KADIN, UYDURMA DİNLERİN MAĞDURU

KADIN UYDURMA DİNLERİN MAĞDURU

 

Hindikuş dağlarındaki Brahman tapınağı rahibi olup,Anadolu’ya göç eden Hitit’lilerin de aynı zamanda bir prensi olan ve devlet içinde yetersiz görüldüğünden olsa gerek görev verilmediğinden kendini El Cezire çöllerine vuran Kuşi Abram (İbraam)’ın başlattığı “yeni bir kavim yaratma” ideolojisi,kendisinden 400-500 yıl sonra gelen Sina yarımadasında bulunan “Osiris” (Uris) tapınağında görev yapan Mısır prensi Musa (Mose-Muşi)nın taç giymekten men edilmesi ile tekrar eden İBRAAM olayı benzerliği insanlığa “Yahudi” millet kavramını kazandırmıştır.Bir Yahudi ile evli olan Muşi-Musa,Atlantis’ten yani denizleri aşarak sudan gelen Osiris’e kendini benzeterek,karısının kavmi olan Yahudileri ayaklandırarak bitmiş bir oluşumu yeniden diriltmiştir.

İlk işi,eşcinselliği önlemek olan Muşi-Musa,Exodus-Mısırdan Çıkış Yasaklar bölümünde Yahudilere bunu “yakılarak ölüm” olarak bildirmiş ve erkeklere “örtünmeyi” getirmiştir.

Musa yakalarından aşağı sarkıttığı baş örtüsüyle

Daha sonra Hezekyel bölümünde bu örtünme ;

“Hez.24: 22 Ben ne yaptıysam, siz de aynısını yapacaksınız. Yüzünüzün alt kısmını örtmeyeceksiniz, yas tutanların yiyeceğini yemeyeceksiniz.”

Ayet emrin aslı ise 17.ayette şöyledir;

Hez.24: 17 “İçin için inle; ölüler için yas tutmayacaksın. Sarığın başında, çarığın ayaklarında kalsın; yüzünün alt kısmını örtme, yas tutanların yiyeceğini yeme.”

şeklinde yer alacaktır.

Azhab 59- “Muhammet Müslümanlara söyle,eşleri,sokağa çıkarken üstlerine örtü alsınlar.Bu onların tanınıp rahatsız edilmelerini önler”

“NUR SURESİ-31-“Mümin kadınlara da söyle:Gözlerini bakılması yasak olan şeyden çevirsinler.iffetlerini korusunlar.Süslerini,kendiliğinden görünen kısım dışında açmasınlar.

Suudi prensi 51 lik Kahtani ilekarısı 12 yaşındaki,Nawaf örtüsü yakalarından aşağı salınmış halde

Suudi prensi 51 lik Kahtani ilekarısı 12 yaşındaki,Nawaf örtüsü yakalarından aşağı salınmış halde

Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar.Süs yerlerini kocaları veya babaları veya kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları veya kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler,ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler.

Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar.Ey inananlar,mutluluğa ermek için tövbe ederek Allah’ın hükmüne dönün.”

Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar ” ifadesine çok dikkat edilmelidir.Yukarıdaki Hezekyel’e bildirilen erkekler için örtünme ayetinin nerdeyse aynısıdır.

Muşi’den 1100 yıl sonra,Yahudilerin kitaplarından etkilenen Grek Bizans rahipleri,İran’a Mecusi inancı yüzünden savaşmak istemeyen askerlerince öldürülen Bizans İmparatorları dizisine bir son vermek amacıyla, İran Kültür emperyalizminden kurtulmak içni bir çıkış ararlar ve Yahudi Rahip Pavlus’u kullanarak bir “Evangel-İncil-Müjde” yaratırlar.

 

Pavlus’da,Enki,Osiris (Uris),Zeus efsanelerini birleştirerek sembolü “KOÇ” olan Mısır Tanrısı RA’nın, oğlu Osiris’ten,sembolü “KUZU” olan “Hristo” yu yaratır ve Hıristiyanlık ortaya çıkarılır.

Bizans sokaklarında dolaşan frengili kadın ve erkeklerin azalması için onlar da Yahudi öğretisini benimseyerek “eşcinsellik ve fuhuş” olaylarını önlemek için aynı yola başvururlar ve Aziz Pavlus’un ağzından Hristo’ya,”Başını örtmeyen kadın başını kazıtıp gezsin” dedirterek ilk kez kadına “baş örtme”,Hristo’nun “ağırTevrat şartlarını kaldırdığını öne sürerek erkeğe de baş açmayı getiriler.Hristo da Grek tanrısı Zeus ‘un transseksüel Ganimedes’e olan düşkünlüğü ve “parlaklığı” ile bilinen Yahudi “Levi” soyunu “tüm vücutlarındaki kılları kazıttıktan sonra , kendi çadırına hizmetle görevlendirmesindeki “eşcinsellik” * ile birleştirilerek eşcinsel Tanrı yapılır.

*Tevrat Çölde Sayım;8:7.ayet.

Ve Hristo,yeryüzü insanlarından “erkek gelinler alan” bir “GÜVEY” erkek tanrı haline getirilir;

9:15 “İsa onları şöyle yanıtladı:”Güvey” kendileriyle birlikteyken,yakınları yas tutar mı?Ama güveyin onlardan alınacağı günler gelecek,o zaman oruç tutacaklar.”

Okumuş olduğunuz bu ayet,”kadının aşağılanmasını” içeren başka ayetlere de kaynaklık edecektir.;

CENNET” eskiyen dünyanın yenisinin verilmesidir ve bu dünyada 12 Yahudi kabilesinden seçilmiş 12’şerbin kişiden toplam 144.ooo kişi olacaktır.İsa veya Hristo da bunların ilk erkek çocuklarından 144.000 eşcinsel bakire erkek çocuk (Gılman)alarak yanında göklere götürecektir.Bunlar karşılığında da Yahudiler yeni dünyaya kavuşup mutlu yaşayacaklardır.Ama kadınsız.Çocuklar da erkeklerce doğurulacak herhalde;

İşte ayet;

Kıyamette,insanlardan yenilenen dünyada yaşamalarına izin verilmesi karşılığında alınacak fidye de insandır.

12 Yahudi kabilesinden seçilecek 144.bin kişiden üreyecek “144.000 ilk erkek çocuk” kurtulmalık” yani “fidye“ olarak alınıp götürülecektir.Hem de “bakir,kız oğlan kız” olmaları şartı ile.

Yuhanna Vahiy-Kuzu ve Kurtulanlar 1-5; “”Sonra Sion Dağında Kuzuyu (Allah-İsa) ve onunla birlikte 144.000 kişinin durduğunu gördüm.Alınlarında Kuzunun ve Babasının adı var.Ardından çağlayan suların ve güçlü gök gürlemesinin sesini andıran bir ses duydum gökten.Duyduğum ses harp çalan çalgıcıların çalgı sesini andırıyordu.Tahtın dört yaratığın ve ihtiyarların önünde yeni bir ezgi söylüyorlardı.Yeryüzünden kurtulmalık karşılığında sağlanan 144.000 kişiden başka hiç kimse bu ezgiyi öğrenemiyordu.Bunlar kadınlarla ilişki sonucu lekelenmeyenlerdir.Çünkü kız oğlan kızdırlar.Kuzu (İsa) her nereye giderse Onun ardı sıra gidenlerdir.İnsanlık içinden Tanrıya ve Kuzuya “kurtulmalık” karşılığında sağlanan ilk üründürler.Ağızlarında hiçbir yalan bulunmadı.Suçsuzdurlar.”

Ve son olarak da şu ayeti ekleyelim;

İsa ve çocuk karıları

İsa ve erkek çocuk karıları

Gay Kiliselerinin İsa Sevgisi (Temsili)

Matta 11:11 “Doğrusu size derim ki,kadınlardan doğanlar içinde Vaftizci Yahya’dan üstün olanı çıkmamıştır.Ama ,göklerin hükümranlığında en küçük olan ondan üstündür.”

Yani gökte yaşayan Tanrı soyunun en aşağısı yeryüzündeki insanlarda üstündür demektedir.

 

Kuran bunu şöyle doğrulamaktadır;

Bu konuyu Kuran “Tin Suresinde” kesinleştirmiştir;

“4-Biz insanı en güzel biçimde yarattık.

5-Sonra da çevirdik aşağıların aşağısı kıldık.” Demektedir.

 

Görüldüğü gibi İncil’e göre bizler gökyüzünde yer alamayacak kadar aşağılanmış varlıklarız,ve “kadınla yatan erkek kirlenmiştir.” Kadın kirliliği temsil etmektedir.Bu yüzden erkekler de cennete giremeyecekler yani yeni dünyada yer alamayacaklardır.

 

Öncekileri doğrulamak derdinde olan ve bunlara dayanarak Hicaz Araplarına “kişilik kazandırmayı” amaçlayan Muhammed’in Kuranı da bu ayetleri doğrulayacaktır.;

URİS-Urisa’dan(Mısır dilinde Osiris’in adı) türeme Arapça’ya geçmiş İsa’nın oğlanları Kuranda “Gılmanlar”,olarak geçmektedir.Huri ve Vildanlar da erkeklik işlevi çalışan ve çalışmayan “kadınsı transseksüellerdir”.Buyurun Kuran okumaya;

Kuran Vakıa suresinde de işlenmektedir.Kadınlar cennete yeniden yaratılarak alınırlar.”Huri” yani kadınlığı ağır basan transseksüel yapıldıktan sonra.:

“35-Biz onları yeniden inşa etmişizdir,

36-onları bakire kılmışızdır”

Hurilerin “kadın “olup olmadıklarını da aynı surede Kuran şöyle tanımlıyor;

“22-iri gözlü huriler, (Arapça’sı :22. Ve hurun ‘ıynun.)

23-“saklı inciler gibi”(Arapça’sı : 23. Keemsalillu’luilmeknuni.)

 

İsa (Gılmanları) oğlanları ile.http://www.hermitsrock.com/article/jesus-penis-iii

Tur Suresi 20.ayette;

20-“sıra sıra dizilmiş çok güzel koltuklara yaslanarak; kendilerine güzel, iri gözlü hurileri de eş etmişizdir.”

Arapçası: 20. “Muttekiine ala sururim masfufeh ve zevvecnahum bi hurin ıyn

Hurin-huriler ” anlamındadır.

ve Vakıa Suresi :

“17-Çevrelerinde ölümsüzlüğe erdirilmiş gençler dolaşırlar.”

  1. “Yetufu ‘aleyhimveldanunmuhalledune.”

“Veldanun-Vildanlar– yani “kadınsı erkekler-hem erkek hem kadın olanlar ” ile anlamdaş olarak kullanıldığından “transseksüel erkekler” olarak anlaşılmaktadır.

Ayrıca İslam’da,Hıristiyanlar,melekleri “kadın” şeklinde resmediyor diye kızan bir tanrı görmekteyiz;

Zuhruf Suresi 15-)Demek O yarattıkları arasından kızlar edindi de oğulları size verdi .Öyle mi?

” ” 16-) Ama O çok bağışlayıcı Allah’a isnad ettikleri kız evlat onlardan birine müjdelenince içi gayzla dolarak yüzü simsiyah kesilir.

” ” 17-) Demek süs içinde yetiştirilecek de kendini savunamayacak kızları mı Allah’a isnad ediyorlar?

” ” 18-) Onlar,Rahman’dan olan Allah’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar.Yaratılışlarını mı görmüşler? Onların bu yalanları yazılacak ve sorguya çekilecektir.”

Bu durumda ben “kadınların” kendilerini bu kadar dışlayan bu “İBRANİ DİNLERİNE” olan bağlılıklarını anlamıyorum.

Sadece Müslüman diye,başka kavimlerden erkeklerle evlenmelerini de “soysuz ilişkiler” olarak algılıyorum.

16.Benedictus adını alan son papa Ratzinger “Türkler,İslam olmakla soylarını kaybetmişlerdir.Oysa İslam başka kavime gelmiştir” dedi diye herkes kızdı.

 

Peki Kuran buna ne diyor?

 

İbrahim Suresi 4– Biz de apaçık anlatmaları için her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik.Allah dilediğini saptırır veya doğru yola ulaştırır.O her şeye hakim ve hikmet sahibidir.”

Mürselat Suresi 11:Peygamberlere ümmetleri için şahitlik için vakitlerini bildirdiği zaman kıyamet kopmuş olur.

Casiye Suresi: 28-(Kıyamet günü ) Her ümmeti o gün diz çökmüş görürsün.Her ümmet kendi kitabına çağrılır.Onlara denir ki;” Bu gün işlediğinizin karşılığı verilecektir.”

 

Görüldüğü gibi Kuran da “her millete “peygamber ve kitap verildiğini doğrulamaktadır ve her milletin kendi kitabından sorgulanıp,kendi peygamberinin bayrağı altında toplanacağını söylemektedir.

Kuranın Hicaz Araplarına geldiğini de şu ayetlerle anlatır;

Yasin Suresi 5- Babaları uyarılmamış bir kavmi uyarasın (*) diye gönderildin.Çünkü onlar habersiz gafillerdir.Doğrusu çoğunun üzerine azap gerçekleşmiştir.Artık onlar iman etmezler.”

 

* İsmail soyuna,İbrahim’in ilk oğlu olmasına rağmen Hz.Muhammed’e kadar hiç peygamber görevlendirilmemiştir.Bu yüzden “Babaları uyarılmamış kavim” olarak geçerler.Yahudi Tevrat’ında “İsmail” adı dahi geçmez.

 

Kamer ” 43- “Ey Mekke putperestleri,sizin inkarcılarınız bunlardan daha mı üstündür.Yoksa kitaplarda sizin için sorumsuzluk belgesi mi var?”

Duhan Suresi 58- “Ya Muhammed,Kur’anı biz senin dilinle indirdik.Olur ki onlar öğüt alırlar”

Meryem Suresi 97-” Ya Muhammed,biz, Kur’anı Allah’a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve de korkutman için senin dilinle indirerek kolaylaştırdık.”

Zuhruf Suresi 3-“Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur’ân kıldık”

” ” 5-“Haddi aşan bir kavimsiniz (*)diye sizi Kuran’la uyarmaktan vaz mı geçelim? Öncekilere nice peygamberler göndermişizdir.”

 

*Haddi aşan kavimdirler.Çünkü,hiç bir kavimde olmayan “kız çocuklarını diri diri kuma gömme” gelenekleri vardır.İnsanlık suçu işlemektedirler.Eşcinsellik de yaygındır.

 

Zümer ” 28- Pürüzsüz ,Arapça bir Kur’an indirdik ki böylece korunsunlar”

Yusuf Suresi- 2- Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.”

Şuara Suresi 7-“Ya Muhammed,Şehirlerin anası Mekke ve de çevresinde bulunanları şüphe götürmeyen o kıyamet gününün dehşetinden haber veresin diye sana “ARAPÇA OKUNAN BİR KİTAP ” vahiy ettik.Mahşerde toplananlardan bir kısmı cennete,bir kısmı da cehenneme gider.

Fussilet Suresi 44.“Bu Kur’anı biz yabancı bir dilde bir kitap kılsaydık diyeceklerdi ki;Ayetleri uzun uzun açıklanmalı değil miydi? Bir Arap’a başka bir dille söylenir mi? De ki,bu inananlara doğruluk rehberi ve gönüllere şifadır.İnanmayanların kulaklarında ağırlık vardır.Kur’an onlara göre bir körlüktür”

 

Ve İslam da diğer İbrani dinleri gibi “Irkçı”dır,başka kavimleri kandırarak köleleştirme yolundadır;

İşe de Bedevilerden başlarlar.Oysa Bedeviler,Hicaz Araplarından değillerdir.

 

BEDEVİLERLE MEDİNELİLERE BAKIŞ.

 

Tevbe Suresi: 82-Allah seni şu seferden döndürür,de onlardan birileri savaşa gitmek için izin isterlerse de ki:”Artık benimle sonsuza kadar çıkamazsınız.Benimle birlikte siz düşmana karşı kesin olarak savaşamazsınız.Çünkü önce çıkmamıştınız.Oturun kalanlarla birlikte.

Tehditler;

” ” 83-(Savaşa katılmayan Bedevilere)Onlardan biri ölürse namazını kılma ve mezarının başında durma.Şüphe yok ki onlar kafir olarak öldüler.

” ” 89-Bedevilerden bir kısmı özür dilemek ve izin almak için geldi,yalan söyleyenler de yerlerinde oturup kaldılar.İçlerinden kafir olanlar üzücü azaba uğrayacaktır.

Bedevilere bakış;

” ” 96Bedeviler,kafirlik ve fitnecilik bakımından şehirlilerden beterdir.Allah’ın koyduğu sınırları bilmemekte önderdirler.Allah her şeyi bilir ve hikmet sahibidir.

Medineliler de bedevilerle bir anılır;

” ” 100-Çevrenizdeki Bedevilerden iki yüzlüler olduğu gibi,Medine’lilerden de münafıklık edip duranlar var.Sen onları bilmezsin,biz biliriz.Onları iki kere cezalandıracağız. Sonra da pek büyük bir azaba uğratılacaklar.

Ve Acı Gerçekler;

Hadislerle Arap Milliyetçiliği örnekleri.İşte;

“Arap’lar Arap’ların eşitidir. “MEVALİ” de “MEVALİ”’nin. Ey “MEVALİ”(*), içinizde Arap’lar ile evlenmiş olanlar suç işlemiş olurlar, kötü yapmış olurlar.”

 

*(Araplar köleci bir kavim olmaları yüzünden içlerindeki Arap olmayan köle olarak veya herhangi bir nedenle ülkelerinde yaşamlarını sürdüren vatandaşlarına bu adı verirler.-Hz. Muhammed’in kölelerini azad etmesi ,Arapların kölecilik anlayışlarını değiştirmemiştir.Bu gün bile bir Arap asildir.çalışmaz.Tüm Araplar asil sayılan idarecilik,memuriyet işlerinde çalıştırılır.Asyalı müslüman ülkelerden gelen garibanlara da hizmet işlerini gördürürler.)

 

*Kaynak-Muttaki 8/24-28- Lewis Çevirisi

 

“Ey Arap kendinden olanla ve kendi denginle evlen ve yapacağın çocukların safiyeti bakımından dikkatli ol ve asla zenci ile evlenme. Çünkü zenciler çarpık yaratık olduklarından onlarla evlenenlerin çocukları sakat ve çarpık doğar.”

*)Kaynak-Muttaki 8/24-28- Lewis Çevirisi

 

(*)(Burada yapılmak istenilen,Tevrat’ta ,Hz.İbrahim’in çocuklarına kendi ırkından olan “Hititli gelinler” alması ve yaşadığı yere kendinden önce gelmiş kendi kavminden olan insanlarla evlenmelerini salık vermesine bir özentidir.Kendi kız kardeşi ile evli olan Hz.İbrahim,oğlu İshak’a ağabeyi İsmail’in neslinden kız alması ile ilgili bir nasihatı yoktur.Karısı Sara öldüğünde de Hitit topraklarından mağaralı bir arazi satın alarak karısını da “Hitit Toprağına” gömer.Açıkça kavmiyetçilik yapılmaktadır.Tevrat Yaratılış-Hititli Gelinler” bölümüne bakınız.Tevrat akraba evliliklerini Musa ile yasaklar.)

 

Haç’ın yanına “Hilali de koymak lazım.

Gölgeleri aynı düşüyor hep.

 

İSLAM NASIL KABUL ETTİRİLDİ?

 

İslam pek de “İsteğe bağlı” kabul edilmiyor.Zorlamayı da bu ayetle görüyoruz.

” ” 122- Ey inananlar,önce kafirlerden yakınınızda bulunanlarla savaşın(*).Onlar,sizde üstün güç ve şiddet bulsunlar.Allah emrini tutanlarla beraberdir.”

(*)Kafir=Bir dini kabul etmeyen kimse veya herkes.

 

Yakınlarınızda olanlarla savaşın” demek, “İlk savaşı Bedevilere karşı verin, inanmazlarsa,zorla sürüyerek yaptırın” demektedir.

 

Hz.Muhammed’in sağlığında bile bir kaç kez dine girip çıkan bedeviler ölümü sonrası kendi dinlerini kurmaya kalktıkları, Halifeye vergi ödemedikleri için Hz.Ebubekir’in üzerlerine Halid Bin Velid komutasında ordu gönderip yukarıdaki ayet gereğince resmen kıyımlar yapıldığı anlatılır.(Nasıl Müslüman Olduk-E.Aydın1994-Başak yay.)

 

Bir peygamber düşünün, bunun adı Muhammet’tir. İslam’ı tebliğ ettiğine inanılır.

Ahirzaman peygamberidir. Bütün dinlerdeki milletlerin onun tebliğine koşarak katıldıkları bize camilerdeki bayram ve Cuma hutbelerinde ve de televizyonlardaki dini programlarda anlatılır. İlk okuldan üniversiteye kadar aldığımız eğitimde de zorunlu din derslerinde bu hafızamıza işlenir.

Tebliğ ettiği dine bu kadar gönüllü katılım(!) olan bu peygamber Muhammet’e ilk düşmanlık eden, amcaları Ebu Lehep ile Ebu Süfyandır. Sonra bütün Arap yarımadasıdır.

İran Şahı Hüsrev, Yemendeki valisi Bazan’a mektup yazarak; “Mekke’de peygamber olduğunu söyleyen bir sapık çıkmış onun kellesini al ve bana gönder” diye mektup yazar.

Bazan, o sırada İran’a Roma imparatoru Herakles sürekli savaş açmakta ve başını kaldırmasına fırsat vermemektedir. Bazan da Roma kazanırsa benim saltanatım gider diye emri bekletir. İran kendini toparlayamayınca da iptal eder. Karşılığında Muhammet, Farsileri “kendi soyundan sayarak” Bazan’a dokunmama garantisi verir.

Siret-ül Resulullah kitabında İbni İshak, bunu Muhammet’in Bazan’a “Benim tanrım senin şahının yenileceğini bildiriyor” diyerek onu beklemeye ikna ettiğini yazar. O sırada, İran Roma’yı ağır yenilgiye uğratır ve Rum Suresi, bu yenilgi sonunda Roma’nın çöktüğünü görenlerin İslam’ı ter edeneleri kazanmak için inmiş veya yazılmıştır. Ebubkir ile Ebu Süfyan’ın bahisleri bu sure tefsirinde E.H.Yazır hoca tarafından siyer kitapları kaynak gösterilerek anlatılır.

Bu yenilgi döneminde peygamber resmen Medine’ye hapis olmuş durumdadır. Ziyaretçisi bile gelmez.

Sonunda 13 yıl kadar sonra 627’de Roma İran’ı kesin yenilgiye uğratır. İran taht kavgalarında boğulur.

630’da Ebu Süfyan İran’dan umudu kesince Mekke’yi teslim eder. 632’den sonra devleti ele geçirir ve dini de kitabı da yeniden yazar ve Muhammmet’in soyunu sopunu da kurutur.

Herakles Şam’a gelerek Ebu Süfyan’ı Muhammet’e yardım etmeye ikna eder ve 632’deki ölümüne kadar Muhammet, İran tarafında olup Roma’ya isyan çıkartan Yahudileri önce Medine’den sürer (Beni Nadir Yahudileri), onları Mekke’nin fethinde ve ardından Hayber fethinde soykırıma uğratır. Yahudiliği benimsemiş Yemen’e saldırır, Nasturi Hristiyan Necdlileri dahi keser. İran valisi Bazan da saltanatını kaybeder. Bu Necdlilerden Vehhabiliği kuran Mehmet Abdülvehhap, İngiliz ajanı Hamper ile ilk Mason İslam dini Vehhabiliği, peygamberden 1.107 yıl sonra (1739-632=1107) İslam’ın için eder ve zamanın Roma’sı olan İngiliz işbirlikçiliğinde çatır çatır Muhammedi kanı döker. Bu gün Vehhabiler olarak İslam’ın içine etmektedirler.

ROMA'YA GÖRE DİNLER DEVLET İŞİDİR1

Kendisi ile aynı anda peygamberlik iddialarını sürdürenlerden Tuleyha’nın olduğu Yemen, Yemame’li (Kuveyt’in güneyinde bir bölge) Rahman’ın üstüne saldırır ve anlaşmayla çekilir.

611’den 632’deki ölümüne kadar “22” yıllık peygamberliği süresince 28 savaş yapar. Herkesi zekat vermeye (Zekat o zamanın devletçe alınan verginin adıdır. Osmanlı 19.yy.da Mecelle’yi yapınca batı tarzı vergi sistemini getirdiğinden zekat vergi olmaktan çıkarılmıştır) zorlar. İnsanlar dinin benimsemedikleri gibi, zekata karşı çıkınca, arkasında Roma imparatoru Heraklesi’n desteğiyle Arap ve Yahudilere kan kusturur. Terk ettikleri recm geleneklerini Tevrat’ta ayet var diye uygular, ağır vergiler alır. Onlar da Kureyşlilerle, İran yanlılarıyla anlaşırlar. Hristiyanlar da bundan nasiplerini alınca onlar da gruba dahil olurlar. Son Mekke’nin fethinde de Kureyşlilerin yanında savaşan Yahudi ve Hristiyanların alayları üzerine Tevrat-İncil okumama hadisini söyler.

Herkes Muhammetin doymak bilmez vergilerinden, çıkardığı savaşlarda aldığı evlatlarından, yaptığı sürgünlerle ettiği mallarından muzdarip perişan olmuştur.

Bu mu İslam?

Bu nasıl “akın akın tebliğ edilen dine koşmaktır?” Biri bana açıklasın.

Gerçekten Allah’ın emirlerini tebliğ eden bir peygamberin etrafında neden hep Roma ajanı rahipler vardır?

Neden bir tane, Mecusi, Sabi, Süryani, Zerdüşt, Zervani, Hindu, Can’cı, Şaman din adamı yoktur?

Nasturi vardır başta amcalarından olan, Mekke kilisesi baş keşişi Varaka vardır. Sırtında peygamberlik mührünü gören de Busra manastırı episkoposu Nasturi raip Bahira’dır.

Ondan başka 9 tane daha Nasturi Hristiyan keşişi vardır. Bunları “İslam Roma Tezgahı mı?” başlıklı “keykubat.blogspot.com”da yayınladığım çalışmamda tek tek Kur’an tefsirlerinden siyer ve hadis kitaplarına kadar kaynaklarıyla açıkladım.

Vatikan’ın iddiasına göre, peygamber Muhammet’in karısı Hatice de Varaka’nın yeğenidir ve manastır rahibesidir. İkisinin hem Muhammet ile hem de Varak ile akrabalıkları İslam kaynaklarında da doğrulanmaktadır. Muhammmet’i Hristiyan yapmak, Araplara göre peygamberliğe hazırlamak için Vatikan tarafından görevlendirilmiş, azadlı rahibedir. Evlendikten sonra Muhammet’i Hira mağarasına çekilmeye de ikna eden odur, rüyalarını vahiy diye yorumlayıp bereber çalıştığı amcası Varaka’ya bildiren odur. Varaka, Muhammet’e çocukluğundan beri aşı yapan bir rahiptir ve ömrünü Araplara din yapmak için adadığını İbni İshak aynı kitabında yazmaktadır.

Muhammet, peygamber değil, İran’ın işbirlikçiliğini yapan Yahudi ve Yahudi soylu Ortodoks Hristiyanları ve de İran’ı sorun olmaktan çıkarmak için Arapları kendilerine asker yapma projesinin ürünüdür.

İslam’ın İran, İran yanlısı halkların coğrafyasında yani Arap yarımadası, Irak, İran, Mısır ve Kuzey Afrika’da İslam yayılmıştır.

Taa Herakles’in 641’lerde ölümünden sonra, şımarıp Vatikan’ı tehdit etmelerine kadar.. Bunu da 750’lerde çöküşe geçerek, ardından sürekli ezik, idare edilen millet olarak ödemişlerdir.

 

Bu gün kü Ilımlı İslam projesi de 1400 yıl önceki İslam projesinin devamıdır. Peygamber değil bu defa Allah adayları Recep Tayyip Erdoğan ile, İran cumhurbaşkanıdır.

Hangisi kazanırsa, bölgeye o hakim olacak ve Roma’ya hizmet edecektir.

Yahudilik İran şahı Daryus’un mamulüdür. Ondan doğan Hristiyanlık ve İslam ise Roma’nın mamulleridir.

Hergün diyanetin sapıklıklarından sonunda diyanet fetva hattını kapattılar.

Yok anasının dizinden tahrik olanlar, yok kucağına oturttuğu kızına uyananlar, yok altı yaşında kızla evlenenler, yok cumhurbaşkanı Erdoğan’a aşık olup bal gibi bulanlar, gılmanı olmak isteyenler, yalarım diyenler.

Yetmedi, diyanet, babanın kızına cinsel arzuyla sarılırsa, karısıyla nikahı düşer mi sorusuna “bişeycik olmaz” tarzı cevaplar. Yetmedi kız kardeşinin ırzına geçen imamlar.

Din bu mudur?

İnandığınız İslam ya da Hristiyanlık ve ötekileri bu mudur? Bu sapkıklıkların hepsi bu dinlerde vardır.

Siz, bunca kan döken, can alan, vergi, mal düşkünü, kadın düşmanı, ensest, biseksüel dinlere hala “İlahi emir” diye inanıyorsanız hazırlıklı olun derim.

Öbür tarafta “biz böyle din indirmedik, neyse geçin cehennemde oduna ihtiyaç var, biraz ısının” denilebilir.

Hala inanmıyorsanız,”ahmaklığın,körlüğün ilacı” yoktur.Tapının öyleyse.

 

Adilyargic

YAPILAN YORUMLAR ÜZERİNE YAPILAN AÇIKLAMAM (07.12.2009)

Yorum yapanların kültürel eksikliklerini giderebilmelerine faydalı olabilecek çok sayıda yazım üç blogumda da vardır.

1739’da İngiliz ajanı Hamper’in başlattığı faaliyetler sonucu ortaya çıkardıkları “Vehhabilik mezhebi“ne İslam’ın sahibi Hicaz Araplarının geçmesinden bu yana 250 yıl olmuştur.

(Medya’da bu konuda çıkan tüm yayınlar benim bu yazımdan sonra çıkmıştır.Fethullah Gülen’in “Türban şart değil ” açıklamasını benim “Değişik dinlerde baş örtüsü” ,”Kuran,Tevrat’ta kara çarşaf ve peçe” başlıklı ve benzeri yazılarımın kopyalarının türemesinden sonra yapmıştır.)

Melez Hicaz Arap’ı bile kendine gelen peygamberin kitabını bırakıp İngiliz dini Vehhabiliğe geçmiş,biz hala ,kendimizi “Mevali-Köle” gören bu dine kulluk etmekten,Sünni İslam’dan yeni İngiliz-Amerikan versiyonu olan Fethullahçı-Ilımlı İslam’a rahatsızlık duymadan geçmekten, 1890 yıllarına kadar İslam dünyasında kullanılmamış,hatta 1892’de Sultan II.Abdülhamit’in fetvası ile yasakladığı Hıristiyan yas kıyafeti olan Çarşaf ve peçeleri,Amerikancı Kenan Evren ile İhsan Doğramacı’nın 1980 sonrası uydurdukları hint bozması türbanları takmanın da sebeplerini sorgulamadan herşeyi hemen kabul ediyor, onların milliyetçiliğini yapıyoruz.

Anlamak mümkün değildir.

Üstelik bunca Kuran,İncil ayeti ile açıklanmışken.İslamın temeli “ayetle hüküm vermek” değil midir?
Biz de ayetlere göre kararımızı oluşturuyoruz.İftira yok,isnat yok.

Yanlış yorum varsa doğrusunu yazınız!

Benim din konusundaki yazılarım,bizim inancımızın ne veya nasıl olduğu ile değil,bizi etkileyen kavim ve güçlerin nasıl inandıkları ve nasıl baktıkları ile ve bize karşı nasıl siyaset ürettikleri ile ilgilidir.

Benim yazılarımla inancınızı kaybedecek kadar,inancınız zayıf ise siz zaten inanmıyorsunuz demektir.

Hiç olmazsa takiyye yapıp da milleti kandırmayın.

Üç gün önce vefat eden komşumuz için başsağlığına giden eşimi komşu kadınları “kuran okuma” toplantılarına davet etmişler.
Eşim de ben “Türkçe” okunmasından yanayım,anlamadığım dilde bir şeyler okumanın bir yararı olacağına inanmıyorum şeklinde cevaplamış.

Aldığı cevap ilginçtir;

Türkçe çevirilerin hepsi yanlış ve sapıktır.Arapçasını okumak sevap olduğu için biz böyle okuyoruz.

Lafı uzatmamak için eşim davetlerine teşekkür etmiş,başka konulardan konuştuktan bir süre sonra ayrılıp eve gelince bana anlattı.

Beyler,koltuğunuzda Einstein’in İzafiyet teorisi kitabını taşımakla fizikçi olamayacağınız gibi, anlamadığınız bir dilde yazılmış kitabın cümlelerini yarım yamalak telaffuz etmeye çalışmakla da İslam’ı da emirlerini de tasavvufunu da,yani Tanrının emirlerini de anlayamazsınız.

Onun da hiç bir sevabı olmaz.

Hatta yanlış telaffuzdan dolayı da günaha bile girebilirsiniz.

Mesela “İkılâp-Devrim” demektir.Ama Türkiye de herkes “İnkılâp Tarihi” dersini “İnkilap(köpek) Tarihi” diye telaffuz eder.

Yani,”Köpek Tarihi.”
Bir noktanın yaptığı değişikliğe bakın.

Devrim tarihi nerede,Köpek Tarihi ne alaka?

Her dilde bu vardır.
İngilizce’de Sheet (Şît)-sayfa,yaprak;Shit(Şit)-Bok.
Bizim tercümanlar filimlerde bunu “Lanet” şeklinde çevirseler de adamlar “bok” demektedirler,lanet anlamı olsa da bu anlamda kullanmaktadırlar.

Resmi ziyaretlerde yıllarca tercümanlık yaptım,en yetkili ABD-İngilizlerin bile her olumsuzlukta söyledikleri söz budur.

Ama telaffuzdaki tek bir “i” harfi farklılığı anlamı değiştirmektedir.

 

Yani bilmediğin,şivesini beceremediğin bir kitabı okumak kolay değildir.

 

İngilizce şarkı dinlemekle ingiliz,Arap tekerlemeleri okuyup söylemeye çalışmakla da Arap olunmaz,ve bu diller de öğrenilmez.

 

Kaval dinlemekle koyunlar kaval çalmayı öğrenemezler.

Eğer din kitabının çevirilmesi mümkün değilse 11 yaşında kız çocukları ile yapılan evlilikler,sübyancılıklar gılmancılıklar ve saçı göründü diye yapılan bu recmler niye?

Kuran=Ezbere okunan”,anlamına gelir ve yazılmak için değil,ezberlenmek içindir.Bütün dinler şiir tarzında ve kolay ezbere gelecek şekildedir.
Ancak insanların azberlemeye yeterli hafıza sorunu olduğu için dinler önce “rulo” kitaplara,son bin yıldır da “mushaf-sayfalar halinde kitap” şeklinde düzenlenmektedir.

Türklerin dini kaynaklarının bulunmama,bulunsa da yeterli olmamasının nedeni onların dinlerini “ezberlemelerinden” dir.Ancak yok oluşlarla sonuçlanan korkunç yenilgiler bilgelerini alınca boşa çıkmışlardır.

Kızılderililerin de öyledir.Onların bilgelerini de Avrupalılar tüketmişlerdir.
Eski tüm kavimler için de öyledir.

Bu gün Müslümanlardan başka dinini anlamadan,diline çevirmekten korkarak,dinde yeri olmayan, şıh,pir,ermiş,derviş,ulema açıklamalarına dayalı inanan hiç bir kavim millet de yoktur.

Sadece Arap olmayan Müslümanlar bu grupta yer alırlar.Bir de günümüz Hicaz Arapları da zaman içinde dilin değişmesi ile aynı konuma gelmişlerdir.

Ezbere bilinmesi gereken bir inancı ne okuyabilirler,ne anlayabilirler ne de okusalar da doğru telaffuz edebilirler.

İşte sizler böyle ,Allah ile kul arasında aracıyı kaldıran bir dinde,kendi koyduğunuz aracıların kabak dolması fikirleriyle inandığınız içindir ki,anlamak ile bir alakanız olmadığından sadece korkuyorsunuz.

Korku ile inanıyorsunuz.İslam dünyasında her türlü sapıklık ve ahlaksızlığın artma nedeni de budur.

Bunu anlamak yerine,280 yıldır,ağzına “Allah” kelimesini dolayan bir yığın ajan yüzünden koca koca imparatorluklar çökerttik.

Bunun sebebi de Arap’a da Arap olmayana da “Kuran Ayetlerini söyleme,açıklama yetkisini” devletin ve ilmi kendinden menkul dallama ulemaların yasaklamaları yüzündendir.

250 yıl öncesine kadar “helâ ” kültürü olmayan,kapaklı toprak lazımlıklara becerip,pencereden sokağa sallayıveren Fransızların,pimaş bağlantılı kapaklı lazımlıklarını “Klozet-Closed-(Kapaklı,)” adıyla evlerimize doldurduk, binlerce yıllık “helâ sözümüzden utanıp, son yüz yılda hela kültürü öğrenmiş Fransızın dilinden “Tuvalet” ‘i benimsemeyi “kültürlülük” saydık.Ya da başımıza getirdiğimiz,tâc giydirdiğimiz hain devşirmelerin aldatmacılarına inandık.

Aslında sizin ne dini anlamaya ne de savunduğunuz dini tanımlayacak bilgi ve inancınız dahi yok ta beyniniz ölüm ötesini kabullenemediği için korkunuzdan başkalarını da kendi çıkmazınıza zorluyorsunuz.

Gerçekten bilgiyle inanan insan,benim gibi yazı yazanlara inancını kuvvetlendirecek fikirler ürettikleri için de teşekkür etmelidir.

Yoksa inançlarınızdan bu kadar kolay mı sıyrılabiliyorsunuz?

“Hela” ‘yı bırakıp “Tuvalet”,”Hamam”ı bırakıp,150 yıl önce açlıktan kurtulmak için ülkemize sığınmış İtalyan levantenlerinden alınan “banyo” tercihine “kültürlü görüleceğiz” şevkiyle yöneldiğiniz, özünüzü hafızalarınızdan zevkle sildiğiniz gibi.

Vah halinize!!!
Uydurma dinlere en çok sarılanların da,  bu dinlerin mağdur ettiği kadınlar olması kadar trajedik mi yoksa ironik mi desem bir hal olamaz. Ama oluyor işte.

Bu yüzden de başına gökten pislik yağan tek din grubu da İslamdır.Merak ediyorsanız Amerika’nın üç gün önce Afganistan’da başlattığı askeri operasyonun adını da dikkate alan bir yazım var.

Okumak için;http://adilyargic.blogspot.com/Tıkla;
Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

İslam’a yabancı müdahaleler için;
İşte link;http://keykubat.blogcu.com/topal-molla-humeyni-kurt-said-ve-fethullah-gulen/3271522

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.