MUFAKATAT,PEYGAMBER MUHAMMET’İN SAPIK SÜNNETİ


Baldırlar, Uyluk bölgesi

Bu Hz. Muhammet’in Ayşe’ye yaptığı “pedofilik cinsel taciz” konusu ülkemizde unutturulmuş bir konudur. Atatürk cumhuriyetinin temizlediği sapıklıkların başında gelirse de hala halk arasında özellikle dini cemaatler, tarikatların tekkelerinde gizli yapılan işlerdir ve Ensar vakıfları olaylarını takip eden olaylarda dincilerin sapıklıkları ortaya serilmiştir.

Bu sapıklık peygambere ait olmayıp bir çok insanın yaptığı olağan işlerdi ve hala da yapılmaktadır.

Arap ve Fars İslam dünyasında yaygın bir gelenektir. Kanıtlarını veriyorum.Yazım, bu blogda “Mitolojiden Günümüze Sapıklık Ayetleri” yazımdan alınmıştır.;

MUFA’KATAT ;

KIRMIZI BÖLGE UYLUK KEMİĞİ-BALDIRLAR

MufaÂkatat (İng Thighing); Edebi olarak “”, erkek çocukların uyluk kemiklerinin (baldırlarının) arasına öteki erkeğin cinsel organını yerleştirerek cinsel tatmin olmasını ifade etmek için kullanılır.

Bu pedofilik sapkın gelenek İngiltere’de de yaygın olduğundan İngilizcede “Thigh=uyluk kemiği,Baldır” kelimesinden türeme “Thighing” sıfatı vardır. Türkçemizde yok en azından.

Bu sapıklığın Tevrat ve Sabiliğe, Zerdüştlüğe uzanan geçmişi vardır.

İşte Kuran İslamında yer almayan ama Humeyni İslamında yer bulan, “Güzel Ahlakın(!?) temsilcisi peygamber Hazreti Muhammet’in yaptığı İslam ulemalarınca kabul edilen bu antik çağ kalıntısı sapıklığı okuyalım bakalım.

Arapça Mufa’katatın, Hristiyanlık öncesi Sabi dini Sin mezhebinde İnanna’ya tapınan İngilizlerin dili İngilizce karşılığı da “Thigh=Uyluk Kemiği+ing=Thighing=Uyluk kemikleri/baldırlar arasına arkadan erkeklik organını sokarak, hafifçe sürtüştürmekle yapılan cinsel ilişkiye verilen addır.“

UYLUK KEMİĞİNİN İSLAMDA ÖNEMİ
Kurana göre peygamber Muhammet tebliğ ettiği dinin emirlerine göre yaşamaktan muaf tutulmuştur
Müslümanlar önce İslam’ın tebliğ edildiği çağdaki ahlakın örnek İslam ahlakı olmadığını
sapkın geleneklere göre yaşam şeklinin sürdüğünü kabul etmelidirler.
Öksüz yetim büyümüş bir peygamber, sapkın Sabi, Yahudi, Zervani temelli
Yahudi ve Hristiyan mezheplerine göre yetişmiş insanlar,
henüz tebliği tamamlanmamış bir Kur’an ile ne kadar Müslümandılar?
Yukarıda Nisa 23 ayeti ve bir çok ayet,
“Önceki yaşanmışlar müstesna” der.
Ahzab 50, 23’teki yasaklamalardan zorluk çekmesin diye peygamberi muaf tutar.
Ahzap 30, peygamberin eski geleneklere göre yaşamından sorumluluğu
olmadığını söyler.Çünkü, halasının kızı ve Müslüman olmadığı için kendisine
“Cahş(Ahzap sure tefsiri E.H.Yazır)” denilen Zeynep aynı zamanda evlatlığının karısıdır.
Ahzap Suresi bu yüzden çıkan tartışmalar ve dedikodular üzerine inmiştir.
Bu Roma hukukunda da yasaktır. Hicaz bölgesi o çağda bir Roma vilayetidir.
Kuran üç, dört ayetin birinde Araplara, sapık, beyinsiz,müşrik, kafir gibi sıfatlar
yükleyerek hakaret eder. Hiç bir din kitabında bu kadar sapıklıkla
Allah tarafından suçlanan millet yoktur. Hiç bir kitapta da böyle şey yoktur.

“Yetişkin bir erkeğin, sütten kesilme yaşında körpe bir kızın, baldırları arasına cinsel sokarak okşaması öpmesi yasal değildir.” (Genel kabule göre Sütten kesilme yaşı 1,5 ile 2. yaştır)

“It is not illegal for an adult male to ‘thigh’ or enjoy a young girl who is still in the age of weaning; meaning to place his penis between her thighs, and to kiss her.”

Ayatu Allah Al Khumaini’s “Tahrir Al wasila” p. 241, issue number 12  

UYLUK KEMİĞİNİN İSLAMDA ÖNEMİ
Kurana göre peygamber Muhammet tebliğ ettiği dinin emirlerine göre yaşamaktan muaf tutulmuştur
Müslümanlar önce İslam’ın tebliğ edildiği çağdaki ahlakın örnek İslam ahlakı olmadığını
sapkın geleneklere göre yaşam şeklinin sürdüğünü kabul etmelidirler.
Öksüz yetim büyümüş bir peygamber, sapkın Sabi, Yahudi, Zervani temelli
Yahudi ve Hristiyan mezheplerine göre yetişmiş insanlar,
henüz tebliği tamamlanmamış bir Kur’an ile ne kadar Müslümandılar?
Yukarıda Nisa 23 ayeti “Diyanet İşleri (4/NİSÂ-23: Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.)” ve bir çok ayet,
“Önceki yaşanmışlar müstesna” der.
Ahzab 50, 23’teki yasaklamalardan zorluk çekmesin diye peygamberi muaf tutar.
“AHZAB-38 için 40 meâl bulundu. (İmam İskender Ali Mihr) Nebî için, Allah’ın O’na farz kıldığı şeyi (yerine getirmesinde) O’na bir güçlük yoktur. Daha önce gelip geçenler için de Allah’ın sünneti buydu. Allah’ın emri, taktir edilmiş bir kader idi (yerine getirildi). / Diyanet İşleri (33/AHZÂB-38: Allah’ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda peygambere bir darlık yoktur. Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür.), peygamberin eski geleneklere göre yaşamından sorumluluğu
olmadığını söyler.Çünkü, halasının kızı ve Müslüman olmadığı için kendisine
“Cahş(Ahzap sure tefsiri E.H.Yazır)” denilen Zeynep aynı zamanda evlatlığının karısıdır.
Ahzap Suresi bu yüzden çıkan tartışmalar ve dedikodular üzerine inmiştir.
Bu Roma hukukunda da yasaktır. Hicaz bölgesi o çağda bir Roma vilayetidir.
Kuran üç, dört ayetin birinde Araplara, sapık, beyinsiz,müşrik, kafir gibi sıfatlar
yükleyerek hakaret eder. Hiç bir din kitabında bu kadar sapıklıkla
Allah tarafından suçlanan millet yoktur. Hiç bir kitapta da böyle şey yoktur.

 

“Sütten kesilmiş (İng=Wean) çocuğun, butları arasına cinsel organı sokarak öpme okşama (İng;Thighing).

This is from a Muslim cults Priest he is after all an Ayatollah

Resimde okuduğunuz Talmud ayetleri de size bu sapıklığın İslami olmadığının kanıtıdır. Peygamber Muhammet’in Ayşe ile yaptığı evlilik Allah emri değildir. Tevrat’tan da eski Sabilerin din kitaplarında var olan, Roma hukukuna da geçmiş bir evlilik geleneğidir. İslam ile bağı sadece Muhammet’in bu geleneği sürdürme kararıdır. Tevrat’ta, ergenlik yaşı kızlarda “9”‘dur ancak evlilik yaşı “11-12’dir” Roma Hukuku da aynı şekildedir ve asil Roma halkı için evlilik yaşı 14-15’tir. Kuran Talak suresinde kızların sadece ergenlik yaşlı “9” olarak belirtilmişse de ille de bu yaşta evlenin, evlendirin denilmiyor. 650’tane “aklınızı kullanın” diyen Kur’an ayeti var. Sapıklara kanıp sapıtmayın.

Thighing of children: Mohammed (51) married Ayesha when she was SIX, but as she was too small to consumate, he practised the sacred rite of Mufa’ Khathat (otherwise known as ‘thighing’) whereby he rubbed himself between the tops of her thighs, but did not enter.

Türkçesi;

Bu alıntı Ayetullah Humeyni’dendir;

Muhammet (51 yaşındaydı) Ayşe ile evlendiğinde Ayşe altı yaşındaydı fakat, karıkocalık ilişkisi için çok küçüktü. O,mukaddes ayin olan “Mufa Katat” (Thighing) vasıtasıyla, baldırlarının üst arasında sürttürdü ama içine girmedi.

Bu günlerde yaygın olarak “”, özellikle düğünlerde çocukların “mufaÂkatat”ı alışkanlığı vardır.

Ulemaların bu konudaki görüşleri, Allah’ın selamı üstüne olasıca Muhammet peygamberin, Müslümanların anası Ayşe’nin baldırları arasına mufaÂkatat (İng.Thighing) yaptığıdır.

Ayşe henüz altı yaşında ve cinsel ilişkiye girilmesi sakıncalı görüldüğünden (isterse görülmesin Ebubekir’in kızı) peygamberin Ayşe’ye mufaÂkatat yaptığı, yani cinsel ve boşaltım organlarının altına bacak arasına cinsel organını sürterek rahatladığı, bnu erkeklerle de tekrar ettiği bilinir.

İlk karısı Hatice’in daha evlenir evlenmez Muhammet’e hediye ettiği “azad kabul etmez kölesi, büyük aşkı Zeyd’den alnıma bir hadiste de;

“Cebrail vahiy indirdiğinde peygamberin üstüne öyele bir ağırlık çöküyordu ki, bir keresinde, peygamberin uyluk kemiği benim uyluk kemiklerim üzerindeyken, baldırlarımın ezilmekten kopacağını sanmıştım” diyerek bu “mufaÂkatat” ilişkisini, de itiraf etmiş olmaktadır.”

Bu hadisin ayrıca deve üstünde olduğu da bazı Kuran tefsircilerince açıklanmıştır. Bunu bu yazılarım yazılıncaya kadar televizyonlarda yapılan her dini konuşmada “ayetin fiziki ağırlığını” kanıtlamak için kullanan din adamları artık terk etmişlerdir.

Bu yazıların amacı, tarikatlar ve mezhepleri kuranların kendinden önceki dinlerdeki geleneklerini terk etmemekte gösterdikleri ısrarlar yüzünden, peygamber zamanında yaşanan sapıklıkları, “peygamber sünneti” diyerek uygulamaya devam etmeleri yüzünden bazı bozuk gelenekleri barındırmaları nedeniyle elan uyguladıklarından, yobazlığa ve çocuklara karşı işlenilen taciz ve tecavüzlere karşı ana-babaları, devletin kurumlarını uyarmak amacıyla yazılmaktadır.

Herkes şunu bilmelidir ki, peygamber çağında ve elan bir çok ülkede Müslüman ve gayrimüslüm ülkede bu sapıklıklar insanların Müslüman olmalarıyla birden terk edilememiştir. Peygamber ölünce zaten dinde bir gerileme olduğu mezhep,siyer ve İslam tarihi kitaplarında vardır.

Ahzap Suresi 50. ayet de bu zorluklarla peygamber yorulmasın diye onu muaf kılmıştır.

Kula ayrı, peygambere ayrı ayetler 33/AHZÂB-50 (Meâlleri Kıyasla): Yâ eyyuhân nebiyyu innâ ahlelnâ leke ezvâcekelletî âteyte ucûrahunne ve mâ meleket yemînuke mimmâ efâallâhu aleyke ve benâti ammike ve benâti ammâtike ve benâti hâlike ve benâti hâlâtikellâtî hâcerne meâke, vemraeten mu’mineten in vehebet nefsehâ lin nebiyyi in erâden nebiyyu en yestenkihahâ hâlisaten leke min dûnil mu’minîn(mu’minîne), kad alimnâ mâ faradnâ aleyhim fî ezvâcihim ve mâ meleket eymânuhum li keylâ yekûne aleyke haracun, ve kânallâhu gafûran rahîmâ(rahîmen). Ey Nebî (Peygamber)! Muhakkak ki Biz, ecirlerini (mehirlerini) verdiğin zevcelerini ve elinin (altında) malik olduğun, Allah’ın ganimet olarak sana verdiği (cariyelerini) helâl kıldık. Ve seninle beraber hicret eden amcanın kızları, halanın kızları, dayının kızları, teyzenin kızları ve nefsini Nebî (Peygamber) için hibe eden ve Nebî’nin (Peygamber’in) de onu almak istediği mü’min kadınları, (diğer) mü’minler hariç, sana özel olarak (helâl kıldık). Onlara (diğer mü’minlere) zevceleri ve ellerinin (altında) malik oldukları (cariyeleri) konusunda neyi farz kıldık, Biz biliriz. (Bu), senin üzerine bir zorluk olmaması içindir. Ve Allah, Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden). 4/NİSÂ-23 (Meâlleri Kıyasla): Hurrimet aleykum ummehâtukum ve benâtukum ve ehavâtukum ve ammâtukum ve halâtukum ve benâtul ahi ve benâtul uhti ve ummehâtukumullâtî erdâ’nekum ve ehavâtukum miner radâati ve ummehâtu nisâikum ve rabâibukumullâtî fî hucûrikum min nisâikumullâtî dehaltum bihinn(bihinne), fe in lem tekûnû dehaltum bihinne fe lâ cunâha aleykum, ve halâilu ebnâikumullezîne min aslâbikum, ve en tecmeû beynel uhteyni illâ mâ kad selef(selefe). İnnallâhe kâne gafûran rahîmâ(rahîmen). Size (şunlarla evlenmeniz) haram kılındı. Analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşin kızları, kızkardeş kızları, sizi emzirmiş olan (süt) anneleriniz, süt anneden kızkardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri, kendileriyle birleştiğiniz kadınlarınızdan olup, evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Fakat eğer onlarla henüz birleşmemişseniz, o taktirde (onlarla evlenmenizde) sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve sizin sulbünüzden gelen oğullarınızın eşleri (kadınları) ve iki kızkardeşi bir arada (nikâh altında) toplamanız. Geçmişte olanlar hariç. Muhakkak ki, Allah Gafur’dur, Rahîm’dir. AHZAB-38 için 40 meâl bulundu. (İmam İskender Ali Mihr) Nebî için, Allah’ın O’na farz kıldığı şeyi (yerine getirmesinde) O’na bir güçlük yoktur. Daha önce gelip geçenler için de Allah’ın sünneti buydu. Allah’ın emri, taktir edilmiş bir kader idi (yerine getirildi). / Diyanet İşleri (33/AHZÂB-38: Allah’ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda peygambere bir darlık yoktur. Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür.)

Bu demek değildir ki, dinin yasakladığı sapıklıklar, peygamber, ensar tarafından yapıldı diye yaşanmalıdır. Böyle şey olamaz. Bu sapıklık, Müslüman kılıklı devşirmelerin dini bozan gelenekleridir. Böyle kabul edilmezse İslam da sapıklıktır denildiğinde kimse kızmamalıdır. Çünkü bu gelenekler, Tevrattan bile binlerce yıl önce yaşanan sapık geleneklerdir. İslam ile bağı sadece İslam’ın bu sapık toplumda çıkmasından ibarettir.

Cinsel sapıklıkları din ile örterek yaşamak toplumu ileriye götürmez, geri bırakır.

Bence en iyisi dinlerden kurtulmaktır.

Takdir insanlarındır.

Alaeddin Yavuz/

Alaeddin Yavuz wordpress

keykubat

/adilyargic

/ adilyargicc

Uylukla ilgili Hadislerin yayınlandığı İslami sitenin sayfa resimleri

Sayfa resminin ilk cümlesinde “erkeğin ön ve arkadan mahrem-avret yerleri “FERE; ZEKER; DÜBÜR” olarak belirtiliyor. Zeker=erkek cinsel organı; dübür=anüs Frere” de bu organların bulunduğu ön arka kalça bölgesi sanırım. Çünkü anlamını bulamadım.

Sayfa resminin ilk cümlesinde “erkeğin ön ve arkadan mahrem-avret yerleri “FERE; ZEKER; DÜBÜR” olarak belirtiliyor. Zeker=erkek cinsel organı; dübür=anüs Frere” de bu organların bulunduğu ön arka kalça bölgesi sanırım. Çünkü anlamını bulamadım.

İşte, Arap dilinde, İngilizce alt yazılı bu tv programında Müslüman iki insan Mufakatat’ı, peygamber Muhammet’in Hz. Ayşe ile “9” yaşına kadar yaptığı kabul edilen “çocuğa cinsel taciz sapıklığını” tartışıyorlar. Biri din adamı diğeri kadın hakları savunucusu;

 

Bu video’da da yazıya koymadığım, “Peygamberin Vahiy Kestiren Hatası” yazımda yayınladığım, Hz. Hatice ile Cebrail’i görmeye çalışırken, tapınak fahişeliği kültü gereğince peygamberin sırayla çıplak Hatice’nin uyluk kemikleri üzerine oturması ve sonunda kucağına oturmasıyla sonuçlanan olayın İslami kaynakları veriliyor ve alay ediliyor.

Diyanetin bunlara verebileceği hiç bir cevabı yoktur.

Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.