FRANSA’NIN ÇOCUĞU IŞİD FRANSA’YI VURDU MU?

Dün gece meydana gelen Paris şiddet olayları, başta Fransa milli maçının oynandığı Fransa milli stadyumu çevresinde patlatılan iki bomba dışında beş ayrı yerde bombalıi silahlı saldırı olayları ve Cataclan konser salonunda 100 kadar rehine alınması ve bu rehinelerin çoğunun kurtarma operasyonu esnasında öldürüldüğünün bahsedilmesi akıllara komplo senaryolarını getirmektedir.

Başından beri bir komplo teorisi ürünü olan El Kaide’nin Afganistan’dan kaçırılıp, işgal altında parçalanmış Irak’ta üslendirilmesinden sonra, işbirlikçiliği deşifre olmuş El Kaide’den türetilen Irak Şam İslam Devleti adlı IŞİD terör örgütü Irak, Suriye ve kuzey Afrika ülkeleri ile biz de musallat edilmiştir.

ABD başkanı II. G.W.Bush’un petrol ortağı Suudi Usame ailesinin yaramaz çocuğu Usame Bin Ladin (Dinsiz) e Afganistan’da kurdurulan El Kaide üzerine yıkılan 09 Eylül 2001 New York İkiz Kule operasyonunun ABD derin istihbaratı ve binanın dinamitlenmesi işinin de G.W.Bush’un kardeşinin işlettiği binanın güvenliğini sağlayan güvenlik şirketince gerçekleştiği belgeleninceye kadar ABD ve 22 NATO çetesi, Afganistan, Irak, Somali, Sudan, Etiyopya, Libya ve öteki Afrika ülkelerini işgal etmiş, 100 yıllığına doğal kaynaklarını kendisine bağlayan anlaşmaları da yapmıştı.

Elan da Yemen’de hedeflerine ulaşmak için bu ülkeyi Suudi Arabistan’a her gün bombalatmaya devam etmektedirler.

IŞİD de bu konuda, üstüne düşeni yapmaktadır.

Dün olan Paris patlamasını aynı 2001 İkiz Kule olayını “Müslümanlar bize cihat ilan etti, biz de Haçlı Seferi ilan ediyoruz” diyen G.W.Bush’un yolunda giderek, işgalci batı NATO çetesi olayı İslamofobi oluşturmakta kullanacaklar ve halkını haçlı seferine ikna etme aracı yapacaklar.

Bu kurbanlar boşuna değildir.

Olayı belki IŞİD değil, Fransız istihbaratı da yapmış olabilir.

Zira IŞİD, Fransa cumhurbaşkanı Hollande’nin suçlamasından çok sonra olayı üstlendi.

Burada pazarlık da olabilir.,

Şimdi, IŞİD’in kuruluşundan büyütülmesine Fransa’nın IŞİD’e verdiği hizmetlerin tarihçesine bir bakalım. Yazılar alıntıdır:

Yazı Oda Tv adlı İnternet haber sitesinden alıntıdır;

IŞİD’in atası: Fransız lejyonu

17.10.2014 14:18

Yabancı Lejyon (Fransızca: La Légion étrangère), Fransız Kara Kuvvetlerine bağlı olup yabancı uyruklular ile oluşturulan düzenli birlikleri.

Napolyon Savaşlarında Fransa’nın nüfusunun azalmış olması ve Cezayir Savaşında kayıpların çoğalmasından dolayı 10 Mart 1831’de Louis-Philippe’in kararıyla kurulmuş.

Cezayir’de Fransız Lejyonerleri
Müslüman kafası kesiyor.

Birinci ve ikinci Abdülkadir Savaşı, Kırım Savaşı, Meksika’ya saldırı, Çin-Fransız Savaşı, 1. Dünya Savaşı, Hindiçini Savaşı, Cezayir Bağımsızlık Savaşı ve son olarak Körfez savaşında çarpıştılar.

İçlerinde Cezayir’den Fas’a, Türkiye’den Letonya’ya kadar 36 ülkeden paralı asker vardı. Fransa’nın (şimdilerde ABD yancılığıyla idare ettiği) emperyalist döneminin son araçları idi bu katiller sürüsü.

Fransız ordusuyla birlikte, 1954 – 1962 yılları arasında Cezayir’in bağımsızlık savaşında resmi rakamlara göre 250 bin, resmi olmayan rakamlara göre ise 1 milyondan fazla insanı öldürdüler.

Yukarıdaki fotoğraflar işte o dönemde yaptıkları vahşi katliamlardan. Kendileri hatıra fotoğrafı olarak çektirmişler. Cezayirli mücahitlerin başlarını kesmişler, poz vermişler, kellelerin ağzına cinsel organları tıkmışlar.

İşte IŞİD’in Batı emperyalizminin bir aracı olduğuna en somut kanıt.

1959’da kelle kesen emperyalizm, 2014 yılında yine kelle kesiyor. Pardon kestiriyor!

Emperyalist döneminde İngilizlerin Nepalli Gurka birlikleri de ellerindeki palalarla düşmanların kellesini keserdi.

Lejyonerler, Müslüman kafalarıyla poz veriyor

ABD’nin Black Water denen kapitalist lejyonerleri de Irak’ta benzeri vahşete imza attı. Bunlardan birini hiç unutmuyorum, araçta giderken etrafa ateş açıp eğleniyorlardı. Bir sürü sivili öldürüyorlar ve çığlıklar atıyorlardı.

Irak ve Suriye’deki son çatışmalardan gelen görüntülerde ise IŞİD militanları yine Black Water katilleri gibi araçlarından sokakta gezen sivil Şiilere ateş açıp masumları öldürüyordu.

Şimdi ise kendi yarattıkları IŞİD katillerini tasfiye için yeniden bir haydut ordusu kuruyorlar.

Konya’da eğitilecek 2 bin kişiden söz ediliyor.

Anayasa ve uluslararası hukuka kökten aykırı.

Cezayir’deki katliam da aykırı idi.

Ama Tayyip Erdoğan’ın en çok sevdiği lider olan Adnan Menderes yönetimi o zaman BM’de Fransız hükümetinden yana oy kullanmıştı.

Oysa Cezayirli mücahitler bağımsızlık savaşında Atatürk’ü örnek alıyordu.

Şimdi de farklı değil.

Cezayir’de vatanını savunan
Müslümanların kafaları

Bölgede emperyalizme karşı savaşan Suriye’yi arkadan bıçaklamakta ısrarcı Menderes’in çocukları.

Kelle kesmek ise emperyalist terörün alameti farikası.

İster IŞİD, ister PKK, ister ÖSO, ister Hamas, ister Nusra…

Katar’ı, Ürdün’ü, İsrail’i, Suudi Arabistan’ı ve diğerleri!

Hepsi de emperyalizmin lejyonerleri.

Hüseyin Vodinalı

Odatv.com

Açıklama; Haberlerin linkleri (Bu haber ve alttakisi) zamanla internet haber siteleri bilgisayarlarında boş hafıza yaratmak için bu haberleri kaldırdıklarından, verdiğimiz linkler sürekli körelmektedir. Bunu önlemek için aynen kopyalanmışlardır. Ayrıca bu blog ücretsiz olup, halkı bilgilendirmek amacını taşımaktadır. Alaeddin Yavuz.

http://odatv.com/isidin-atasi-fransiz-lejyonu-1710141200.html

Şimdi bir başka,Haber3.com haber sitesinden alınan haberde Fransız Lejyoner ordusunun generalinin patlayıcı uzmanı sonradan da üst mevkilerdeki bir komutanı oluşunu okuyalım;

IŞİD’İN HAYALET KOMUTANI FRANSIZ ÇIKTI

IŞİD’in en önemli komutanlarından biri Fransız bir general çıktı. IŞİD’e tüm Batılı savaş taktiklerini bu komutan öğretiyor…

Dünya» Ortadoğu » 08.10.2014 08:41

http://www.haber3.com/isidin-hayalet-komutani-fransiz-cikti-2941235h.htm#ixzz3rTeIqyTJ

Fransa’nın en önemli generallerinden birinin IŞİD’e katıldığı ortaya çıktı. Avrupa’nın farklı ülkeleri için çalışan istihbarat mensuplarının verdiği bilgilere göre Fransız istihbaratının özel biriminde general rütbesiyle görev alan bir isim geçtiğimiz aylarda IŞİD’e katılıp en önemli isimlerinden biri haline geldi.

ABD ve İngiltere’de eğitim alan çok özel yeteneklere sahip olan bu isim için tam bir ‘hayalet’ benzetmesi yapılırken, ajanın kimliği hakkında bilgi verilmedi.

FRANSA İÇİN HİZMET VERİYOR

IŞİD’in içinde ve bölgede haber kaynakları olduğunu bildiren Avrupalı istihbaratçılar bir efsane haline gelen ajan için, “Aslen Arap asıllı. Bu yüzden Arapça’ya çok hakim. Aynı zamandaAfganistan’da Fransız Ordusu adına taktisyen ve patlayıcı uzmanı olarak görev aldı. Şimdi de IŞİD birliklerine Batılı savaş taktiklerini anlatıyor” ifadelerini kullandı. Başka bir ajan ise Fransız general için “Bir dönemi beş adamıyla birlikte özel görevler alıyordu. Bir binanın alınması gerekiyorsa beş adamıyla gidip o binayı alıp geliyorlardı. Şimdi çok daha üst düzey görevler yapıyor” bilgisini verdi.

ABD ONU ÖLDÜRMEK İSTEDİ

Rus bir ajan ise Fransız hayalet için “O Fransa için çalışıyor. Yanında Fransız ordusundan başka alt düzey askerler de var. Başlarda tüm koalisyon adına çalışma yapıyorlardı. Ama sonra Fransız çıkarlarını öne sürdüler. Bunun için ABD güçleri onu öldürmek için özel hava saldırıları da yaptılar ama başarılı olamadılar. O hala hayatta” diye konuştu. Bir başka Avrupalı istihbaratçı da “Fransızlar, IŞİD’ın politikaları ve hareketleri hakkında önemli bilgi alıyor. 25 Eylül günü Paris’te Elysee Sarayı’nda Fransız istihbaratı DGSE Başkanı Bernard Bajolet ondan aldığı bilgilerle Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı’na bilgi verdi. Savaş kabinesi bu bilgiler doğrultusunda hangi adımları atacaklarını belirlediler” diye konuştu. İspanyol El Pais gazetesi ise IŞİD’in içinde bin 600’ü batılı lejyonerlerden oluşan bin 700 kişilik özel bir birimin olduğunu iddia etti.

LEJYONER KOMUTAN

Fransız generalin de lideri olduğu iddia edilen bu ordu IŞİD’in ilk günden beri aldığı Rakka, Musul,Kerkük, Ramadi, Mumbuc, Deyr Ez-Zor gibi bütün kentlerin düşmesini tek başlarına sağladı. Ardından buraların yönetimi IŞİD’e katılan diğer kişilere ve Sünni aşiretlere bırakıldı. Gazete, Kobani’ye de hayalet general komutasındaki bu grubun katılacağını bildirdi.

YALNIZ DEĞiL

Avrupa ülkelerine ait istihbarat birimlerinin adamlarına göre IŞİD içinde çok sayıda Batılı ajan bulunuyor. Bunların arasında İngiliz ve Fransızlar’ın sayıları bine ulaşıyor. İstihbaratçılar IŞİD içinde yükselen hayalet Fransız generalin de emrinde eskiden Fransız ordusu mensubu olan birçok adam olduğunu söyledi. Bunlardan biri de IŞİD’e katılıp Ebu Qetada ismini alan eski bir Fransız yüzbaşısı. Hayalet general yakalanmamak adına Ebu Qetada gibi isimleri öne çıkarabiliyor. Ama genelde emrindeki bu askerleri daha çok saha bilgisi toplamak ve detaylı istihbarat edinmek için kullanıyor.

Yukarıdaki haber ve araştırma yazılarında görüldüğü gibi, Fransa, kendi ürettiği şımarık, haşarı çocuğunu hedef ezilen milletleri vurmakta kullandığı yetmiyormuş gibi, kamuoyunda”İslamofobi/İslamkorkusu” yaratarak kamuoyunu küresel işgal savaşına ikna edebilmek için kendisini vurmaktan, vurdurmaktan çekinmemektedir.

Fransa’da ölen masum insanların ölümlerinden, dul kalan eşlerden, yetim kalan çocuklardan Fransız siyasetçileri en başta sorumludur.

Hesabını sormak ta Fransız halkına kalmıştır.

Diğer hedef ülkelerde milyonlarca ölen ve geride kalan yetim, öksüz ve dulların da sorma hakları vardır.

Suçlu, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa ve onlarla birlik olan 22 NATO ülkesi sömürgeci çete devletlerdir.

Fransa olayını muhtemelen diğer Avrupa ülkelerindeki olaylar takip edecek ve bu olayların failleri de IŞİD ve son göçlerle Avrupa ülkelerine yerleştirilen göçmenler gösterilecektir.

Bütün dünya halkları bu çetenin oyunlarına karşı uyanık olmak, gereksiz yere başka milletlere kin besleme hatasına düşmekten kendilerini korumalıdırlar.

Korumazlarsa, kendileri bilirler. Sonunda onları da ballı kaymaklı, çalışmadan yiyip yatma olanakları verecek bir cennet beklemeyecektir. Aksine, kanlarını bu çetenin hırsları ve çıkarları için dökmeleri istenecektir.

Küresel NATO çetesi, 100 yıllığına yeryüzünün siyasi haritasına şekil, dinlerinin Protestan Hristiyanlığına dönüştürülmesine hız, 100 yıllığına da yeryüzü milletlerinin doğal ve emek kaynaklarının sömürülmesine de zemin hazırlamaktadırlar.

Bu iş için de bu sömürgeci ve hedef ülkelerin evlatları başta olmak üzere herkes sadece kan dökerken, küresel sermaye sahipleri de televizyonlardan, yazdıkları senaryonun aşamalarını heyecanla seyredeceklerdir.

Bunlar alet olmak da olmamak da halkların elindedir.

Emperyalizm, kendi çalıp kendisi oynuyor, biz hedef halklar, kirli oyunlarına niye alet olalım?

Takdir okuyanındır.

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.