İÇKİ YASAĞININ ARKA YÜZÜ

Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez Alaeddin Yavuz

İÇKİ YASAĞININ ARKA YÜZÜ

Hz.Muhammed uyrken kılıcını çaldırıyor Danimarka Hz.Muhammed,rahiplerle tartışırken şarap içip uyuyor ve Bizanslılara uyurken kılıcını çaldırıyor. XVI.yy. Danimarka (Temsili resim-Onların iddiasıdır.)

Bu konuyu birkaç ayet birkaç örnekle 20 satırda bitirmek mümkündü. Ama arkasından dinciler, yok orası öyle burası böyle, yok ayet tam değil önceki ve sonraki ayeti de yazsaydı gibi şeyler söyleyip çürütürlerdi.

Aslında bunların kaçının gerçek Müslüman olduğu konusunda sınırsız şüphelere sahip olduğumdan halkımıza bunları anlatabilmek ve dost—düşmanı tanıyabilmelerini kolaylaştırmak için geniş, açıklamalı olarak yazmanın daha faydalı olduğuna her zaman inanmışımdır.

Çünkü içki yasağını uygulayan bu sahte Müslümanlar artık “zafere ulaştıklarından” o kadar emin hale gelmişlerdir ki, gerçek kimliklerini yavaş yavaş itiraf etmeye, ayrılıkçı-bölücü örgüte ve yandaşlarına sahip çıkmaya, aralarındaki sinsi bağlarını göstermeye başlamışlardır.

Devleti yıkmak için isyan çıkartan ve 500.000 Türk ve Müslümanın ölümüne sebep olan Palu’lu Şeyh Sait’in, Dersim’li Seyit Rıza’nın itibarlarının iade edilmesinden, BDP m.vekili Gülten Kışanak’ın darbe anılarını paylaşarak “Ben de olsam dağa çıkardım” diye terörü haklı…

View original post 3.254 kelime daha

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.