ADALET YÜRÜYÜŞÜNE ALMAN DARBESİ…


 KUTSAL İTTİFAKIN ÇOCUKLARI DEVLETİ YIKIYOR…

(KUTSAL İTTİFAK=M.S. 800-1815 yılları arasında Prusya/Almanya ile Vatikan Katolik Kilisesinin ortak idaresinde dünyayı fetheden Hristiyan koalisyonunun adıdır. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu olarak bilinir)

BİR ENDİŞEM DE BOŞ ÇIKSAYA!!!

Daha dün, Adalet yürüyüşü hakkındaki önceden ifade ettiğim yazılarımı özeti olan “Adalet Yürüyüşü Akp’ye Hizmet Eder” yazıma gelen tepkilere üzülürken akşam haberlerde bir konu cuk diye tespitimi haklı çıkardı.

1815 Viyana Konferansında İngiltere’nin kendini Dünya Hakimi ilan etmesiyle son bulan, 1680’de Polonya, Litvanya seferlerini engellemek için Hemşin Ermeni İsyanını başlatan, 800 yıl boyunca Nasturi, Süryani, Yezidi , Dürzi İSYANLARINI destekleyerek İslam devletlerini yıkan Kutsal Roma Cermen imparatorluğunun taç giydiren egemeni Prusya/Almanya’dan bir sözde sol milletvekili, Edirne Ceza ve Tutuk Evinde kalan Selahattin Demirtaş’ı Vaclav Havel İnsan Hakları Ödülüne aday göstermiş. (05-7-2017 Tüm haber kanalları)

Böylece, çocuğu gibi büyüttüğü bölücü örgütü Uluslararası siyasi arenada “adaletsizliğe karşı savaşan özgürlük savaşçısı” ilan ederek taçlandırmıştır.

1984’den beri Pkk’ya siyasi, mali, nazari eğitim, SİLAH, mühimmat veren, 1990′ larda, roket ve mayınlara dayanıklı tek araç olan ” BTR panzerlerini terörle mücadelede kullanamazsınız” diye dünyayı ayağa kaldıran, PKK teröristlerinin arananlarını pasaport vize vererek ülkesine kaçıran, Claudia Ruth’lara adliye, TBMM kapılarını tekmeleyen, 16 Nisan referandumu öncesi Tayyip Erdoğan ile kayıkçı kavgası yapan, bu anlaşılınca da mahcubiyetten ipleri biraz daha geren sadık dostumuz(!) Almanya yapacağını gene yaptı.

Aslında, AKP hükumeti TBMM içi ve dışı muhalefet PKK ile aynıdır. Bunu halkımız görmemekte inat ettiğinden, bu ödül talebi ile YchpkkGülen koalisyonuna dönüşen Adalet yürüyüşü Özerk Kürdistan talebiyle sonuçlanabilme olasılığına dönüşmüştür.

Bölücü Kürtçülüğün de Deniz Feneri derneği, Kombassan örgütlenmeleri ile AKP gericiliğinin de Almanya’dan geldiğini göz ardı etmemeliyiz. Almanya’nın hala R. T. Erdoğan’ın Deniz Feneri Derneğinin paralarını yaşadığı şekilde Türkiye’ye getirdiği için açılmış Deniz Feneri davası Almanya tarafından, R. T. E’nin mevcut devlet adamlığı sıfatı ve gizli pazarlıkları sonucu beklemeye alınmıştır. Günü geldiğinde kullanılmak üzere bekletilmektedir. AKPKK Almanya’nındır.

15 yıllık hükümetininin 11 yılını F. Gülen/PKK koalisyonu ile geçiren, şimdinin vatansever, 1300 yıllık İslam ve Türk düşmanlığının temsilcisi AKP de böylece “Dünyaya meydan Okuyan Hükumet” olma şansını kazanmış oldu.

Devletin yönetim kadrosundaki TBMM içi dışı iktidar ve muhalefetin Almancı bağlarına bakalım;

R.T.Erdoğan, Kombassan, Kanal7, Deniz Feneri davalarında Almanya’da halen sanık;

Devlet Bahçeli’nin Almanya’da bir sauna’da eşcinsel ilişki kaseti ve bunun R.T.E’de olduğu iddiaları.

Doğu Perinçek, 1961-1967 yılları arası Almanya’da CIA-BND istihbarat örgütlerince yetiştirilip Amerikan Solculuğu olan Mao’culuğu ülkeye getirip Türk Sol’u TİP’i bölen kişi olması.

HDPKK Almanya’da örgütlenip, oradan hala aldığı desteklerle Kutsal İttifak ülkelerine hizmet eden Yezidi Şatanist yapılanma.

Kemal Kılıçdaroğlu, 1921-1936-1937 Koçgiri, Dersim isyanlarında Seyit Rıza’lar, Ali Şir’ler ile isyan eden aileye mensup, Tunceli’de her ailede en az bir Almancı vardır. Aslında oldukça beyefendi kişiliği olan ve çok yönünü beğendiğim halde ABD mason sermayesinin sivil toplum örgütleri olan TESEV/SOROS bağlarıyla CHP’nin başına gelmesi, gerçek Atatürkçü ve solcuları partiden temizlemesi, HDP ve Fetö örgütü ile bağlarını geliştirmesi, Atatürk’e “KEFERE” diyen Mehmet Bekaroğlu, Ermeni Bagratuni’si olduğu soy adından belli 705 kodlu CİA ajanı Sezgin Tanrıkulu, Binnaz Toprak gibi PKK’ya şirin bakan tipleri partiye doldurması ile CHP’ tanımını değiştirmesi asla onaylamadığım işleridir.

Sonuç olarak TBMM içi ve dışı devlet idaresinde Alman ekmeği yemeyen yoktur.

On beş yıldır başlattığım “Hangi dini etnik gruptan olursan ol, bastığın toprağa, özgürlüğüne, kazanılmış haklarına sahip, emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı çık” kampanyam başından beri destek gördü. Herkes kendisine uygun gördüğü, Chp, Mhp, İ.P/Vatan Partisinde birleştiler.

Sonuç, CHP, bütün ulusalcı, vatansever solcu, Atatürkçüleri kovarak değişti YCHP oldu, içinden Anadolu Partisi çıktı, MHP içinde tüm gerçek vatansever Ülkücüleri tasfiye etti, partiden atmadığı kimse kalmadı, şimdi yeni parti heyecanı var, İP/Vatan partisi olmayacağı yaptı, hükumete el koyduk dedi, her gün şeriat yasaları çıkartılıyor ortada çıt yok. Nasıl el koymaksa bu anlayamadım gitti.

Her etnik ve dini azınlık gruptan vatanseverler de ortada kaldı. Almancı yapılanma devleti tümüyle işgal etti. Çık işin içinden çıkabilirsen

Lanet olsun.

İyi bir şey olmayacak mı bu ülkede yav.

Ümit edip neye sarılsak kıyamet yılanı Ur’a dönüşüyor.

Takdir sizindir.

Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.