TSK HALKA REJİM VE ANAYASA GÜVENCESİ VERMELİDİR

Yapacaklarını gizlemeyen, devleti işgal etmiş  işbirlikçilere karşı TSK güvence olmaktan  çıkmış mıdır?

Yapacaklarını gizlemeyen, devleti işgal etmiş 
işbirlikçilere karşı TSK güvence olmaktan 
çıkmış mıdır?

TSK’nın yıllardır “darbe yapmayacağız” demesinin arkasında 1992’lerde ABD Pentagon masalarında hazırlanmış B.O.P projesinin uygulayıcısı olarak iktidara getirilen AKP hükumetinin “her işine onay vereceğiz” taahhüdüne dönüşmüştür.

Her gün devletin aleyhine yapılan fütursuz açıklamalar, Atatürk’e aleni hakaretlerin olağan işler haline getirilmesi ve tepkisizliğin sürmesi, 1984’lerde başlamış terör örgütünün devlet içinde devlet olmasına göz yumulması, geçen yıllarda heba edilen 50.000’in üzerinde asker, polis, sivil devlet memurları ve halkın hala süren kayıplarının ne zaman dineceği hakkında tatmin edici tek açıklama ve güvence verilmemiştir.

Bütün halkın desteğini alan elan sürmekte olan doğu ve güneydoğu Anadolu’daki terörle mücadele kapsamında her gün artan şehitler ve sivil kayıplar sürerken devlet ricalinin düğünlerde, derneklerde boy göstermesi halkın artan şekilde tepkisini çekmektedir.

Tarih tekerrür etmektedir;

1774-1919 arası cağa donduk. 17714’de imzalanan Küçük Kaynarca Anlaşmasıyla Rusya’Nın Osmanlı’daki Ortodoks Hristiyan ve diğer gayrimüslümlerin hamisi olduğunun kabul edilmesini, 1864’de Sultan Abdülaziz’in bastırmasına kadar geçen 93 yıllık iç isyanlar dönemi takip etmiştir.

Gayrimüslümler askere gitmemiş, vergi vermemiş, Rusya’nın ardından diğer sömürgeci haçlı devletlerin de aynı hamiliği elde etmesiyle devlet, asi Ermeni, Rum isyanlarına boğulmuş, erkeksiz kalmış Türk köyleri yağmalanmış,kadınlarına tecavüz edilmiş, Türk ve Müslüman ahaliye resmen soykırım yapılmıştır.

Gayrimüslümler askere gitmiyor vergi vermiyor isyan edip haçlı devletlerin baskılarıyla iktidara geliyor din imanla devleti yağmalıyor. Türkler, planları düşmana önceden satılmış savaşlarda kıyılıyor. Fakir Turk çocukları, sözde eğitim kurumlarında çocuk fahişelere dönüştürülüyor, din de Islam öncesi sapkınlıklara dönüştürülüyor.

Devlet her gün Atatürk rejiminden ve demokrasiden uzaklaşmakta, antik çağ dinlerinin sapıklıklarına götürülmektedir.

Bu yüzden artan tepkileri önlemek ve kamuoyunun ikna edilebilmesi için, geçen yüzyıl boyunca yaptığı Amerikancı darbeleri “Atatürk’ün bıraktığı Laik rejimi korumak için yaptığını” iddia eden TSK’dan beklenen açıklama maddeleri şunlar olmalıdır;

1-Doğuda yürütülen terörün ülke dışına çıkarılması savaşının birini BAŞKAN seçtirmek için yapılmadığına

2-2019’da ve sonrasında Özerk veya bağımsız Kurdistan, Lazistan/Pontus ve Ermenistan ilan edilmeyeceğine,

3-Kıbrıs ve ege adalarına sahip çıkılacağına,

4-Laik rejimin teminatı Atatürk’ün ordusu olarak kalacağına,

5-Anayasanın değiştirilemez ilkelerinin korunacağına halkı ikna etmelidir.

Aksi halde millete devlete el koyma hakki doğar.

Eleştiri getirenleri vatan hainliği ile etiketleme, ordunun moralini bozmakla suçlayip susturma donemi geçmiştir.

35 yıldır milletin evlatlarını bozuk para gibi hesapsızca harcadınız. Ama akan kanin neden aktığı ne zaman biteceği hakkında tek açıklamanız yoktur.

Terör 40 yılda bitmiyorsa başınızdakiler haindir’ diyen Jul Sezar’ın dediğine inanırsa bu millet siz de çekersiniz.

Takdir sizindir.

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.