CENNETTEN YER SATANLAR MÜSLÜMAN VE TÜRK DEĞİLDİR.

1950’den beri başımızda Müslüman görünen Rum,Süryani, Ermeni Ortodoks Hristiyanlar din işlerini Sünni mezhebi adıyla ellerine almışlardır.

Oysa Sünnilikte ne cennetten arsa, arazi satmak ne de günah bağışlamak ve ne de şeyhlik, pirlik, imamlık vardır.

Müslüman ve Türk dünyasını, batılı, haçlı sırtlanlara satanlar başınızdakilerdir. Diğer Müslüman devletleri de aynı durumdadır.

Müslüman ve Türk dünyasını, batılı, haçlı sırtlanlara satanlar başınızdakilerdir. Diğer Müslüman devletleri de aynı durumdadır.

Bu pisliklerin hepsi Sünnilik hariç her mezhep, tarikat ve dinde vardır. Sünniliğin adını kirleten bu putperestler Hristiyanların Müslüman görünenleridir.

Zira, Avrupa’da 16.yy.da aydınlanma hareketini başlatan ve papalıkça afaroz edilen Martin Luther, Aziz Agustin’in kurduğu Nasturilik Hristiyanlığına bağlı bir rahipti.

O dönemde Papa 10.Leo’nun çıkartığı bir “Günah bağışlama” fetvasına kızarak, 95 madde ile dini eleştirdiği için Papalıkça yargılanan, ardından kendi adıyla anılan mezhebi kuran Martin Luther’dir.

Günahları ücret/bağış karşılığı veya karşılıksız bağışlama ve cennetten yer satma Hristiyanların, Sabilerin, Gregoryen Ermenilerin, Ortodoks Yahudilerin işleridir.

Ama, İmam, Şıh, Şeyh, Emir, Pir gibi Fars ve Arami dillerine ait adlarla ruhbanları ululamak ve kutsallaştırmak, ruhun cennete giderken bu ruhbanların rehberliğinde gideceğine inanmak, okuryazarlığı cin ve şeytanlardan öğrenmek, okulları ret etmek, ne İmam-ı Hanife öğretilerinde ne de ardılı olan imam Maturidi öğretilerinde bulunamaz.

Çünkü, Luther’in çözdüğü sorunu İslam ondan 900 yıl önce çözmüştür. Sünniler de bundan muaftır.

Gerçek Sünniler, doğru aklın, arı İslam’ın temsilcileridir. Namazların sünnetini kılan herkes SÜNNİ” değildir.

Bunları çoğu da Müslüman görünen Yezidi şatanist Kürtler, Vehhabiler ve onların yolundaki Selefilerdir. Avrupalıları Ortadoğu’ya davet ederek coğrafyamızı “Sırtlan Sofrasına çevirenler kesinlikle Sünniler ve Türkler değildir.

Sünniler zaten sadece Irak ve Türkiye’de vardırlar. Bunların çoğu da 2001 Irak işgali ve bizdeki 2002 AKP iktidarı sonrasında dönüşmüşlerdir.

Her Müslümanın dinini öğrenmek ve dinine sahip çıkmak dinini dönüştürenlere karşı savaşmak vazifesidir.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.