MÜSLÜMANLAR, DÜNYANIN EN AHMAK, EN SALAK TOPLUMU HALİNE GETİRİLMİŞTİR.


MÜSLÜMANLAR, DÜNYANIN EN AHMAK, EN SALAK TOPLUMU HALİNE GETİRİLMİŞTİR.

Kura’ın ilk yazıldığı Kufi Arap alfabesiyle yazılmış Kuran metni

Tarikat şeyhlerinin önünde tövbe kuyruğuna girip, günahlarının bağışlandığına inanan, ne olduğu belirsiz kimseleri put edindiğinden dinden çıkmıştır.
Az önce eşim, Adıyaman Menzil tarikatına gidip tövbe ettiklerini söyleyen komşuya, “Islamda tövbeyi sadece Allah kabul eder, Enam 94, Hadit 27 ayetler ruhbanlığı kaldırmıştır, deyince, komşu kadın;
“Hepsi Kuran okuyan onca insan yanlış mı yapıyor diyorsun” deyince bir şey diyemedim, dedi.
Ben de öyle ama Arapların bile bugün anlayamadığı 1400 yıllık Arap dili ile okuyorlar, hiç biri bu dili bilmediği için de anlamalarına olanak yok.

Tövbe suresini oku, dedim açtık Kuran’ı okuduk.
Tevbe 11, 101,102,103.ayetler, dine girenlerin zekat karşılığında peygamberin Allah’ın resulü olarak, Allah’ın izniyle kabul edebileceğini, 104.ayet de tövbeyi sadece Allah’ın kabul edeceğini bildirir.

500 yıl önce gelişimini tamamlamış bu günkü hemzeli, esireli, ötüreli Kuran Alfabesi

Tevbe 9;11. Bununla birlikte tövbe eder, namazı/duayı yerine getirir, zekâtı verirlerse, artık sizin, dinde kardeşlerinizdirler. Biz ayetlerimizi, bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.”

Tevbe 9;101,102,103,104 Ayetler;

9; 101. Çevrenizdeki Bedevî Araplardan münafıklar var. Medine halkından da münafıklığa iyice alışmış olanlar var. Sen bilmezsin onları. Ama biz biliriz onları. İki kez azap edeceğiz onlara, sonra da çok büyük bir azaba itilecekler.
102. Diğer bazıları da günahlarını itiraf ettiler. Bunlar, iyi bir işle kötü olan diğer bir işi birbirine karıştırdılar. Belki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.

Sadece peygamberin tevbe kabul edebileceğini belirten ayetler;

9;103. Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini iyice temizleyip arıtasın. Onlar için dua et/onlara destek ol; çünkü senin duan/desteğin onlar için bir sükûnettir. Allah Semî’dir, Alîm’dir.
9;104. Bilmediler mi ki, Allah’tır kullarından o tövbeyi kabul eden, o sadakaları alan. Ve Allah’tır, O Tevvâb, O Rahîm…”

Ayrıca Nisa 4;64. Biz hiçbir resulü, Allah’ın izniyle kendisine itaat edilmesi dışında bir amaçla göndermedik. Eğer onlar, öz benliklerine zulmettiklerinde sana gelip Allah’tan af dileseler, resul de kendileri için af dileseydi, elbette ki Allah’ı tövbeleri cömertçe kabul eden bir Rahîm olarak bulacaklardı.

Mümin 40;55. Öyleyse sabret! Kuşkun olmasın ki, Allah’ın vaadi haktır. Günahın için af dile. Akşam ve sabah, Rabbini överek tespih et!”

Mümin 40;55 ayeti ikinci cümlesi bir Müslüman müminin Allah’ın adını anarak, bağışlanma dileyerek tövbe edebileceğini emrediyor.

Yahudi hahamları kurban, tapınağa bağış karşılığında vaftizle,(Eyüp kitabı 1;1) Katolikler günah çıkarma odasında ama Allah’ın(Baba, Krist, Jesus) takdirine bırakarak, Hristiyan Ortodokslar ise Kanal Hayat tv’de telefonla günah bağışlayabiliyorlar.

Wikipedya’dan aldığım yazıya göre de Hristiyan Vaftizleri şöyle oluyormuş;

HRISTIYANLIKTA TÖVBE=ITIRAF, GÜNAH ÇIKARMA

Abdülbaki, Erol ve halifesi oğlu. Adıyaman Kilis Menzil köyünde üslenmiş aslen kripto Yahudi Hristiyanlardan birisi. Kur’an’da ve İslamda olmayan GÜNAH BAĞIŞLAMA işini yapmaktadır. Müslüman gibi namaz kılan, aynı oruçları tutan Sabi Yahudi ve Hristiyanları ülkemizde, Yezidiler, Dürziler, Süryani, Nasturiler, Gregoryen Ermenilerdir.Bu inançta olanların çoğu İslam çağında Şafi mezhebine girmişlerdir. Bazıları da Osmanlının yıkılış döneminde aleni Hristiyan Yahudi iken misyonerlerden gelen teşvik paralarını alabilmek için Protestanlık, Katoliklik gibi mezheplere geçtiler. Atatürk cumhuriyeti kurunca çoğu Müslüman olduk dediler, devşirildiler. Bu gün Müslümanları devşirmektedirler.

İtiraf sakramenti halk arasında “Günah çıkarma” olarak bilinen Katolik ve Ortodoks Kiliselerinde kabul edilen 7 Temel Sakramentlerden biridir.

Vaftizden sonra kişinin Ağır günah veya Hafif günahlarının bütününün, kişinin pişman olması sonunda bir papaza günahlarını itiraf etmesidir. Kilise bu sırrı “Hristiyan’ın kiliseyle barışması olarak nitelendirmiştir. Bu sakrament İncil’de Mesih İsa’nın Havarilerine Kutsal Ruh’u alın; kimin günahlarını bağışlarsanız bağışlanmış olacak; Kimin günahlarını bağışlamazsanız bağışlanmamış olacak” (Yuh:20:22-23) ayetlerinden yola çıkılarak tertiplenmiştir.
Nasıl Günah ÇıkartılırDüzenle

Kişinin öncelikle Pişman olup bu eylemi gerçekleştirmesi gerekir, yani tövbe etmesi gerekir, Tövbe ederken de dua etmeli ve oruç tutulmalıdır.
Önce ciddi bir vicdan muhasebesi yapılır, pişmanlık duyulmalıdır,pişmanlık Tanrı sevgisiyle motive olmuşsa “Mükemmel pişmanlık” adını alır. kusurlu pişmanlık ise başka nedenlerle ya da cehennemlik olma korkusuna dayanır. Rahibe günahları itiraf etmek Tövbe sırrının temel bir bölümünü oluşturur. Günah Çıkarmada alınan kutsama günahları siler, ama kişinin günahlarının kefaretini ödemesi için ceza çekmesi de gerekmektedir.

İtiraf edilen Günahlar ve Günah Çıkartıcı;

Akıl çağına gelmiş ve vaftizli olan her kişi büyük ve küçük günahlarını itiraf etmelidirler.
Günah Çıkartıcı ise şu temele dayanır:
Mesih İsa günah çıkartma yetkisini Tanrı’ nın adaletini ve merhametinin araçları olan Havarilerine dolayısıyla onların halefleri piskoposlara ve rahiplere verdi. Bu Kişilerin günahları Baba,Oğul ve Kutsal Ruh aracılığıyla bağışlanır.
Bazı günahlar ise örneğin Aforoza neden olan günahlar sadece Papa tarafından bağışlanabilir, papa bu yetkiyi rahiplere ve piskoposlara da verebilir. Ölüm tehlikesi karşısında bütün Rahipler her tür günahı bağışlayabilir ve aforozu kaldırabilir. Rahip ise günah çıkartan kişinin günahlarını sır olarak saklar ve eğer bir başkasına açıklarsa rahip büyük cezalar alır.

https://tr.m.wikipedia.org/wiki/%C4%B0tiraf_(sakrament)

II.Abdülhamit’in 1892’de Müslüman saydığı, aynı yıl Vatikan Papalık makamının da Hristiyan saydığı,Alla’ı Tevrat’ın Ezazil/Azazael Teke Şeytanı ve siyah çıngıraklı çöl yılanı olarak gören,Müslüman taklidi yapan Irak Sincar dağlarında bulunan Laleş’teki Allah dedikleri Şeyh Adi türbesinin kapısında siyah çıngıraklı çöl yılanı,adına namaz kıldıkları güneş tanrıçaları dişi şeytan Tavus’un ve tapınaklarının resimleri. Bunlar da üç vakit namaz kılar, abdest alırlar. Onları Müslüman sayan II. Abdülhamit’i bu yüzden çok severler.

İlk Hristiyanlar Nasıralı Yahudilerdir. Bu yüzden Hristiyanlığın ilk adı “NASRANİLİK” dir. Bu din hızla yayılmaya başlayınca, Yahudiler, Aramiler İran yanında Roma’ya karşı 721 yıl boyunca sürekli isyan çıkartmaları yüzünden endişeye kapılan Roma devleti bu Yahudileri Kuzey Afrika’ya sürdü. Onlar Nijerya, Mali ülkelerine kadar yayıldılar. Bu sürgünlere ve casuslarca izlenmelerine rağmen Hristiyanlık yayılınca M.S. 70 yılında Yahudiler ve Süryaniler tekrar sürüldüler. İlk İncil Thomas İncil’i/Pşitto’yu M.S. 50’de yazan Süryaniler oldu. Onlar da İbrahim peygamberin kendi babaları olduğunu, Hanif İbrahim dininde olduklarına inanan Arami kökenli Kenize Araplarıydılar. Tevrat iki Kenize Arap halkından bahseder. Bunlarda eski yurtları olan Mardin ve Urfa’ya sürüldüler, ardından da Tur Abdin(Köle Dağları) adını verdikleri Urfa, Diyarbakır, Bitlis, Siirt bölgelerinin dağlarına sürüldüler. Eşkiyalıkla geçindiler, Arami adları Harami oldu.

Bunlar İslam’dan, Hristiyanlıktan önce de günde ikisi gündüz beşi gece yedi veya beş vakit namaz kılarlar, akar suda abdest alır yıkanırlardı. 19. yy. da Katolik İncillerini kabul ettikten sonra kimi Ortodoks, kimi Presbiteryen, kimi Katolik oldu. Mezheplerine göre ibadetlerinde farklılıklar vardır. Gregoryen Ermeni, Nasturilik, Gürcü, Rus ve tüm Ortodoks Hristiyan mezhepleri, İran Mani Hristiyanlığı Mecusilik dinlerinin temelleri de Süryani inancıdır. Göktürk, Uygur alfabeleri de bunların MS.II. yüzyılda geliştirdiği Arami alfabesinin Sanskrit, Sogd, Pehlevi alfabelerinden türetilmiştir. İslam öncesi bütün Türk dünyası Mecusi Hristiyandı. İnsanlığa büyük hizmetleri olan bir millettirler.

İşte kendi yazılarından bir kaç satır;

SÜRYANILER 7 VE 3 KEZ NAMAZ, ORUÇ, GÜNAH ÇIKARMA GELENEKLERINE SAHIPTIR.
Secde: Eskiden günde 7 kere secde edilirdi.Şimdi 3 kere .7 secde vakit;sabah.kuşluk.öğlen.ikindi.akşam.yatsı.geceyarısı. Bunlardan kuşluk.ikindi.yatsı.sünnet diğerleri farzdır.Şimdi 3 kere secde edilen sabah.öğle.akşamdır.
– Kıble doğudadır.Çünkü Mesih’in doğudan geleceğine inanılır.Pazar ve Bayram günleri dışındaki secdeler rekatlıdır. 3x 3 =9
– Abdest yoktur. Bayanlar kiliseye girerken başını örter.
– Aziz Petrus’un arkadaşı Thomas ve kardeşi Atay Süryanilere Hıristiyanlığı yaydı.

http://www.deinreiseleiter.com/turkce/Bilgi/Mardin_s%C3%BCryani_tarihi.html?fbclid=IwAR1luZIUImJoUHeG5TFBYlH7qJrRq0uNTQu5bwZ5jffdyjTxMcXhDpY9HMY
4c8f6-cinze2bkitab25c425b1

Sabilerin Cin Z kitabı

Gregoryen Ermeni devşirmesi Fetullah Gülen Işıkçılar, İlim yayma cemaatleri, Saidi Kürdi’nin Vehhabi Nurculuğu, Menzilciler, Süleymancılar ve öteki sayısız mezhep ve tarikatların temeli Süryani /Sabi temellidirler. İslam da öyledir. İslam adı bile Sabi din kitabı Cinze d Rabba (Ginza d Rabba) kitabında “S’İSLAM” şeklinde geçmektedir. Din, Aramicedir, Ahmet (okunmuş zeytin yağı ile vaftiz edilmiş demektir), Hasan (erkek çocuk, oğlan), Aziz gibi adlar Aramicedir.

Bakara Suresi 62, Maide 69, Hav 17 surelerinin tefsirlerinde E.H.Yazır dini bunların bozduklarını, ilk bölünmeleri/mezhep ve tarikatları Irak Sabileri olan Basra, Kufe din adamlarının çıkardıklarını geçmiş İslam tarihçilerine dayanarak yazmıştır.

Bu gün de, Ilımlı İslam, Dinler arası Diyalog faaliyetleri ile Müslümanları Hristiyanlaştırmaya çalışan cemaatlerin tarikatların da hepsi Mezopotamya (Dicle,Fırat arası ada bölgesi), Arapların El Cezire dedikleri bölgede yaşayan Sabiler ve Yahudilerdir.

İşte bunları tanımak için de İslam’da günah çıkartmanın olmadığını, günahların kıyamet (diriliş) günü İsrafil meleğin üfleyeceği borazan olan Sur’;u üflemesiyle çıkan sesle dirileceğimiz, ondan  sonra cennetliklerin cennete, günahı olanların da cehenneme gideceğini anlatan ayetleri veriyorum;

Yasin Suresi 36;52,53,54 Ayetler;

36;52. Şöyle diyecekler: “Vay başımıza gelene! Kim kaldırdı bizi mezarımızdan? Rahman’ın vaat ettiği işte bu! Peygamberler doğru söylemişler.”
36;53. Topu topu korkunç titreşimli bir tek ses. Ve bakmışsın, hepsi birden huzurumuzda divan durmaktadır.
36;54. O gün hiçbir canlıya, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Sizler, sadece yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak cezalandırılırsınız”

Yasin 36;54 ayetin kalın harfle çizilmiş ikinci cümlesi, kıyamette yaratıldıktan sonra yapıp ettiklerimizden cezalandırılacağımızı bildirmektedir.

ZÜMER SURESI 39.Sure

ÖLÜM AHRET YARGILAMALARI.

Kıyamet öncesi herkes ölecek;

39;30 – Sen elbette öleceksin, onlar da elbette öleceklerdir.

Her şeye Allah Yeter;
39;36 – Allah, kuluna kâfi değil midir? Durmuşlar da seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Her kimi ki Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.
Şefaat, şifa dağıtan, günah bağışlayan Allah’tır;
39;43 – Yoksa Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi (böyle yapacaksınız)?”
Her türlü şeffat Allahtandır;
39;44 – De ki: “Bütün şefaat Allah’ındır. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra hep döndürülüp O’na götürüleceksiniz.”

 

Yeryüzü kıyamette Allah!ın avucundadır;

39;67 – Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki bütün yer kıyamet günü O’nun avucundadırGökler de kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve çok yüksektir.

39;31 – Sonra siz muhakkak kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız. Yok oluş, bir borazan (Sur) sesi ile olacak. her şey yok olduktan sonra yine sesle diriltilecek;

39;68 – Ve sûra üflenmiştir. Göklerde kim var, yerde kim varsa çarpılıp yıkılmıştır. Ancak Allah’ın dilediği müstesna. Sonra ona bir daha üflenmiştir. Bu defa da hep onlar kalkmışlar bakıyorlardır.
Yeniden yaratılış sonrası huzurda “adil yargılama;
39;69 – Yer, Rabbinin nuru ile parlamıştır. Kitap konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiş ve aralarında hak ile hüküm verilmektedir. Hem onlara hiç haksızlık yapılmaz.
İyiliklerin karşılığı verilecek;
39;70 – Herkese ne amel yaptıysa karşılığı tam olarak ödenmiştir. O (Allah), onların yaptıklarını en iyi şekilde bilmektedir.
Günahları olanlar cehenneme topluca gönderilecek;
39;71 – İnkâr edenler bölük bölük cehenneme sevkedilmektedir. Nihayet oraya vardıklarında kapıları açılır ve bekçileri onlara: “İçinizden size Rabbinizin âyetlerini okuyan, bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” derler. Onlar da: “Evet geldi” derler. Fakat kâfirler üzerine azab kelimesi hak oldu.

Kafirlere ebedi cehennem, çıkış yok;

39;72 – (Onlara): “Ebedî olarak içinde kalmak üzere girin cehennemin kapılarından” denir. Bak, büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!

39;73 – Rablerinden korkanlar da bölük bölük cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları açılır ve bekçileri onlara: “Selâm sizlere,

Kur’an ayetleri Allah’ın sözleri, hadisler peygamberin sözleridir, karıştırmayınız. Buraya kadar, İslam’da ruhban, günah çıkarma ve günah çıkaran ruhban, din adamı olmadığını, sadece Allah’ın adı anılarak tövbe edilebileceğini okudunuz.

Müslüman diye gezip Yahudi ve Hristiyan gibi yaşayarak kendinizle alay ettirmeyin, devşirmelere köle olmayın.

ARAP TÜRK DÜŞMANLIĞI

Cumhurbaşkanın baş danışmanı İbrahim Kalın,”Cumhuriyet Arap düşmanlığı yaratmıştır” dedi. Arapların 1746/1739 yılları arasında 178 yıl sürdürdükleri Türk düşmanlığını I.Dünya savaşı sırasında Suriye’de çalışmış İngiliz bir hemşireden okudunuz. Düşman kimmiş öğrendiniz. Ayrıca “Vehhabilik bir İhanet Örgütlenmesi” yazımı bu blog arşivinden okuyunuz

 

30 Ekim 1919’da Haçlı Seferi olan I. Dünya savaşı sona ermiş, Haçlılar galip gelmiştir. İngiliz ajan rahip Hemper’in Necran (Riyad) Yahudilerinden Mehmet Abdülvehhap ile yaptıkları Anglikan Mecusi temelli Süryani/Nasturi Hristiyanlığına göre yaptıkları Vehhabilik dinine geçmemiz önerilmiştir. Oysa son halife Vahdettin dahil olmak üzere hiç bir Osmanlı halifesi bu dini “İslam saymamıştır”(Miratül Haremeyn Ş.Şükrü paşa; Tam İlmihal Saadeti Ebediyye Abdülhakim Arvasi son halifelerden)

muhammet-abdulvehap-seytanin-boynuzu

Muhammet Abdulvehhap haini. Resmi düzenleyen yabancı kaynak Mehmet bin Abduvehhap Necdi’nin gençlik resmi için “ŞEYTANIN BOYNUZU” ona ordu veren Yemame Beni Temim Yahudisi  prens Hüseyin İbn Suud (Ebubekir zamanında kılıçla Müslüman oldular) İngiliz komutanı Sir Henry Cox ile diye yazmış.

Vehhabiliğe olan direnci gören İngilizler ve ortakları, kurmak istedikleri olası Kürdistan için Vehhabilikten türettikleri  Nurculuğu önermişlerdir.

said-kürdi-1 Kürtçü

Bunu Atatürk kabul etmemiş, Kur’an’ı Türkçeye çevirtmiş, tefsirini de cebinden Elmalılı Hamdi Yazır hocaya yaptırmıştır. Böylece Hristiyan Yahudi devşirmelerinin kurdukları bütün işbirlikçi, takiyeci tarikat ve cemaatlerin gerçek yüzleri ortaya çıkmış, hepsi kapatılmıştır. Bunlardan düşmanla işbirliği edenler de suçlarına göre hapsedilmiş, sürülmüş bazıları da idam edilmiştir.

1924’de 1768’den beri açtıklara hiç bir cihat çağrısına katılmayan Arap Müslümanlar üzerinde hiç bir etkisi kalmamış halifelik makamı da işlevsizlikten 03 Mart 1924’de kaldırılmıştır.

15 Mayıs 1950 seçimleriyle İngiltere,Amerika destekli Demokrat Parti hükumetinde bu devşirme dini bozan tarikatlar ve cemaatlere gün doğmuş, Saidi Kürdi üzerinden Nurculuk halka şırınga edilmiştir. Dış devletlerin himayesine Menderes ile tam olarak sokulan ülkemizde bu sapkın tarikatlara yasal işlem uygulanamamış, Müslümanlar sahipsiz kalmıştır.

İşte bu gibi nedenlerle, gizli açık düşmanlarının idaresine maruz kalan Müslümanlar, kendilerinden görünen, kimliklerini gizleyen din ve devlet adamlarınca aldatılmışlar, imanlarından, varlıklarından, devletlerinden olmuşlar, köleleşmişlerdir. İşte bu yüzden yeryüzünde en çok aldatılan, salak, ahmak durumuna düşürülen toplumdur diyorum.

Bunları yazan ben ve benim gibi uyarıcılar, bu kripto sinsi örgütlenmeleri deşifre edince de “halkı dini, ırki olarak bölmeye kalkışmak, halk arasında düşmanlık yaratmak, bölücülük yapmak gibi suçlarla yargı mercilerine çağrılarak sorgulanmakta ve yargılanarak yıldırılmaktadır.

Bu tür yazıları aslında hiç bir zaman yazmak istemedim. Çünkü ayrım yapmayan bu kesimlerden insanlarımızı darılmasına neden olabilirdim.

9fcda-26904260_553133708372641_5675143312054505108_n

Bu tehditleri yıllar öncesinden yapanları, yıllar önce bu resimleri çektirdikleri halde bunların on yıllar sonra devleti ele geçirmeleri hepsinin devşirme Rum, Ermeni olmaları dikkat çekici değil midir? Ülkede başka devlet adamı çıkaran yer yok mudur? Neden hepsi Karadeniz Pontus,, Ermeni kökenlidir? Sormayacak mısınız?

Gelin görün ki, 2014 yılına kadar bütün yandaş yazılı, görsel basın, ana okulundan yüksek öğrenim ders kitaplarına kadar İSLAM ADI ALTINDA bu Süryanilik temelli devşirme tarikatların inançlarını şırınga etmeleri, Türk, Atatürk, cumhuriyet düşmanlığı yapmaları, bunları yapanların da Selçuklu, Osmanlı’yı yıkan ve Atatürk cumhuriyetinin ilk yıllarında 26 Kürt İsyanı, Pontus, Deli Balta gibi isyanlar çıkartan, Atatürk’e 41 suikast yapan, İslam’ı dönüştüren, solcusu ırkçı temelli Hınçak, Taşnak, Pontus solculuk yapan PKK ve yan örgütleri olan ihanet yapılanmalarını desteklemeleri bu siyasi işgalcilerin gerçek kimliklerini araştırma isteği uyandırmış, araştırdığımda da, edindiğim sonuçların haksız olmadığıma beni ikna etmiş olması yüzündendir.

KADİR MISIRLI KRİPTO ERMENİ HAİNDİR

İŞTE İHANET BELGELERİ

İslamcısı Müslüman, Türkçüsü Türk, solcusu solcu olmayan bir azınlık işgal örgütlenmesini halkımıza deşifre etmek, bildirmek suç ise bu Türk ve Sünni Müslümanların gerçekleri öğrenme hakkını kaldırmak, tanımamak olur.

Alpaslan Türkeş Mason

Hüseyin Feyzullah, diğer adıyla Alpaslan Türkeş. Kayseri Pnarbaşı ilçesinden 1864’de Abdülaziz tarafından Kıbrıs’a sürüldüğü kesinleşmiş bir  Bagratuni Ermeni . Yahudi ARUSİ TARİKATIYLA BAĞLARI OLDU. Mason muydu dersiniz? Resim yalan söylemiyor

Bunca uyarıya rağmen, dinini öğrenmesi Arapça okumaya zorlanması, din ve devlet adamlarının Rum, Yahudi, Ermeni olduklarını belgeleriyle yazmamıza rağmen bize inanmayan, inanmasa da kendi sorgulayıp araştırmayan, sürekli soyulan, anarşi, terörden kurtulamamasının nedenlerini düşünmeyen, elinde Kur’anla Menzil tarikatı gibi tarikat şeyhlerinin önünde günah çıkarmak için kuyruğa giren topluma da salak denilir.
Her dilde salağa salak denilir.
CEMIL ÇIÇEK ne güzel itiraf etmiş;
Bu ülke, siyaseten ve dinen kandırılmışlar ülkesi. Dinen kandırıldığını gördük. Kendi Meclis’ini bombalayacak kadar, kendi insanına kurşun sıkacak kadar zalimleşiyor. Böyle bir insan tipine hangi demokrasiyi, modeli getirirseniz getirin, bunu hak etmez. Cennete gitmek için bir efendi hazreti bekliyoruz. 18.12.2016 Habertürk.

Şimdi bu yazıların hesapları sorulmaya başlanıldı. Savcılık davetiyesini aldım bile.

SOSYAL MEDYA ERGENEKONU BAŞLIYOR OLABILIR.
Facebook ve sosyal medyada 60.000 kişinin hükumet karşıtı paylaşımlarının suç olarak tespit edildiğine dair bir haber izlediğimi hatırlıyorum. Rakam hatası olabilir.

İçişleri Bakanlığı, 24 Eylül ile 1 Ekim 2018 arasındaki operasyonlara dair açıklamasında, bu tarihler arasında 349 sosyal medya hesabı ile ilgili çalışma yapıldığını, tespit edilen 285 kişi hakkında yasal işlem başlatıldığını açıkladı.

Bakanlığın resmi internet sitesinden yaptığı açıklamada, sosyal medya paylaşımlarına ve kullanıcılarına yöneltilen suçlamalar şöyle sıralandı:“Terör örgütü propagandası yapan, bu örgütleri öven, terör örgütleri ile iltisaklı olduğunu alenen beyan eden, halkı kin, nefret ve düşmanlığa sevk eden, devlet büyüklerine hakaretlerde bulunan, devletin bölünmez bütünlüğüne ve toplumun can güvenliğine kast eden, nefret söylemleri içeren…”

Yargılamaya şimdi başlıyorlar.
60.000 kişilik, 7’si çocuklara 49 hapishane inşa edilmiş. Seçim konuşmalarında sadece Erzincan’da 1000.000 kişilik hapishane vaadi veren cumhurbaşkanıydı.

Etkin yazan, paylaşan sosyal medya küresel sermayenin ülkemizdeki projelerini engellediğinden susturulmak üzere bu mekanlara toplanabilir.

Hillary Clinton son zamanında şöyle demişti;
“Biz, Erdoğan’a bize karşı olan generalleri ve üst düzey kişileri hapset dedik, o şeriat getirmeye kalktı”

Sanırım şimdi de şeriat zamanı.Mısır, Libya, Somali gibi olmamıza Engel olan sosyal medyaya tasfiye gelebilir.
2019 iç savaş projesinin gerçekleşebilmesi ne engel olacak beyinler piyasadan çekilmek istenebilir.

Zaman en büyük tanıktır.

Takdir vicdanlarındır, ben takdir edilmesem de gene de kripto ihanetlerini yazmaya çalışacağım.

Yazıdan sonra internetten sürekli silindiği için kopyaladığım linkli bir yazıyı okuyunca bana hak vereceksiniz. Ben, siyasi, dini, ırkçı faaliyetler yürüten, ülkemize haçlı dünyasına köle eden kripto ihanet yapılanmlarını, bunların İslam diye yaydıkları tarikat cemaat öğretilerinin aslında geçmişe ait bozuk dinler ve onlara ait kripto inançlar teşhir ediyorum, bu bölücülük, değil hizmettir.

(Not;AKP din ve etnik temelli siyaseti terk etsin ben dahil kimsenin bunlarla vakit geçireceğini düşünmüyorum. Ama hükumet endişeleri yatıştırmalıdır. Aksi halde hükumet tutuklar millet yazar iş iç karışıklığa kadar uzar gider.)

AlaeddinYavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

Kripto yaşayan, devleti işgal eden azınlık devşirme veya devşirilmemiş olup devşirme görünen ihanet yapılanmasını artık herkes dile getiriyor;

Türkiye’yi Kriptolar mı Yönetiyor?

Bu da bize, Şehid Said’in torunu rahmetli Abdulmelik Fırat’ın şu sözlerini hatırlattı: “Bu memleket ne çekiyorsa;  Ermeninin, Rumun, Türkün, Kürdün, Arabın ve Yahudinin “Dönmelerinden” çekiyor

15 Eylül 2017 Cuma 10:11

Bundan 15 Yıl önce 2002’de,  MHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve 12 Eylül darbe gecesi, darbeyi ABD eksenin çıkartıp, milli güçlere doğru yöneltmeye çalışan eski binbaşı Ferruh Sezgin, Gerçek Hayat dergisine şu röportajı vermişti:Türkiye’yi 80 yıldır hainler yönetiyor!” Sezgin röportajında, başta Sabetaycılar olmak üzere, kripto unsurların Cumhuriyetin kuruluşundan beri çoğunluk millet üzerinde hâkim bir unsur hâline geldiklerini ve her alanda memleketin idaresini ellerine geçirdiklerini söylemişti. Aslında yüzde birlik bir azınlık olmalarına rağmen, bütün devlet idaresini ellerine geçirdiklerini ve yaşanılan bunca sıkıntı ve beladan onların sorumlu olduklarını söyledi. Ülkeyi yönetmeye alışmış bu azınlık kriptoların, Milletin adamları, Menderes, Özal ve Erbakan’ı darbe ve suikastlerle uzaklaştırmaları, milletimizi Erdoğan’a ölümüne sahip çıkmasına yol açtı.

Müslüman Anadolu ahalisi, çoğunluğu Müslüman Türkler olmak üzere din kardeşleri, Müslüman Kürdler, Müslüman Arablar, Çerkesler, Boşnaklar ve Arnavutlarla beraber, ortak bir vatanda huzur içinde yaşamanın rüyasını görürken, bu azınlık kripto unsurlar, bu kavimler arasında fitne fesat çıkararak, bu vatanı bize cehennem etmeye çalıştılar.

Bugün yaşadığımız PKK terörü belâsı işte bu kripto unsurları başımıza açtığı bir belâdır. Müslüman Kürde yaptıkları zulmün üzerine, çıkış yolunu, yine kendilerinin oluşturup, büyüttüğü PKK belâsına yöneltmekte mahir çıktılar.

Müslüman Türkün üzerindeki baskıya yönelik çıkış yolunu da, yine kendilerinin oluşturup, büyüttükleri FETÖ belâsına yönelttiler. Böylece, bin yıllık din kardeşleri Türkü ve Kürdü birbirlerine kırdırmaya çalıştılar.

Tayyip Erdoğan’la beraber bu kısır döngüden çıkmaya başladık. Erdoğan’la beraber, devletin milletiyle barışarak, millileşmeye, bağımsızlaşmaya çalışması, sermayenin millileşmeye başlaması, işte en çok bu kripto unsurları panikletti. Gazeteci Ömer Turan dün paylaştığı twitlerinde, bu azınlık ama memlekete hâkim unsurları ifşâ etti.

Turan, Müslüman Yörük Türklerinin, Müslüman Kürd ve Arab, Boşnak, Çerkes kardeşleriyle beraber kurduğu bu devleti, azınlık kripto unsurlar kuruluşunda ele geçirmişler dedi. Bu da bize, Şehid Said’in torunu rahmetli Abdulmelik Fırat’ın şu sözlerini hatırlattı: “Bu memleket ne çekiyorsa;  Ermeninin, Rumun, Türkün, Kürdün, Arabın ve Yahudinin “Dönmelerinden” çekiyor

Fazıl DUYGUN Son Güncelleme: 15.09.2017 10:58

 

 

 

Haber yazarının AKPli ile milakatları

MANSET 24https://www.manset24.com/dosya/turkiyeyi-kriptolar-mi-yonetiyor-h6056.html

Manset 24

Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.