BLOG OKUMADAN ÖNCE BİLMENİZ GEREKENLER


BLOG YAZILARI:

1-Yorum yazıları, güncel siyaset, haber, eğitim, din, mitoloji, felsefe… gibi konularda yazarın görüşlerinin işlendiği yazılardır. Bunlarda delil, kaynak genelde verilmez, yazarın genel görüşlerinden oluşur.

2-Araştırma yazıları, yazarın seçtiği bir alanda yaptığı araştırmalardan oluşur. Yazarın kalitesine göre, yabancı kitaplardan çeviriler, yerli kitaplardan alıntı derlemeler, konuyla ilgili resimler ve yazarın yorumlarını içerir. Bilgilendirici yazılardır. İlginizi çekmese bile okuyana mutlaka bir şeyler kazandırır, kültür düzeyini yükseltir.

3-Alıntı yazılar, başkalarına ait izin alınarak veya, bir davaya hizmet için bloglara konulurlar. Yazar seçtiğine göre kıymetlidirler. Çünkü, her yazar kendi yazısının okunmasını isterken başkasına ait alıntı koymuşsa kıymetlidir demektir.

4-Çalıntı derleme kes yapıştır yazılar, ülkemizin en ünlü yazarlarının bile yaptığı hırsızlıklardan ibaret yazılardır. Ya tümüyle çalıntıdır veya biraz ondan biraz bundan çalıp, başına giriş, sonuna yorum eklenmiş kültür ve sanat hırsızlıklarıdır. Bir çok kitap, köşe, blog yazıları, tv programları bu şekildedir. Ben de bunların mağdurlarından biriyim.
5-Tanıtım yazıları, bir ülkeyi, şehri, coğrafi bölgeyi, bir kültür ve sanat eserini tanıtan görsel ağırlıklı olurlar. Genel kültür veya ticari içeriklidirler.
6-Eleştiri yazıları, köşe yazarlarından blog yazarlarına, müzik eserlerinden sinema, tiyatro, dizilere her alanda eleştiri yapan yazılardır. Tarafsız olduklarında kıymetlidirler.
Buraya kadar açıklanan her türlü kültür ve sanat eserleri, önce halkı sonra devletin çıkarlarını koruyan, halkın birliğine, barışa hizmet eden, tarafsız şekilde hazırlanmışlarsa mükemmeldir.
Size ters gelse de. Size ters gelen konularıın doğruluğunu, o görüş ve yorumlara muhalif yazıları okuyarak ve sonunda kendiniz araştırarak doğruyu bulabilirsiniz.
Her şeyin doğrusunu bildiğini sananlar sadece ahmaklardır.
Ömründe hiç bir araştırması olmamış, insanların önüne fikirlerini ortaya koyarak çıkmamış insanların her konuda  bilgiçlik taslamaları, iddiacılıkları sadece cehaletlerini sergilemektir.
Yüzlerce araştırma yazıları yazmış, basılı eserleri olanların benzeri megolomanlıkları hoş olmasa da hoş görülebilir. Ama gerçeğe karşı yalanı savunanları olursa değerini kaybetmiş olur.
Ülkemizdeki eğitim sistemi beşikten mezara halkı aldatmak üzerine kuruludur. Gelişmiş ülkelerde de durum biraz daha iyi olsa da amaç aynıdır.

Alaeddin Yavuz
keykubat /
adilyargic/
adilyargicc

Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.