CEMAAT, HDP TUTUKLAMALARI VE BATININ TEPKİLERİ

CEMAAT, HDP TUTUKLAMALARI VE BATININ TEPKİLERİ

 

04.11.2016 günü Diyarbakır Çevik Kuvvet binası patlaması. HDP tutuklamalarını takiben yapıldı ve PKK tarafından üstlenildi.

04.11.2016 günü Diyarbakır Çevik Kuvvet binası patlaması. HDP tutuklamalarını takiben yapıldı ve PKK tarafından üstlenildi.

17/25 Aralık olaylarıyla başlayan AKP ve F.GÜLEN cemaati kutuplaşması, yıllardır cemaat için araştırma soruşturma önergeleri veren CHP’nin cemaati sahiplenmesiyle ilginç bir hal aldı. HDP ile zaten Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel başkanı olmasıyla, Kürtçü olarak bilinen Amerikan solcularından, Rize’li gericilere uzanan bir yelpazeyle Atatürkçü, Türkiye Cumhuriyetinin kurucu mantığı da partiden süpürülmüştü.

Kavganın sonunda ortaya çıkan tablo, Fetullah Gülen’in Işık ve Nur cemaatleri Gregoryen, Süryani Hristiyan Ermenilerin İslam maskeli örgütü olan Haşhaşiler, R.T.Erdoğan ve AKPsi de Asur imparatorluğu zamanından beri dağlara sürülmüş, kripto yaşayan Süryani, Nasturi Haramilere kökenleri uzanan iki kripto azınlığın devleti İslami Tarikat mantığıyla ele geçirdikleri ve çatışmanın da iktidar kavgası olduğu görüntüsüydü.

KRİPTO ERMENİ HAŞHAŞİ YAPILANMASI

KRİPTO ERMENİ HAŞHAŞİ YAPILANMASI

İktidar Harami, muhalefet Haşhaşi, ikisi de İngiliz, Amerikan ve Avrupa emperyalizminin, kısaca Hristiyan Yahudi temelli emperyalizmin intikamcı, kripto Ortodoks toplumlarının İslam adıyla Müslümanları işletip satıp, batılılarla ortak sömürdükleri düzenin iktidarı paylaşamayan haşarılarıydı.

Bu azınlıkların iktidar savaşı halka “ AKPnin terörle mücadelesi” olarak anlatılırken, asırlardır, bölgeye ihanet tohumu olarak ektikleri Kürtçülük kimliği altında, dinci, kinci, ırkçı Ermeni Haşhaşi ve Arami ya da Harami koalisyonu altında çalışan tam da şark ile garbın en az üç bin beş yüz yıllık savaş alanı olan Doğu Anadolu da her zaman canlı tuttukları bu Şark Çıbanının tasfiye ihtimali bile batıyı ürkütmeye yetti.

Ya bu çıbanlar patlayıp hastayi iyileştirirse endişesi olsa gerek, Cemaat tasfiyesinden Cumhuriyet Gazetesi, Pkk teröründen HDP milletvekillerini tasfiyesi en çok emek eden ülkeleri fena endişelendirdi.

Başta Fransa, Almanya. Hele Almanya, büyükelçimizi çağırdı, hükümet ve muhalefet kanadından defalarca başta Erdoğan’ı aşağılayan açıklamalar, A.B. dışına itmeler, eşeğe gösterilen değnek ucuna bağlanmış ot misali gösterilen aa verilmeyen A.B. serbest dolaşım hakkının kaldırılmasıyla ilgili tehditler… Yani vermeyecekleri ortadayken aldatmada kullandıkları vaatleriyle korkutmalar….

Almanya sol partileri PKK destekçisi oldu

Almanya sol partileri PKK destekçisi oldu

Neyse biz istemiyoruz alın sizin olsun. Yeterki bizim şark çıbanlarımızdan AKP haramileri en azından iyileşmeye yüz tutsun ki bizler için bayramdır.

Yoksa bu oyunlar da sadece hem halkımızı hem de bize yakın olan halkları tezgaha getirecek planları önceden hazırlanmış, şartlara göre de sürekli yenilenen bir senaryonun oynanması mıdır, göreceğiz.

Herkesin bilmesi gereken, Haşhaşi kanadı hainliğinden dönmelidir, Harami kanadı da Haşhaşiler kadar mert olup azınlık yapılanması olduğunu itiraf etmeli ve bastığı toprağa sahip çıkmalıdır.

Aksi halde kendi nesillerinin de köleliklerine ve uzak olmayan bir gelecekte yok edilmelerine zemin hazırlayanlar olacaklardır.

TUTUKLANAN HDPLİLER

TUTUKLANAN HDPLİLER

Azınlık örgütleri, kukla iktidarları uğruna biri ötekini tasfiye ediyor, askeri kanadı ülkenin güvenlik güçlerini, karakollarını bombalıyor, efendileri batıdan her türlü tehdidi savuruyor, bunlara yerli sivil toplum örgütleri, yazarlar, çizerler, hukukçular… ekleniyor ve diyorlar;

“Aman haaa, Avrupa Birliğinin, Güvenlik Konseyinin, ekonomik kurumlarının hepsinden atılırız, bunca yılın emeğ boşa gider ayrılamayız yoksa batarız.” Diyenler, artık, dinci, kinci, ırkçı, İslam ve Türkçülük ya da Kürtçülük maskeli cemaat iktidar heveslerini terk etmeli, batılı Haçlı dünyasının kendilerinin de içinde olduğu coğrafyamızı,kırparak küçük şehir devletlerine bölerek köleleştirmek istediklerini, kendilerinin de bu gemide olduklarını görüp işbirlikçiliklerini terk etmelidirler.İhanetin adı fikir ve vicdan özgürlüğü değildir.

Bence sizler bu devlette bunları savundukça batarız. Hepinize miadınız doldu diyecek birileri lazımdır.

825981-avrupabirligindenvizeserbestisitehdidih1269100d5a3O da, bastığınız toprağa, kapı komşunuza sadık olmadıkça uzak değildir.

Çünkü, başkanlık için direten bir cumhurbaşkanı ve partisi AKP ile TBMM partileri oldukça, devletin “federasyonlara bölünmesi” özleminden vazgeçilmemiş demektir. Başkanlık eşittir Federasyon, o da eşittir, devletin Kenan Evrenin 1980 cunta döneminde imzaladığı “8” parçalı federe Anadolu Cumhuriyetidir.

Bunca tutuklama, dökülen kanlar ne derseniz, on yıldır hükumetin dediklerini derim; “Her şeyi hazmettireceğiz, devletin bölünmesini de.” Maden suyu, soda ile devletin parçalanmasını hazmettirecek değiller herhalde. Doğu Perinçek ve partisi  kadar iyi niyetli olmak, bu şartlarda bence epey zor.

Herkesin bilmesi gereken, Haşhaşi kanadı hainliğinden dönmelidir, Harami kanadı da Haşhaşiler kadar mert olup azınlık yapılanması olduğunu itiraf etmeli ve bastığı toprağa sahip çıkmalıdır, ihanetten dönmelidirler.

Takdir okuyanlarındır.
Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.