UYUŞTURUCU TÜCCARI AB-D ÜLKELERİDİR


DÜNYANIN EN BÜYÜK UYUŞTURUCU TÜCCARLARI ABD VE AB ‘DİR.

Mısır tanrıçası Şeşat Cannabis/Hint Keneviri ile

Esrar ve Afyon tanrıların keyif maddesi olduğundan tüm dinlerin dini ayinlerinde vecde gelmek, tanrıya ulaşmak için istişarede, tapınaklara mürit bağlamaktan Hasan Sabbah’ ın ölüm fedailerine kadar kullanılmıştır.

İngiltere, borca batırıp Duyuni Umumiye ile topladığı vergilerine el koyduğu Osmanlıdan, sömürgesi olan Hindistan’dan bedava aldığı bu uyuşturucuları, sömürgelerinde adil görünmek, kendini sevdirmek için çalıştırdığı ülkelerdeki işçilerine ve kölelerine ücret öder, her derde deva diye satarak bağımlılar haline getirdiği bu insanlardan ödediği parayı fazlasıyla geri alırdı.
1830-1850 yılları arasında Çin imparatorunun oğlu da Esrar bağımlılığından ölünce adam esrar yüklü İngiliz gemilerini yaktırdı .
Sen misin bunu yapan, Çinlilerde olmayan uzun menzilli toplara sahip iki donanma gönderip bütün Çin ordusunu uzaktan imha etti ve kara harekatıyla noktayı koydu.
Çin resmen aciz kaldı ve uyuşturucu bağımlılığı bütün İngiliz, Hollanda ve diğer sömürgelerde gelenek oldu.
20.yy. da eroin ve morfin eklenerek bu yayıldı. İlk yasaklar Almanya ve ABD den geldi. İngiliz korkusundan diğer milletler yasaklayamadılar.
II. DÜNYA savaşı sonrası yeni dünya hakimi ABD bu yasakları teşvik ederek, Komünizm karşıtı olup, Dinlerin dindarların koruyucusu olarak kendini vazgeçilmez kıldı.
SSCB’yi frenlemek için kurduğu Çin’in SSCB ile dostluğu işi bozunca başlattığı soğuk savaşı 1991’de kazandı. Afganistan’a üs yaptı. Ülkeye İngiliz İslam’ı Vehhabiliği egemen kıldı ve Afyon dışında ülkede hiç bir üretimi desteklemedi.

CIA raporlarına göre Afyon ve Kokain ürünlerinin kaçakçılık haritası

Bütün Amerikan askerleri generallerine kadar uyuşturucudan zengin oldu.
Meksika keneviri Marihuana esrarını ABD senatörleri bizzat yürüttü. Kendi kurdukları mafyalar aracılığı ile ticaretini yaptılar. Hatta Arjantin’den getirdikleri muzların içinde ülkeye soktular. Bu işlerine uygun Noriega gibi diktatörler beslediler.

Avrupa Birliği ülkeleri, emperyalist olduklarından işçi sınıfına daha fazla pay verdiler ve küçük burjuva işçi sınıfı türedi.
İşsizlik maaşları bizde çalışandan yüksektir. Hatta devlet memurları da bu gruba dahildir.
İnsan buldukça azar örneği, AB ülkeleri de daha fazla istemek için toplumsal olay çıkarabilecekleri endişesiyle ülkelerinde uyuşturucu, cinsellik, çeşitli dini akımları ve Hindu geleneklerini birlikte vererek çalışan emekçi kesimin beyinlerini oyalamaktadır.

Haşhaşilerin günümüzdeki temsilcileri. FETÖ de bunlara dahildir. Soy olarak hepsi Haşhaşidir

Eski TRT programcısı Banu Avar hanımın TRT’den ayrılmadan önceki görevinde çektiği “Sınırlararası” Belgeseliydi sanırım, bunlardan birinde AB ülkeleri akademisyenleri ile yaptığı röportajda AB’li yetkili durumu aşağı yukarı böyle açıklamıştı.

Uyuşturucu geçekten korkunç zararları tespit edildiğinden yasaklanmıştır. Ama insanlar bunların tüccarlarınca “Bana bir şey olmaz”  gibi öz güven verme yanında bunların tıpta ilaç olarak kullanıldığını söyleyerek bile satmaları mümkündür.
Her türlü ağrı ve sızıyı dindirecek bir ilaç henüz keşfedilmediğinden gerçekten de ağrı kesiciler, antidepresanlar, bilumum barbitüratlar haşhaş ve kenevir bitkisinden yapılmaktadır ve dedikleri doğrudur.
Ama bağımlılık yaptıklarından eczaneye aspirinle alışan çuval dolusu ilaçla gezer hale gelmektedir.
Çünkü, bir ilacın yan etkisi ikinci hastalığı tetikler, onun için alınan üçüncü ilacın yan etkisi de dördüncü, beşinci hastalıkları tetikler. Bunlar için verilen yatıştırıcılar, ağrı kesiciler zamanla vücut alıştığından etkileri kalkar ve daha güçlü uyuşturucu isteyen vücuda en ağır uyuşturucular verilir.

Haritada da, geri bırakılmış, işgal altındaki İslam ülkelerinden çıkan uyuşturucu, batılı sermayedarların memurları olan din ve devlet adamlarınca bürokratlar ve parlamenterlerce korunarak batıya ulaşır.

İnsan ister  resmi kurumlar ister sokak satıcıları kanalıyla uyuşturucu müptelası olabilmektedir.

Uyuşturucuyu reçeteli alınca yasal, sokaktan alınca yasak olur.
Yasak olan şey caziptir.
Cinselliği arttıran, kansere, ruhsal rahatsızlıklara mucize ilaç efsaneleri, ekonomik sistem mağduru fakir aile çocukları kara talihlerinin acılarından kurtulmak için bu maddelerle kafa yaptılar.
Ama, üretici İslam dünyası suçlandı.
Çünkü Avrupa Birliği ve ABD’nin uyuşturucu trafiği yıllardır Afgan Taliban, bizde PKK gibi İslam ülkelerinde kurulmuş terör örgütleri üzerinden işletilmektedir.
Buna karşı çıkacak bilgi birikiminde veya niyetinde bir İslami savunma kurum veya kuruluşu ya da devleti yoktur.
Nedeni de aynı terör örgütlerini kuran ve işleten AB-D ülkeleri hükumetleri de bürokrasileri de kendi kurup işletir haldedir.
ABD – İngiliz memuru AKP döneminde olduğu kadar uyuşturucu kullanımı hiç bir zaman artmadı.
AKP, en büyük halk düşmanı çıktı.

Bazı deliller verelim;

 

 

 

İslam tarihi boyunca “Alkol/İçki Yasağı” ile uğraşan tarikatlar aslında Hristiyan ve Yahudi tarikatlarıydı.Yahudi kabilelerinden Rekavlılardan Yehodonav, içki içmeyi kabilesine yasakladığı için tanrının takdirini kazanmıştı.

Nasıra’lı Ferisi Yahudilerinin yaptığı Hristiyanlık dini de Rekavlılardan ibret alarak veya akrabalıklarından dolayı olsa gerek içkiye hor bakmıştır;

Matta İncil’i ;

Mat.26: 29 Size şunu söyleyeyim, Babamın egemenliğinde sizinle birlikte tazesini içeceğim o güne dek, asmanın* bu ürününden bir daha içmeyeceğim.”

*”Asma” nedir bilmeyenler, asma üzümün yetiştiği bitkinin adıdır. Üzüm meyvesidir.
Oysa Kuran’da içki ile ilgili inen ilk ayet Nahl 67 ‘dir ve içki övülür. Neden acaba?
Çünkü, peygamberin koruyucusu Hz. Hamza şarapçıydı. Hatta peygamberin içtiğini iddia eden çok sayıda yazı bulmak mümkündür.
Sonra neden üç ayet indi?
Sabi, Arap, Yahudi geleneğinde “üçleme/teslis” vardır  aramızda bile “Allah’ın emri üçtür” deyişi yaygındır.
Hz. Ömer ve onunla dine katılan Muaz (Bakara 219, Nahl 67 E.H.Yazır tefsirlerini okuyunuz) peygambere giderek “içki serhoş ediyor Allah’a bir daha danış, ne diyor” derler.
Bu da “Peygamber, böyle olmazsa arkanda olmayız ” demektir. Allah da enayi değilya üç ayetle ilk ayeti çürütüvermiş.
1805-1815 yılları arasında İngiliz dini Vehhabiler Taif, Mekke,Medine’yi ele geçirdiklerinde iki şeyi yasaklamışlardı;
İçki ve nargile ile tütün içmeyi.
Ama esrar yasağı yok.
Aynı yıllarda İngiltere’nin en büyük ana kraliçesi Viktorya çağında da içki ve tütün yasakları tartışılıyor.
Tesadüf müdür?
İngilizlerden bağımsızlığını kurtararak bebek imparatorluk olarak doğan ABD’de de içki yasakları meşhurdur, şimdi anlatmayalım uzun sürer.
Kısaca, içki ve sigara yasağı ile Müslüman görünenler neden uyuşturucu bağımlılığına zirve yaptırdılar dersiniz?
Vehhabiler ile çalışan ve onların destekleri ile iktidar olan ülkemizin 16 yıllık değişmez iktidarında uyuşturucu tüketimi raporlarını okuduk.
Şimdi dışarı açılalım;
Ağrı kesici, yatıştırıcı, antidepresif ve diğer uyuşturucu
ilaçlar da dahil olmak üzere Amerika’da kişi başına düşen
uyuşturucu masrafı ABD’de 1.100 ABD Doları ile başı çekmektedir
14 yaşında uyuşturucu bağımlılığından en çok ölümlerin olduğu
Avrupa Birliği ülkeleri içinde Türkiye ortalarda. Öyleyse biz
“Uyşuturucu serbestisini savunanlara ” kulak tıkayacağız.
Tıp doktoru olan bu Ortodoks Yahudi Din adamı
Rabbi Yosef P.Glassman, cannabis/Hint keneviri/esrar kullanımının
Tevrat’ta derin kökleri üzerine yazdığı makaleden bir sayfa resmi.
merak eden çevirtebilir.
Sümer, Mısır,Babil, SabiYahudi geleneklerinde olur da Hristiyanlıkta
esrar olmaz mı? İşte, Adem’i aldatan yasak bitki Hint keneviri/Esrar
bitkisi önünde duruyor.
Bu da işin makarası. Allah esrar çekmeye geliyor.
Osmanlı sarayında cariyelerin esrar partisi
ABD San Fransisko’da esrar partisi
Cezayir’de esrar partisi
Vatikan ve Yahudi ortaklığında artan esrar
kampanyasına tepki.
Esrarkeş Meryem Ana
İspanyolca resimde “Yahudillik, esrarı yasallaştırıyor” yazılı.
İbranice üst yazıda Tevrat’ta “Cannabis/esrar” adı işaretlenmiş.
İngilizce bilgiler de esrarın yetiştiği bölgeleri tanıtıyor.

Koşer yahudi internet sitesinde Yahudi din adamları olan Rabi’lerin esrardan tablet şeklinde haptan sulusuna çeşitli ilaçlar yapıp sattıkları işleniyor.
Aynı yazının devamı;
İsteyen tercüme ettirsin. Kısaca, esrar ve uyuşturucunun
dini kökenlerini de Yahudilerin bunu yaydığını da
böylece kanıtladım.
Google görseller ve tüm haberler bölümlerinde sayısız bilgi mevcuttur. Türkçe dilinde ise bizim bunları bilmemize gerek görülmüyor demek ki? Bilgi isteyenler hükümete başta baskı yapabilir.Benden insanlık hizmeti bu kadar.

Takdir sizindir.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.