ARAPLARIN HUBEL PUTUNA TAPINMAYA BAŞLAMALARI

ARAPLAR HUBEL PUTUNU TAVAF EDERKEN “ALLAHÜMMELEBBEYK” DİYEREK TAVAF EDERLERMİŞ;

Kynk; Siret ül Resulullah İbni Hişam El Kalbi’nin eserinin, Hz. Muhammet’in Hayatı A.Ü.İlhyt. Fak yay. 1971 S.66

Keçi başlı Hubel (Allah) putu. İslam öncesi

İbn-i Hişam diyor ki: Bilgi sahibi bazı kimseler bana şunları anlattılar: Luhay oğlu Amr bir gün bazı işlerini görmek üzere Mekkeden çıkıp Suriyeye uğramış. O zaman Amalikalıların oturduğu Belka ülkesindeki Muab’a geldi. -Amalika Nuh oğlu Sam oğlu Laviz oğlu İmlâk’ın soyundandı rlar. imlâk’a İmlik’de denir- Orada Amalikanın putlara taptıklarını görünce: “Taptığınızı gördüğüm bu putlar nedir ?”

diye sormuş. Onlar da : “Bunlar bizim taptığımız putlardır. Onlardan yağmur yağmasını dileriz yağar. Bize yardım etmelerini dileriz ederler” cevabını verdiler. Bunun üzerine Amr onlara -“Arap ülkesine götürmek üzere orada araplann tapmaları için bu putlardan birini bana

vermez misiniz ?” demiş. Onlar da kendisine HUBEL(Allah) adında bir put vermişler. Amr bu putu Mekke’ye götürüp dikmiş ve halka, ona tapmalarını ve ululamalarını emretmiş.”

Bununla beraber aralarında ta İbrahim’in zamanından beri devam edegelen bazı

kalıntı lar vardı ki, bunlar İbrahim’in dininden olmayan bazı şeyleri bu dinle karıştırmakla beraber kutlu tapınağa saygı göstermek, onun etrafında dolaşmak ona hac ve umre amacıyle gitmek Arafe ve Muzdelife dağlarında durmak, kurbanlık develer götürmek, Hac ve Umre

zamanlarında telbiye etmek gibi İbrahim’in dininden olan gelenekleri yerine getirmeye devam ettiler.

Mesela Kinâne ile Kureyş kabileleri telbiye sırasında: (Lebbeyke‘l-Lahumme lebbeyk, lebbeyke la şerikelek, illa şerikün huva lek, temlukihu vama melek,: Sana geldik ey Tanrımız Sana geldik; Sana geldik ki senin bir ortağın yoktur; ancak Senin hükmünde olan bir ortağın vardır; Sen ona hükmedersin o ise Sana hükmedemez.) derler.

Bu suretle bu iki kabile Telbiye de Tanrının birliğini tanır sonra putlarını ona ortak koşar fakat bu putları Tanrının hükmü altında sayarlardı. “

ARŞ-I ALA’YI TUTAN KEÇİ BAŞLI MELEKLER… kynk-Buhari-Kitab-ül Sitte- Evrenin Yaratılış Bölümü Hadis 1687 Hadis kaynağı;Abbas İbnu Abdilmuttalib

KEÇİ BAŞLI TANRI İBADETİNİN ANA VATANI, ANADOLU, ARAP YARIMADASI VE ÇEVRESİDİR

Batha nam mevkide, aralarında Resulullah (sav)`ın da bulunduğu bir grup insanla oturuyordum. Derken bir bulut geçti. Herkes ona baktı. Resulullah (sav): “Bunun ismi nedir bileniniz var mı ?” diye sordu. “Evet bu buluttur!” dediler.

Resulullah (sav): “Buna müzn de denir” dedi. Oradakiler: “Evet müzn de denir” dediler.

Bunun üzerine Resulullah (sav): “Anan da denir” buyurdu.

Ashab da: “Evet anan da denir” dediler.

Sonra Hz. Peygamber (sav): “Biliyor musunuz, sema ile arz arasındaki uzaklık ne kadardır?” diye sordu. “Hayır, vallahi bilmiyoruz!” diye cevapladılar.

“Öyleyse bilin, ikisi arasındaki uzaklık ya yetmiş bir, ya yetmiş iki veya yetmiş üç senedir. Onun üstündeki sema(nın uzaklığı da) böyledir.” Resulullah (sav) yedi semayı sayarak her biri arasında bu şekilde uzaklık bulunduğunu söyledi. Sonra ilave etti: “Yedinci semanın ötesinde bir deniz var. Bunun üst sathı ile dibi arasında iki sema arasındaki mesafe kadar mesafe var. Bunun da gerisinde sekiz adet yabani keçi (süretinde melek) var.

Bunların sınnakları ile dizleri arasında iki sema arasındaki mesafe gibi uzaklık var, sonra bunların sırtlarının gerisinde Arş var, Arş`ın da alt kısmı ile üst kısmı arasında iki sema arasındaki uzaklık kadar mesafe var, Allah, bütün bunların fevkindedir” GREK/RUM ANADOLU KEÇİ TANRISI BAFOMET.(OKUNMUŞ, KUTSANMIŞ ZEYTİNYAĞI İLE OVULARAK VAFTİZ EDİLMİŞ ANLAMINA GELEN “ARAMİCE AHMET” ADINDAN TÜRETİLMİŞTİR. SAMSUN BAFRA, ISPARTA BAFA GÖLÜ, BAF, G.KIBRIS BAFO ŞEHİRLERİNE ADINI VERMİŞTİR.

Yazılar kitaplarından olduğu gibi değiştirilmeden alınmıştır.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.