BAŞKANLIK VE İKİ PARTİLİ MECLİSE DOĞRU

Yıllar önce, “Demokrasinin beş parmağı” başlıklı bir makale yazmış, bunda ülkemizde beş partili TBMM düzeninin ABD’ce dayatıldığını, iki partili ABD’de ise asla koalisyon sıkıntılarının bu yüzden yaşanmadığını yazmıştım.

O zamanlar tek muhalif kanal olan Ulusal Kanal’da bu yazım ağır biçimde eleştiri almış, tek parti diktatörlüğü ile devletin demokrasiden uzaklaşmasının, şeriat rejimine geçişin kolaylaşmasına sebep olacağı öne çıkartılmıştı.

01 Kasım 2015 Seçim sonuçları haritası

01 Kasım 2015 Seçim sonuçları haritası

Ben siyasal bilimci olmadığımdan dolayı bu konuda belki hata etmiş olabilirim ama, 1965’ten sonra başlayan bu beş partili rejimin de ülkeye bir şey vermediği de ortadaydı. Bizi içinde bulunduğumuz çıkmaza da o yapılanma getirmişti.

Neyse, bu yazımı birileri zamanın başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletmiş, araştırmışlar ve “   iki partili rejim” istediğini de o zamanlar ilan etmişti.

Karşı çıkmalar artınca, Irak, Somali, Libya olayları da üstüne gelince de konu unutulmuştu.

Ama bu son yapılan 01 Kasım 2015 genel seçim sonuçlarına bakınca MHP’nin “Hodri meydan” diyerek Haziran seçimlerinin sonuçlarının belli olduğu anda erken genel seçim istediğini açıklayan Devlet Bahçeli’nin bu seçimlerde %4 oy kabına rağmen 80 millet vekilinden 40’ını kaybetmesi bana devletin bu “iki partili Amerikan siyasi sistemine” doğru yol aldığımızı hatırlattı.

2002 ANAP-DSP-MHP koalisyonunu gerek yokken “Hodri meydan” diyerek bozan, ülkeyi erken seçime sürükleyen Devlet Bahçeli’nin son “Hodri meydan” ilanında halk tabiriyle “resmen 40’ı sayması/boğulması” ile sonuçlanmıştır.

Devlet Bahçeli işbirlikçi ve gaz alıcı olarak iyi çalıştı. Mezara giderken de gaz almaya devam edeceğine eminim.

Devlet Bahçeli işbirlikçi ve gaz alıcı olarak iyi çalıştı. Mezara giderken de gaz almaya devam edeceğine eminim.

Her zaman AKP’yi en acımasız şekilde eleştireni Fethullah Gülen’in çilekeş evlenmeyen rahibi olduğu öne sürülen Devlet Bahçeli’nin, her sıkıştığında AKP’ye destek olması yüzünden adı “İstepne” ’ye çıkması da göz önüne alındığında, MHP gibi ırkçı bir partinin gereksizliği nedeniyle AKP’ye katılacağı, seçim öncesinde CHP+DTP+Gülen Cemaati+PKK zaten birleşerek “Ermeni dinler ve mezhepler koalisyonunu” oluşturarak, iki partili siyasi sistemin bir kanadını oluşturmuştu.

Ortodoks Hristiyan Süryani+Ortodoks Yahudi Şemsi-Yakubi Haredim Yahudi mezhebi dönmelerinin elinde bulunan ve “Sünni Müslüman” maskeli dinci-kinci kriptoların temsil edildiği kısaca “Rum koalisyon partisi AKP” de iki partili siyasal sistemin bir kanadını temsil eder hale şimdiden oluşturulmuştur.

Cebren ve hile ile aldıkları oylarla 2019 yılına kadar iktidar yetkisi alan Rum koalisyon partisi AKP, Atatürk’ün bağımsızlık savaşını başlatmak için Samsun’a çıktığı 19 Mayıs 1919’un 100. yılında, emperyalizmin 100 yılda bir dünya haritasına şekil verme geleneğince önce Kürdistan’ın (Ermenistan ve İsrail), Süryanistan’ın özerkliklerini ilan edecek, çıkarttığı büyük şehir yasası babında önce “8” eyalete sonra da R.T.Erdoğan’ın yıllar önce ilan ettiği gibi“36” vilayete bölme işlemini gerçekleştirecek, 2023’te de Türkiye Cumhuriyetinin ruhuna fatiha okutarak yeni Bizans federe devletini ilan edecektir.

Bu rejim, 1991’de yayınlanan meşhur Huntington’un Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesi gereğince, İstanbul’da büyük devletlerden oluşan bir komisyon gözetiminde çalışacak, bir Halife/Padişah tarafından yönetilecek Ankara veya İstanbul’a taşınabilecek bir “çift partili dinci siyasal rejimi” öngörmektedir.

Biz de onların bu güne kadar muhalefet yaptıklarını zannettik değil mi? Oysa onlar el birliği ile el altından yeni düzenin temellerini atıp duvarlarını ördüler.

EKMELEDDİN İHSANOĞLU

Gregoryen Ermeni dönmesi Ekmeleddin İhsanoğlu. (Müslüman Sünniler gibi günde beş vakit anamaz kılan Gregoryen Ermenilerin kullandığı adlardan Ekmeleddin, Seyfeddin, Feyzullah gibi adlardan birisi bu zatın adıdır.)

“Ilımlı İslam” adıyla tanıtılan bu yeni düzenin, CHP ve MHP’sinin cumhurbaşkanı adayı, eski İslam Ülkeleri Birliği başkanı Yozgatlı Gregoryen Ermeni dönmesi Ekmeleddin İhsanoğlu’nun TRT’de 15 gün kadar önce yayınlanan bir belgeselde dediği gibi “Amerika, 2.Dünya Savaşından sonra kendi protestan Amerikan dinini dayatmaktadır” ifadesinde de açıklandığı gibi, Hristiyanlaştırılmış bir İslam şeriatı ile tanışacağız.

Zaten, bu projenin “eş başkanı” olduğunu ilan eden cumhurbaşkanı R.T.Erdoğan da muhtemelen Halife/Başkan veya Padişah olarak her şeyin başında olacaktır.

 

Yeni dönemde, geçen 13 yıllık hükumet uygulamaları ile hazırlıkları yapılan devletin tarım dahi tüm üretim faaliyetlerinden çekilmesi, sadece, paralı askerlerden oluşan bir koloni ordusu, halka her türlü hükumet uygulamasını hazmettirecek askeri nitelikli, daha ağır silahlandırılmış ve geniş yetkilendirilmiş polis teşkilatı ile bir zulüm devletinin kurulmasında son aşamaya getirilmiş bulunuyoruz.

Dokuz yıldız yazarak, 12 yıldır haber yorum şeklinde yazarak bunları anlatmaya çalışanların artık sözlerinin bittiği yere gelmiş bulunuyoruz.

Millet veya bir takım zümre seçim sonuçlarıyla oynayarak tercihini yapmış, yapacak bir şey kalmamıştır.

Bundan sonrası bir süre iyi bir gidişat görünecek, 2019 genel seçimlerinden de galip çıkması sağlandıktan sonra her şey meydana çıkacaktır.

Gerisine katlanmak ta hepimizi kaderi olacaktır.

Mevcut devlet yıkılacağından, yıllarca çalışıp emekli olanlar, emeklilik için bekleyenler ve devlete güvenenler başta olmak üzere herkes mağdur olacak, 2023’ten sonra çocuklarınız Amerikalılara, Avrupalılara aynı Filipinler halkı gibi “Baba” diyecekler, erkek ve kızlarını fahişelikten başka iş bulamayacaklar.

İki partili Ermeni-Rum siyasi yapılanması da el birliği ile sizi ezebildiği kadar ezecektir. Ezmezlerse boğazlardaki büyük devletlerin temsilcileri onlara kızacaktır zira.

Ben haksız çıkmaya razıyım da haklı çıktığımda da sizin bunun doğru mu yanlış mı olduğunu ayırt edebilecek kadar ahlakınız da kalmayacaktır.

Çünkü şartlar şimdiden zorlamaktadır.

Ortalıkta eskiden genç fahişeler vardı şimdi 50-60’lık fahişeler dolaşmaya başladılar.

Bu resim, sürü psikolojisi adını taşır. Hzç Muhammet'in, kıyamette Müslümanlar benim bıraktığım dini terk edecek, Hristiyanların ardına düşecek, onlar kertenkele çukuruna girse Müslümanlar da girecek" hadisinin de resmidir.

Bu resim, sürü psikolojisi adını taşır. Hzç Muhammet’in, kıyamette Müslümanlar benim bıraktığım dini terk edecek, Hristiyanların ardına düşecek, onlar kertenkele çukuruna girse Müslümanlar da girecek” hadisinin de resmidir.

İki partili siyasi Protestan Hristiyan ağırlıklı, adı İslam olan rejiminiz şimdiden hayırsız olsun.

Haydi kolay gelsin.

Alaeddin Yavuz/

Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

Demokrasinin Beş Parmağı;http://keykubat.blogspot.com.tr/2008/08/demokrasinin-be-parmai.html#axzz3qMF5bI8g

 

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.