KULA AYRI PEYGAMBERE AYRI AYET (NİSA 23; AHZAB 50)


KULA AYRI PEYGAMBERE AYRI AYET

İslam öncesi de günümüzde de, İslam dışındaki dinlerde, ensest üreme kültü gereğince, aile içinde homoseksüel, heteroseksüel, biseksüel ve hayvanlarla cinsellik tanrının emriydi. Bu blogda, bu konuyu “Mitolojiden Günümüze Sapıklık Ayetleri” yazımda okuyabilirsiniz.

Kur’an bu sapıklıkları kısaca Bakara 198.ayetin son cümlesinde kesin belirtmiştir.

Bakara 2:198;Rabbinizden bir lütuf ve bereket istemenizde hiçbir sakınca yoktur. Arafat’tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin. O’nu, O’nun size gösterdiği gibi anın. Siz bundan önce gerçekten sapıklardan idiniz.(Yaşar Nuri Çevirisi)

Nisa Suresi 4:15 ve 16.ayetlerde cinsel sapkınlıklar açıklanmıştır;

4:15. Kadınlarınızdan eşcinsellik/sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ölüm canlarını alıncaya ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.“(Yaşar Nuri Çevirisi)
4:16. Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. Allah Tevvâb’dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahîm’dir, merhametine sınır yoktur.”(Yaşar Nuri Çevirisi)

Görüldüğü gibi kadın ve erkek eşcinselliğinin İslam toplumundaki yaygınlığı Kur’an’ın da konusudur. Kur’an neyi yasaklamışsa bilin ki o sapkınlık Kur’an’ın indiği zamanda yaşanan ve yaygın bir sapıklıktı.

İngiliz akademisyen Oxford Üniv. öğretim üyesi Douglas Howard-Johnston‘un yıllarını verdiği Roman Persian Wars (Roma-İran Savaşları) kitabında yazığı gibi, ilk kez Roma’nın Hristiyanlığı kabulüyle, bu cinsel sapıklıkları Romalılar halka yasakladılar ama asillere serbest bıraktılar.

Şimdi o yasakları okuyalım;

Yasanın Adı Lex Scatinia;

Lex Scatinia yanlışlıkla (Lex Scantia) da yazıldığı olan, M.Ö. 225’lerde, Marcus Cladıus Marcellus ile aynı cins ile cinsi münasebet ile suçlanıp mahkum edilmiş  Aedile Scantinius Capitolinus’un adı verilerek  bir kurulca hazırlanmış olan yasa  M.Ö.149’da tanıtılmış, cinsel davranışları,fiilleri, kulamparalığı, zinayı, özgürlerde pasif eçcinselliği düzenleyen,  “özgür doğan bireylere” ölüm cezası getiren Medeni Hukuk Yasasıdır.

Roma’da “Lex Scatinia” dan önce bir kanun olduğuna dair söylentiler varsa da kayıp olduğundan, bu kanunu yazan bir kayıt bulunamamıştır.

Lex Scatinia dahil bütün Roma Hukukları “özgür doğan vatandaşlar üzerinde etkili olan cinsel davranışları düzenliyordu.

Köleler “Res=şey” olarak adlandırıldığından, karşı cinsle cinsellik, köleler arası eş cinsi münasebetlerde dahil ve yasadışı her işte kullanılabiliyor veya öldürülebiliyorlardı. Ancak cinsel ilişkide azdırıcı olarak kullanılmıyorlardı. Köleler için uygulanan cezalandırma genelde dövmek olarak uygulanmaktaydı.

[Craig A. Williams(Brooklyn College and the Graduate Center): [http://ccat.sas.upenn.edu/bmcr/1998/1998%2D10%2D16.html “Review of”Roman Sexualities” by Judith P. Hallett, Marilyn B. Skinner, Princeton: Princeton University Press, 1997. Pp. 343. ISBN 0-691-01178-8.”] , Bryn Mawr Classical Review 1998.10.16]

MÖ.50’de de Preator (Çift resmi görevli memur) Marcus Livius Drusus Claudianus, öncekinden 100 yıl sonra Lex Scatinia olayında karar vermiştir.

M.Ö.17’de  Lex Scantinia, imparator Agustus tarafından  Lex Lulia de Adulteriis davasında zina tümüyle yasaklanmıştır.

III.yy.da Lex Lulia davası Sententiae  olayı ile tekrar etti ve yüksek dereceli yargıç olan Julius Paulus tarafından aynı cins cinselliğine ölüm cezası verildi.

M.S. 342’de Konstantin ve bağlıları, sonradan Theodosius yasasını da içerecek bir karar yayınladılar.

Yasa Maddesi; Cod. Theod IX (9).VIII(8). 3 (Cod. Justin IX.ıx.31);

“Bir adam rızasıyla bir kadınla evlenir de cinsel ilişki arzusu bütün önemini kaybetmişse, yapılacak yararlı işin ne olduğu bilinmiyorsa, Sabah yıldızı çıkmış bir şey olmamışsa, ortada aşk kalmamışsa, kadın dişilik isteklerini karşılamadığı için adamdan vazgeçerse((quum vir nubit in feminam viris porrecturam,))  bu durumun ortaya çıkmasını yasaklıyoruz ve kanunlar, intikamcı bir kılıçla silahlanarak, bu kötü şöhretli kişiyi veya bundan sonra ortaya çıkabilecek bir suçlunun şiddetle cezalandırılmaya mahkum edildiğini bildiriyoruz.”

Bu yasa biraz anlam bakımında karışık görünse de ileride II.Valentinian tarafından 06 Ağustos 390’da Theodoisus  ve Arcadius ve Theodosian yasası olarak bilinecek yasayı çıkardırlar.

Cod. Theod IX.VII.6;

“”Utanç verici, kadınsı veya kadınlığı andıran giysiler giymiş erkek vücudunu, kadısı veya kadına benzer bir varlık olarak gösterirse, bunun cezasını, herkesin gözü önünde öcalan alevlere maruz kalarak ödeyecektir.””

Günümüzde, Amerika gizli mason tarikatları, Teke Tanrı Molek'e kurban ettikleri insanı yakıyorlar. "Öcalan Alevler"e bir örnek.

Günümüzde, Amerika gizli mason tarikatları, Teke Tanrı Molek’e kurban ettikleri insanı yakıyorlar. “Öcalan Alevler”e bir örnek.

Henüz peygamber Muhammet’in doğmasına “38” yıl varken, iki Roma’yı birleştiren, Ayasoya, Yerebatan sarnıçlarını inşa ettiren imparator’un kararı;

İlaveten, Jüstinyen’in yasası Corpus Juris Civilis (30 Aralık 533),bazı yasal düşüncelerin toplanması olarak anlaşılabilir.

Başlangıç IV. Xvıı.4

“”Çeşitli şekillerde yer alan kişisel davaların görülmesinde olduğu gibi, Lex Lulia  de Adulteris davasında da “başkalarının evliliğini tehlikeye atmadığı halde ölüm ile(gladio)cezalandırılmasına, bir başka erkeğe olan şehvetinin örtüsünü kaldırmaya cesaret etmesi yüzünden verilmiştir(qui cim masculis nefandum libidinem exercere audent)””

Yukarıdaki bu yasaklar Hristiyanlığın ardından Roma imparatoru Nasrani Herakles tarafından desteklenen İslam’da da yer almıştır.

Eski sapkınlıkların emredildiği dinlerin dindarları da Roma idaresinde “Hristiyan mezhebi-Tarikatı”, İslam idaresinde “İslam Mezhebi- Tarikatı” olarak yer almışlar, gizlice geleneklerini sürdürmüşlerdir.

İngiliz Dinler Ansiklopedisine göre Hristiyanlık 34.000, tarikata ayrılmıştır. İslam’da 1000 kadar tarikat ve cemaat olduğu bilinmektedir. Bunların her biri ayrı bir din demektir. Vehhabilik ve Nurculuk hakkında çıktıkları dönemin Halifesi ile Şeyhülislamı karar verme geleneği vardı. Osmanlı’ya karşı işgalci Halı seferlerini yapan batılı işgalcilerle oldukları için bunlar Hilafetçe onaylanmamış ve ayrı dinler olarak kalmışlardır.

Nasturi, Süryani, Derezi, Yezidi dinlkeri “19..yyda Vatikan tarafından Hristiyanlık olarak kabul edildiklerinden bunlardaki sapıklıkları aramızda İslami tarikatlar içinde yaşamaktadırlar.

Sapıklık bu derece yaygın ve alışkanlıkla vazgeçilmez halde olunca bu Roma geleneği, İslam da peygamberine serbest bırakmıştır. Ayet her ne kadar “yalnız sana” dese de, İslam devlet adamları bunu “kendilerini tanrının yeryüzündeki halifesi” görmeleri yüzünden kendilerini de kast ettiği inancıyla uygulamışlardır. Bu yüzden bütün İslam devlet ricalinde bu sapıklıkları aynı diğer milletlerde olduğu gibi görmek mümkündür.

Batılılar 16.yy.da başlayan Rönesans ile bunu kaldırmak istemişlerse de ancak 20.yy. da başarmışlardır.

Buna rağmen Vatikan merkezli LGTB hareketlerini ABD ve A.B. parlamentosu “cinsiyet ayrımcılığı” maddesiyle bize dayatmaktadır.

4:22. Geçmişte kalanlar hariç, babalarınızın nikâhlamış olduğu kadınlarla evlenmeyin. Böyle bir şey açık bir edepsizlik, nefret gerektiren bir kötülüktür. Çirkin bir yoldur bu.”
4:23. Size, şu kadınlarla evlenmek haram kılınmıştır: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle birleştiğiniz hanımlarınızdan doğmuş olup evlerinizde oturan üvey kızlarınız -eğer anneleriyle birleşmemişseniz o takdirde sizin için bir günah yoktur- ve sulbünüzden gelen oğullarınızın karıları. İki kız kardeşi birlikte almanız da haram kılınmıştır. Eskide kalanlar müstesna.
Allah çok affedici, çok merhametlidir.”

Yukarıdaki iki ayette yasaklanan evlilikler aynı şekilde Tevrat’ta da vardır. Ama Musa zamanında da sonrasında da Muhammet zamanında da Yahudiler ile komşuları olan bütün Arap, Rum, Grek kavimlerinde bu gelenekler yaygındı.

Peygamber Muhammet’de böyle sapık bir toplumda doğmuştu ve kendisini kurtaramadığı için, hem de can güvenliği temelli olarak da sapıklığı kendine serbest bırakmıştır veya din indiyse ona kolaylık olsun diye serbest bırakmıştır.

Ahzab Suresi 33:50; Ey Peygamber! Biz sana şu hanımları helal kıldık: Mehirlerini verdiğin eşlerin, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elini altında bulunanlar, amcalarının, halalarının, dayılarının, teyzelerinin kızlarından seninle birlikte hicret edenler. Peygamber kendisiyle evlenmek istediğinde, kendisini Peygamber’e hibe eden mümin bir kadını da öteki müminlere değil, yalnız sana özgü olmak üzere helal kıldık. Onlara eşleri ve elleri altındakiler hakkında neler farz kıldığımızı biz biliriz. Sana bir zorluk olmasın diyedir bu... Allah
Gafûr’dur, Rahîm’dir.”

Şimdi bu ayetlerin başka bir çevirmence çevrilmiş hallerini verelim.

KULA AYRI PEYGAMBERE AYRI AYET

KULA AYRI PEYGAMBERE AYRI AYET

Bu güne kadar “sadece peygambere geçerli” olan bu sapıklık ayrıcalığını, kendini onun yerine koyan halife, padişah, sultan, paşa gibi şahsiyetlerce hatalı uygulandığı düşüncesindeyim.

Sapık oldu mu insan onu ayet de din de cennet de cehennem de durduramaz.

Takdir okuyanlarındır.

NİSA 4:23 Müminlere yasaklanan evlilikler;

Müminlere yasak olan evlilik ilişkileri

Müminlere yasak olan evlilik ilişkileri

Peygambere serbest bırakılırlar. Ahzab 33:50

Peygambere serbest olan kardeş çocukları v.b. evlilikleri

Peygambere serbest olan kardeş çocukları v.b. evlilikleri

Alaeddin Yavuz/

Alaeddin Yavuz wordpress

keykubat

/adilyargic

/ adilyargicc

Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.