EL EZHER ÜNİVERSİTESİ ÇARŞAF-PEÇEYİ YASAKLAMA KARARI ALDI

İnternette “The World Post-a partner of the Haffington Post and Berggruen İnstitue” adıyla yayın yapan haber kuruluşunun 18 Mart 2010 tarihli ve 25 Mayıs 2011’de yenilenen haberinde El Ezher Üniversitesinin Araplar arasında Nikap olarak bilinen kara çarşaf ve oeçenin İslami olmadığı gerekçesiyle yasaklanacağı haberini dilimize çevirerek veriyorum;

Mısır;El Ezher Üniversitesi Kadın sınıflarında vey koğuşlarında Peçeyi Yasaklayacak (Video)

AFP ajansına göre, Mısır El Ezher Üniversitesi Salı günü Nikap olarak bilinen kara çarşaf-peçenin kız sınıfları ve koğuşlarında yasaklanacağını söyledi.

Suudi kadın kıyafeti Nikap. Şeytan ibadeti kıyafeti

Suudi kadın kıyafeti Nikap. Şeytan ibadeti kıyafeti

“El Ezher Üniversitesi Yüksek Konseyi öğretmen ve öğrencilerin giydikleri nikap kıyafetinin sınıflarda ve koğuşlarda giyilmesini yasakalamaya karar verdi, bunun üniversitenin kararı olduğunu bildirdi.

Yüksek konsey ek olarak çok az bir Müslüman kesimin zorlama olduğu gerekçesiyle karşı olduğu El Ezher’in nikapa karşı olmadığını ama, kızların akıllarındaki izlere karşı olduklarını ekledi.”

Karar, devlet destekli çalışan Kahire Üniversitesinde sınıflarda ve koğuşlarda kızların nikap giymelerinin yasaklanmasından sonra bu karar alınmıştır.

Nikap, Suudi Arabistanda uygulanan aşırı ortodoks Selefi mzehep tarafından uygulanmaktadır. AFP raporuna göre,Filistin’li selefi gruplar, “bütün hain ajanlara demir yumrukla vurulacağı” şeklinde ifadeyle yasağı uygulayan Mısır tehdit edilmiştir.

Nikabı yasağının etrafında dönen çekişmeleri El Cezire İngilizce videosunda seyrediniz.

http://www.huffingtonpost.com/2009/10/08/egypt-al-azhar-university_n_314263.html

Dilimize Çeviren

Alaeddin Yavuz.

Kara çarşaf yarım veya tam peçeli kara çarşaf kesinlikle Müslüman örtüsü değildir. Ortodoks Hristiyanlar olan Yunan, Anadolu Rumları, Gregoryen Ermeniler, Nasturiler, Keldanilerin ve Ortodoks Yahudilerin kadınlarına giymeleri şart olan kıyafetleridir.

Bu dinler kadınlarının rahibe kıyafeti giymelerini emreder. İslamda ise ruhbanlık olmadığından, Mekkeli Müslümanları kullandığı Ferace asırlarca kullanılmıştır.

İstanbul Pendikte çarşaflı soyguncular

İstanbul Pendikte çarşaflı soyguncular

İslamda ilk “çarşaf peçe” giymeyi özellikle 19.yy.da 1864’lerden itibaren Bitlis Ani ile başlayan işbirlikçi Ermeni, Süryani, onlarla birlikte hareket eden Yahudi Kürtleri ve Anadolu Rumlarının sürgünleri esnasında, sürgünden kurtulmak için Müslüman olduklarını söyleyip iman getirenlerin kurdukları tarikatlar ile başlamıştır.

Sultan II. Abdülhamit de Ermeni sürgünlerini 1892’de yapmış bir halife olarak, İstanbul’da gördüğü çarşaf-peçeli Müslüman kadınlardan sonra bir fermanla bu kıyafeti yasaklamıştır.

İngilizlerin 1739’da kurduğu Vehhabi dini, Mecüc soyu Türklerden hilafeti alma inancına bağlı olduğundan 1919’da Osmanlı teslim oluncaya kadar, başta İngiltere olmak üzere haçlı devletlerinden aldıkları silahlarla Türk ve Müslüman kanı akıtmış, ölen Türk şehitlerinin kanlarında Osmanlı altını aramış, Vatikan ve İngiliz tacı onaylı bir dindir. 1924’te devlet olduktan sonra Arabistan’ı ele geçiren Vehhabi Suud ailesi, şeytan ibadeti dinleri olan saydığım dinlerin kıyafeti olan Nikap dedikleri çarşaf-peçeyi dini kıyafet olarak şart koşmuştur.

İsrailden Kanadaya sürülen Ortodosk Lev Tahor Yahudilerinden bir aile

İsrailden Kanadaya sürülen Ortodosk Lev Tahor Yahudilerinden bir aile

İşte, II.Abdülhamitin fermanını da içere çarşaf yasağı yazımın linki;

http://keykubat.blogspot.com.tr/2009/01/padiah-fermani-ile-araf-yasai.html#axzz48N4RRbtP

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

 

 

 

 

 

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.