünün iftiracısı bu günün mağduru!

Ama, kanalın kapısına gelmiş polislere, kayyumlara direnen Tarık Toros’u görüyorum.
Kanalın en yetkilisi olmuş, yırtınıyor.
Haklı mı haklı.,
Ama,aynı Tarık Toros’un 2013 yılına kadar “E.T.Ö. Ergenekon Terör Örgütü diye bu ordunun subaylarını, aydınlarını asılsız iddialarla nasıl mahkum ettiğini de hatırlıyorum.
7/24 bu masum insanlara nasıl saldırdığını herkes biliyor.
O zaman biz de diyorduk;
“Yapmayın, hukuk herkese lazım olur” diye.
Oldu da.
Hem de, yoldaşları tarafından mağdur edilmenin acısını yaşıyorlar şimdi.
Kına mı yakalım?
Hayır, yapılan haksızlıktır, ama, cemaatin, daha 1985’lerden itibaren sadece Polis Akademisinden “Alevi” diye ya da cemaat toplantılarına katılmıyor diye Polis akademisinden, Polis okullarından attığı gençlerin sayısı belli değil.
Bunlar görebildiklerimdi.
Ya göremediklerim?

Güç zehirlenmesine uğrayıp, kendinize zararlı gördüğünüz insanları cemaat toplantılarında hedef göstermenizi mi sayalım?

Hedef aldığını muhaliflerinizin çocuklarını intihara sürükleyecek aşklı, uyuşturuculu, intihara sevk eden tezgâhlarınızı ve sayalım?

Bunlar da duyduklarım veya şahit olduklarım.

Açıkça, Masonlar gibi “Hizmet hareketi aleyhinde yazan, çizen kim varsa başına muhakkak bir bela gelmiştir ve gelecektir!” diye malum Tv. kanallarınızdan halkı tehdit etmenizi mi sayalım?

Hangi suçunuzu sayalım?

Şurası kesindir ki suçlusunuz!

Millete verdiğiniz zararlar yüzünden özür dilemelisiniz.

Evlatlarını kaybeden ebeveynler, babalarını kaybeden evlatların ahları var üzerinizde.
Bunca zenginliğe Kenan Evren ve Turgut Özal’ın açtığı kapılar sayesinde ulaştılar.

Hiç bir tarikatın hele hele “Ermeni milliyetçiliği” yapıp da “Türk ve Müslüman maskesi giyen “ayrımcı-bölücü” bir cemaatin bu kadar büyütülmesinin çoktan engellenmiş olması gerekirdi.
Ama olmadı.
Şimdi, kol kola gezdikleri Rum ortaklarınca tasfiye ediliyorlar.
Yıllarca yazdım.
“Rum Ermeni’yi sevmez, tarih boyunca böyle olmuştur, Ermeniler soykırıma uğratılmıştır, Siz de tasfiye edilirseniz şaşırmayın” diye.
Dinlerden yola çıkarak yaptığım tespitlerin ispatlanması bir ömür almadı.
On bir yıl sonunda gerçekleşti.
Şimdi tiyatroyu seyrediyoruz.
Zevksiz, kin ve nefret kokan bir tiyatro.

Oysa hepimiz aynı topraklara ayak basıyoruz.

Bu topraklara hep birlikte sahip çıkmak için enerjimizi kullansak, dini, ırki ayrım yapmadan herkese toprağın bereketinden pay versek fena mı olur?
Ama olmuyor.

İlle de kıyışmalar, yiyişmeler olacak, mağduriyetler yaşanacak, eski yaraların kabukları sökülecek, kinler bilenecek.
Bir yerlerde bırakalım şu uğursuz lanet düşmanlığı olmaz mı?
Dağıtın mallarınızı gerçek sahiplerine yani millete.
Kazanın halkın sevgisini.
Unutalım, köken, din ırkçılıklarını.
Hep beraber yürüyelim parlak bir istikbale.
Yoksa, dün siz, bu gün Rumlar, yarın diğerleri, böyle gidecek.
Bu topraklar tomurcuklarını hep verecek, asla bağımsız olamayacak.

Her türlü ayrımcılığı kaldırıp, milletleri ayırmadan, herkese insan olduğu için saygı duyarak hakkını verelim ve milletçe yürüyelim parlak bir geleceğe?
Takdir sizindir.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.