SORARSAN HERKES YAHUDİ HRİSTİYAN MÜSLÜMAN


SORARSAN HERKES MÜSLÜMAN, HRİSTİYAN, YAHUDİ

Hindistan Şiva Tapınağında Tanrı Brahman eşleri Sarai Swati ve Gayatri ile

İslam’ın kökenlerini araştırınca, İslam’ın yeni hiç bir şey getirmediğini görüyoruz.

Beyaz Hintliler olan Mlacchaslar, (Meleklere tapınanlar) Keşmir bölgesinden 4500 YIL önce İran’a geçtiler. Şiva dinine inanan bu halk, tanrıları Brahman ve tanrıçaları Saray Swati efsanelerinden İbrahim ve eşi kız kardeşi Sara efsanesine dayalı Keşi İbrahim dinini kurdular. Zamanla Mezopotamya, Yemame, Umman, Yemen, Hicaz, Etiyopya’ya geçtiler.

Mısırda hüküm sürdüler, kovulup Filistin, Ürdün, Lübnan, Harran çevrelerine yerleştiler. İndus nehri efsanesi üzerine olan dinlerini Mısırda Nil, Ürdün de Ürdün nehri, Mezopotamya’da Dicle Fırat üstüne yazdılar. Karanlığın ışık tanrısı Hay (Melki d Nura) üstüne bölge mitlerinden çaldıkları efsanelerle mitolojilerini yazdılar.

MÖ 1300’lerde iyileşmeyen hastalıklara yakalanan aristokrat, kölelerden oluşan bir halk, I.Seti sonrası gelen firavun 2.Ramses tarafından Sina’ya sürüldü. Sağlıklı olanları Ürdün, Filistine geçtiler. Meleklere tapınan Mlaccha’ların (Sabilerin) dinlerinden Yahudiliği kurdular. MÖ.7. yüz yılda Asur kralı Nebukadnezar (MÖ 605-562), İsrail’e saldırdı, tapınaklarını, şehirlerini yerle bir etti. Halkını tümüyle sürgüne gönderdi ve aristokratlarını Babil’e köle olarak getirdi.

MÖ 539’da Med kralı Büyük Krus Babil’i yıktı ve Yahudi cariyesi Ester’in hatırına Yahudileri özgür bıraktı, köleliği yasakladı ve Yahudilere da ülkelerinde tapınaklarını kurmaları için olanaklar sağladı.

Büyük Krus, avda tanrısı Ahura Mazda onu
Gök Aracından izliyor. Bu araçtaki varlık
Süryani, Nasturi, Yahudilik ve İslam’da Cebrail olarak kabul görmüştür.

Ondan sonra, Yahudilerin emredilen İran dinine göre yaşayıp yaşamadıklarını görmesi, İran dini ilkelerini bildirmesi için Ezra adında bir rahip gönderdi. Yahudilerin bu rahibi, Tevrat geleneğine göre rahiplerin Harun soyundan oloması ilkesine uygun olarak, Harun soyuna bağlayarak Yahudi yaptıklarını görüyoruz.

“Ezra Yeruşalim’e Geliyor

BÖLÜM 7

Ezr.7: 1-6 Bu olaylardan sonra, Pers Kralı Artahşasta’nın krallığı döneminde, Başkâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas oğlu Avişua oğlu Bukki oğlu Uzzi oğlu Zerahya oğlu Merayot oğlu Azarya oğlu Amarya oğlu Ahituv oğlu Sadok oğlu Şallum oğlu Hilkiya oğlu Azarya oğlu Seraya oğlu Ezra adında biri Babil’den geldi.  Ezra İsrail’in Tanrısı RAB’bin Musa’ya verdiği yasayı iyi bilen bir bilgindi. Tanrısı RAB’bin yardımıyla kral ona her istediğini verdi.

Ezr.7: 21 “Ben, Kral Artahşasta, Fırat’ın batı yakasındaki bölgenin bütün hazine görevlilerine buyruk veriyorum: Gökler Tanrısı’nın Yasası‘nın bilgini Kâhin Ezra’nın sizden her istediğini özenle yerine getirin.

Yahudiler tanrıları Yahweh’ten bazen Göklerin tanrısı diye bahsederler, Perslerin tanrısı Ahura Mazda da Güneş tanrısıdır ve Göklerin tanrısıdır. Din adamları kadar demogog yoktur. Kelimelerin anlamlarını, anlam benzerliklerini çarpıtarak kendilerine pay çıkarma sanatkarlarıdırlar.

İran Nakşi Rüstem’de Keşi İbrahim Kâbe’si

Metinde geçen Artahşasta’nın,I.Xerxes (Zerkses) in oğlu, MÖ 465-424 yılları arasında hüküm süren   Artaxerxes (Artakzerkses) olduğu kabul edilmektedir. Bu tarihler de bize, Tevrat’ın Yahudilerin Büyük Krus’un Babil’i fethinden (539) yüz sonra yazılmaya başlanıldığını göstermektedir.

Böylece İran dini esasında Yahudilerin yeni kitabı Tevrat, İran dinine göre yeniden yazılmış oluyordu. Bunu Üzeyir peygamber olarak da bilinen Rahip Ezra’dan yüz yıl sonra Grek Büyük İskender’in fethi takip edecek, Tevrat Yahudileri bu defa da Teke Şeytan ibadetine döneceklerdir.

Sonra Nasıralı Sabi Yahudiler ilk Hristiyanlık Nasraniliği kurdu. Ms. 70’lerde Romalıların Nasarani Hristiyanlığın yayılmasından duydukları rahatsızlık üzerine Yahudi sürgünü takip edecek, Yahudiler Anadolu, Kuzey Afrika ve Batı Afrika ülkelerine göç edeceklerdir.

Hindu hacılar çıplak tavafta. Tecbe 28 ayetiyle çıplak tavaf İslam’da yasaklanmıştır.

İran Mitracılığı yüzünden İran’a savaş açamayan Romalılar, Konstantin ile Nasraniliği M.S.324’de resmi din yaptı. Tanrı kabul edilen Roma krallarının durumlarına uygun olarak Roma yasalarına ve dini geleneklerine göre Tevrat yeniden düzenlendi.

215 yıl sonra I. Jüsyinyen(542), askere alacak sağlıklı insan bulamayınca ensest evlilikleri, eşcinselliğin her türünü yasakladı. Bu sapkınları cehennem kuyularında yakarak korku yaydı, Tevrat Levililer kitabı ve birçok bölüm yeni Jüstinyen yasalarına göre düzenlendi, batılıların kendilerini medeni saymalarına neden olan eşcinselliği, ensest evlilikleri yasaklayan Katolik Hristiyan ve sonra Hristiyanlıktan doğacak Hanefi İslam ahlakının temellerini attı.

627-628’de Aziz Agustinin(Ö.430) okullarının öğrencisi Nasrani Herakles Sasani ordusunu Mezopotamya’da yok etti.

MS 600 Arap Yarımadası

Jüstinyen yasalarına uygun olarak, İran Hristiyanlığı olan Mecusiliği, Nasturi Hristiyan kaynakları İslam’ı hakkında yazdıklarına göre, Büşra şehri Arabistan kiliselerinden sorumlu episkopos Rahip Bahira’ya yeniden düzenletip, İslam adıyla bir din yazdırdı.

Muhammet (Faraklit, Baraklitus) adını kullanan Tizpon’lu Mani karakterini Mekkeli Arap peygamber yaptı.

Günde 160-100 rekat Namaz, üç aylar, zekat, sadaka, fitre olan, Budizm, Sabilik ve Süryani Hristiyanlığı temelleri üzerine, her dilde yazılmış yedi kitaplı Mecusilikten evrilen, İslam adlı bu Vatikan kölesi dini destekledi.

Müslüman adını alan bu Araplar, Vatikan, Herakles’in askeri ve mali yardımlarıyla kurdukları orduları ile İran coğrafyasını yağmaladılar, binlerce yıllık kültürlerini yok ettiler. İşkenceyle dinlerini yaydılar.

Hüküm Ezd’dedir hadisi ile övülen peygamberin kendi kabilesi Ezd, 1000 yıl önce Lübnan’a göçüp Mecusi mezhebi Dürziliğe* geri döndü. Arabistan 1739-1919 arasında Yezidi Vehhabi oldu. Tevbe 28 ayeti, Kabe’ye dikilen Haçlı otelleri, inşa edilen kiliselerle hükümsüz oldu.

Şimdi sorarsan herkes Müslüman.

Bizim Türkler de bilmem kaçıncı kez değişmiş ve hatta cami imamına göre değişebilen din haline gelmiş bir dine göre hâlâ Müslüman???

Alaeddin Yavuz

keykubat /

adilyargic/

adilyargicc

*Philip K.Hitti Origins of Druzes People and Religion

Yorum, geçmiş yazılarımın ortak sonucudur. Bana aittir.

Uzun araştırma yazılarından sıkılanlar bunu anlayabilecekler mi bakalım?


Kafası takılanlara konu hakkındaki eski çalışmalarımın linkleri

1-http://adilyargic.blogspot.com/2012/02/yahudi-kultu-tufandan-ibrahim-e.html

2-https://alaeddinyavuz.wordpress.com/2015/07/23/sabilerin-kutsal-kitabi-dinleri-ibadetleri-her-sey/

3-https://alaeddinyavuz.wordpress.com/2015/12/09/849/

Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.