PARİS KATLİAMI BATIYA EMPATİ YAPTIRACAK MI?

15.yüzyılda Ümit burnunun keşfinden Amerika kıtalarının keşfine uzanan büyük keşifler ile büyüyen, zenginleşen Avrupa, aynı yüzyılda sıkıştırıldığı Osmanlı-Endülüs ve Atlantik Okyanusu kıskacından çıkmış, yeryüzünü arkadan dolanarak, kendisini sıkıştıran doğu medeniyetini tuş etmiştir.

Yedi Kıtalı Dünyamız

Yedi Kıtalı Dünyamız

Roma-Cermen imparatorluğunun oluşturduğu Hristiyan Ülkeler koalisyonu ile hareket etmeleri bu işte onlara büyük güç kazandırmıştır. Zira, doğu toplumları ise batı işgaline karşı bireysel olarak savaştıklarından yenilmişlerdir.

Bu yenilgi onların soykırımlardan dinlerinin değiştirilmesine, özgürlüklerini kaybetmekten köleleştirilmelerine hatta hayvanat bahçelerinde sergilenmelerine kadar uzanmıştır.

Adil görünmek isteyen batı, işgal ettikleri milletlere iş güçleri karşılığında üzret ödemiş, Osmanlı’dan, Hindistan’dan aldıkları afyon ile uyuşturucu bağılılığı yaratarak da bu milletleri pasifleştirip soymuştur.

Bu kadar zalimane, insanlık dışı dayatmalarla soydukları milletlerin zenginlikleri üstüne kurdukları yeni yaşam biçimine de “Batı Medeniyeti(!)” adını vermişlerdir.

Yeryüzünün tümüyle işgal edilip Batı toplumlarının sömürgesi ilan edildiği 20.yüzyılın ikinci yarısında tek kudret olan Amerikan İmparatorluğu, 19.yy. kalıntısı “vahşi emperyalizm” ilkelerini kaldırmış, yeryüzünde yeni devletler üretmiş, onlara “demokrasi adalet “ getirdiğini idda ederek kendi kuklalarını da başlarına yönetici olarak getirmiştir.

Avrupa ülkeleri de bundan nasiplerini almışlardır.

1991’e kadar, el altından desteklediği SSCB, ÇİN gibi ülkelerin “din karşıtı” rejimlerini öne sürerek, “Komünizm gelirse dininiz elden gider, ben dinlerinizin de koruyucusuyum” bahanesiyle başta Müslüman ve Hristiyan ülkelere kendi Masonluk temelli “Protestan Amerikan hristiyan Mezhebi “ilkeleri esasına göre hazırladıkları yeni dini “Ilımlı İslam, DXinlerarası Diyalog” adlarıyla dayatmıştır. Katolik ve diğer Hristiyan mezhepleri de buna dahil edilmiştir.

Sözde dindar devlet adamları, Amerika’nın “dinin koruyuculuğuna güvenmekle” kendi dinlerinden de olduklarını fark edememişlerdir.

Bunun tek sebebi ise, bütün Müslüman ülkelerde, o ülkenin mezhebine uygun Ortodoks Hristiyan ve Ortodoks Yahudilerinin “Müslüman kimliğinde” devletlertin siyasi, dini, askeri, ekonomik kurumlarının başına getirilmesidir.

Birleşmiş Milletler'in sözü geçen "Beş" üyesi vardır. Yakın zamanda başbakan iken Recep Tayyip Erdoğan bu konuyu çok eleştirmiştir.

Birleşmiş Milletler’in sözü geçen “Beş” üyesi vardır. Yakın zamanda başbakan iken Recep Tayyip Erdoğan bu konuyu çok eleştirmiştir.

Örneğin, 1950 sonrası Türkiye’de iktidar, Ortodoks Yahudi, Hristiyan ile Yezidi Kürt ağırlıklı devşir meler ile, 1813’te Osmanlı’dan çıkan Kırım’dan Kafkasya’ya uzana coğrafyada yaşayan Çerkez, Çeçen,Abahaza, Gürcülere İngilizlerin kabul ettirdiği Vehabi dini mensupları olan bu halkların 20.yy. başlarına kadar İngiliz çıkarları için savaşırken anayurtlarından kovulup Osmanlı’nın başına yıkılan, Osmanlı’nın Müslüman dahi saymadığı İngiliz işbirlikçisi Kafkasyalılar da bu iktidara ortak edilmişlerdir.

Muhalefete de Yahudilerin kendilerinden saymadıkları Bagratuni-Sabetayist Yahudi Ermeniler getirilmişlerdir. Bunların belirli bir kesimi “Kürtçülük” adı altında hala devleti bölme görevlerini yürütmektedirler.

Diğer Müslüman ülkelerde ise, Hint Müslümanlarına İngiliz dini olan, Emevi ağırlıklı Hint Ahmedi Kadıyaniliği, İran’da Bahailik, Ortodoks Yahudilik, Suriye’de Nasturilik, Irak’da Sünnilik (Şiileri ezmek için), Mısır’da Kıpti, Nasturi ve Ortodoks Yahudilik ile bunların Müslüman görünenleri olan Selefiler, Suudi Arabistan’da da Vehhabilik, Ürdün’de Süryanilik şeklindedir.

Bu durumda, Müslüman görünümlü gayrimüslümlerin idaresine teslim edilmiş, işbirlikçi devlet yapılanmaları ile on yıllardır fark ettirmeden bu idarelerce Hristiyanlaştırılan Müslüman toplumların batıya karşı “CİHAT” ilan etmeleri olanaksızdır.

Efendim IŞİD (ISIS/DAİŞ) ediyor.

BATI EMPATİ YAPMALI

Biri bana desin IŞİD diye bir devlet var mı? Böyle bir devlet yoksa kim hangi sıfatla kendisini Müslümanların önderi, Halifesi ilan etmiştir?

Özellikle, G.W.Bush’un aile dostu Suudi Ladin ailesinin şiımarık, haşarı, kripto Hristiyan çocuğu Usame’nin kurduğu El Kaide’den bir gruptan Irak’a yerleşltirilen A.B.D.’nin C.İ.A’sının kurduğu, Fransız Lejyoner ordusunun eğittiği, İsrail’li Yahudi olduğu belgelenmiş Abdülkadir Bağdadi adlı Yahudi’nin halifelik(!) ettiği IŞİD örgütünü Müslüman sayıyorsanız sizin bileceğiniz iştir.

Yukarıdaki tespitler ışığında Müslümanlar bağımsız değil, kendilerinden görünen koloni valilerince yönetilmektedirler.

CİHAT ilan eden El Kaide ve ondan üretilen kripto Hristiyan IŞİD (ISIS) zaten A.B.D, İngiltere, Fransa, Almanya ortak mamulüdür. Asla Müslüman değildir.

Bunların batıya karşı yaptığı başkaldırılar sadece batılıların Müslüman ülkelerde asker bulundurma gerekçesi olmaktan öte değildir.

 

Başbakan ve AKP'sinin devlet bütçesinden destekleyip, TSK'ya eğittirdiği, ve ordu cephanelerinden beslediği Müslüman Selefi görünen, özünde ise Şemsi Yahudi, Yezidi Kürt'ü, Vehhabi Arap, Süryani (Rum) lara uzanan kripto azınlıklardan kurulu bir ihanet ordusudur. Türkiye tarzı İmam Ebu Hanife'nin Sünnilik mezhebi yalnız Irak Sünnileri ile Türkiye Sünnileri arasında yaşanır. Diğer Sünniler ise "Biz de sünnet kılıyoruz" dedikleri için Sünni saydırma çabası içindedirler. Oysa Allah'a inanıp, namaz kılıp, oruç tutan, kurban kesip hac eden gayri müslümlerin başında Süryaniler, Gregoryen Ermeniler, Yezidi Kürtler (Nakşibendi, Şafi olarak da görünürler), Şemsi ve Yahubi Yahudi ve Hristiyanlar vardır.

Başbakan ve AKP’sinin devlet bütçesinden destekleyip, TSK’ya eğittirdiği, ve ordu cephanelerinden beslediği Müslüman Selefi görünen, özünde ise Şemsi Yahudi, Yezidi Kürt’ü, Vehhabi Arap, Süryani (Rum) lara uzanan kripto azınlıklardan kurulu bir ihanet ordusudur. Türkiye tarzı İmam Ebu Hanife’nin Sünnilik mezhebi yalnız Irak Sünnileri ile Türkiye Sünnileri arasında yaşanır. Diğer Sünniler ise “Biz de sünnet kılıyoruz” dedikleri için Sünni saydırma çabası içindedirler. Oysa Allah’a inanıp, namaz kılıp, oruç tutan, kurban kesip hac eden gayri müslümlerin başında Süryaniler, Gregoryen Ermeniler, Yezidi Kürtler (Nakşibendi, Şafi olarak da görünürler), Şemsi ve Yakubi Yahudi ve Hristiyanlar vardır.

09 Eylül 2001’de ilan edilen Haçlı Seferini takiben yapılan işgallerle Afganistan, Irak, Libya’da milyonlarca insan batılı askerlerce “terörist (!)” ilan edilerek öldürülmüş, yüz binlerce insan okullarda, hastanelerde, Pazar yerlerinde patlatılan bombalarla canlarını vermiş, çocuklar yetim, öksüz, eşler dul kalmış, insanlar sosyal güvencelerini, mallarını, devletlerini yitirmiş, göçlere mecbur edilmiş, bu yüzden Ak Deniz, dünyanın en büyük Müslüman Mezarlığı olmuştur.

Bu güne kadar Müslümanlar ile diğer ezilen milletlerin halklarını görsel ve yazılı basınlarından “ilkel mahluklar, zavallılar” olarak değerlendiren medeni (!) batı dünyası şimdi “empati” yapacak mıdır?

Yaparsa, vahşi kapitalizm çağının sömürgecilik şartlarına dönmekten vazgeçip bu insanlara da üzerinde doğdukları topraklarda yaşayabilecek, göç etmeyi akıllarından çıkartacak bir ihsanda bulunacak mıdır?

Yoksa;

“Katil, cani Müslümanlar, bize CİHAT ilan edersiniz ha, alın size” Deyip, Hollande’nin patlamaların ardından “IŞİD’e karşı saldırılara devam edeceğiz” yani “Onları haklayacağız” iletileri vermeyi sürdürecek midir?

Fransız Cumhurbaşkanı Hollanda Bataclan konser salonu önünde açıklama yaparken.

Fransız Cumhurbaşkanı Hollanda Bataclan konser salonu önünde açıklama yaparken.

Ki bu adam üstelik “Komünist” olduğunu söyleyen biridir ve Komünist bir partinin başkanı, Fransa’nın da cumhurbaşkanıdır.

Hey gidi Komünistlik bu Fransızlar seni ne hale getirdi, heyy Karl Marks, “Devrim ilk Fransa’da olacak!” dediğin Fransızların senin Komünizmini ne hale soktular kalk ta bir bak.

Mösyö Hollande’nin bu faşist beyanını önce İngiliz başbakanı Kameron, ABD başkanı Obama da desteklemiştir. Ortadoğu eşbaşkanları R.T.E ve partisi de kusur kalmamıştır.

Yukarıdaki bilgiler ve açıklamalar ışığında, emperyalizm, kendi şımarık çocuğu IŞİD/ISIS’e kendi topraklarında, kendi halkını Paris şehrinde “Müslüman ülkelerine bir işgal gerekçesi yaratmak uğruna” katlettirmiştir.

Empati yapmasını beklemiyorum.

Ama, başta Fransız ve diğer batılı medeni aydınlardan, siyasilerden ve kendilerini bu pis emperyalist komplolardan muaf sayanlardan bekliyorum.

Bakalım, batı EMPATİ yapacak mı?Yeryüzünde barışı kurmanın gerçek temeli empatidir.

Her insana empati (kendini başkasının yerine koymak) yoğunluklu gelecek temenni ederim.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.