TOPLUMSAL, DİNİ FARKLILIKLARIN DOĞURDUĞU KRİPTOLAR


DIN TOPLUM UYUMSUZLUKLARI

Adem ve Hava’nın öğlu Şit peygamber soyundan olduklarını iddia eden Sabiler, Yahudiler ensest toplumlardır. Aile i.i evlenirler, dışarı kız vermezler. Yahduilerine babası olan İbrahim’in eşi Sara ana ayrı kız kardeşidir

Toplum bilimi olan sosyoloji literatüründe toplumlar ANA ERKIL, BABA ERKIL tanımlamasının yanında, esas olarak üreme tercihlerine göre iki grupta tanımlanırlar;

ENDOGAMY/Endogami ve EXOGAMY/Eksogami adlı aile toplumları şeklinde tanımlanırlar.
Endogami, aile içi ve yakın akraba evlilikleri yapanlara denilir. Bunların oluşturduğu toplumlara da Ensest Toplum denilir. Geçmişte ve günümüzde dıştan evlenenleri de vardır.
Exogami, dışarıdan yani aile, akraba dışı evlilik yapanlara ve böyle evlilik yapan toplumlara Dıştan Evlenen Toplumlar denilir. Bunlar ensest değildir.
Dünyada 6,5 milyar insan ensest endogamik toplumların yaptıkları dinlere inanır.
Dinler, endogamik Sümer, Akad, Hint, Mısır, Kalde, Babil, Sabi. Mandean, Pers, Grek, bunların harmanı Arap, Avrupa toplumlarınca ve onların tebalarınca kendi geleneklerine göre yorumlandığından her din gibi Roma çağında vücut bulan Hristiyanlık ve Müslümanlık da eskilerin kaderine maruz kalmıştır.
Dünyada yaklaşık 4-5 milyar arası Isevi ve Islam vardır. Her ikisi ıçınde yine sayısız kripto takiyeci cemaat ve tarikat vardır.
Bu küçük partilerin hepsi, aile içi veya yakın akraba evliliği yapan endogamik ve dıştan evlenen eksogamik topluluklardır.
Dıştan evlenen toplumlar daha kolay uyum sağlasalar da endogamik toplumların biseksüel ensest geleneklerine tepki göstereceklerinden bölünürler veya dini ret ederken, aile içi evlenen endogamik çok eşli toplumlar anneden soy aldıklarından aynı babadan bile olsalar en ufak sorunda hızla bölünürler. Tevrat, Cinze, Avesta, Mahabarata gibi kitaplarda kolayca göze çarpan bu özellik, feodalitenin de temelini oluşturur.
Kuzey Hindistanlı meleklere tapınan Mlecchasslar olan, Adem ve Hava’dan ensest üreyen Sabiler, Iraklıları olan Mandeanlar, onlardan olduklarını iddia eden Yahudi Arapları, görünürde az olsalar da öteki toplumlar arasında kripto/gizli yaşayan nüfusları bilinmemektedir.
Dünyanın bir çok ülkesinin idarecileri, zenginleri bunlardandır.
Ülkemizde Mezopotamya kökenli bütün tarikat ve cemaatleri bunlar kurmuştur.soylarından olmaya Halkları kendi yaptıkları dinlerle uyutup köleleştirirler ve soyarlar. Işaretleri, dışarı kız vermezler, dışarıdan tecavüzle alırlar, biseksüel yaşarlar, erkek yetişkin ve çocuklarla da evlenirler, zinadan korkarlar, genelevde bile dini nikah kıyarlar. Yalan, dolan, hile, yağma, talan, her musibet onlardadır.
Ağızlarından din, iman adalet, doğruluk eksik olmaz, bunlarla da uyum olmaz.
TÜRK, MÜSLÜMAN DÜŞMANI KRIPTOLARI YAZMAK SUÇ MU?
Osmanlıyı yıkmak için tüm isyanları çıkartan, sürgünlerden, vergilerden kurtulmak için Islam oldum deyip devşirilen ama gizli açık haçlıların destekleriyle isyan çıkarıp Türk ve Müslümanların mallarını yağmalayan, öldüren, çocuklarını köle edip satan, ırzına geçen, tarikat ve cemaatlerle bölücülük yapan sonunda devleti haçlılara yıktıran,

ABD başkanı Woodrow Wilson Ermenistan haritası

1922’de resmen tanınmamış Pontus Cumhuriyetine, Wilson’un çizdiği Bitlis’ten Trabzon’a uzanan Wilson Ermenistan’ı hayallerine son veren Atatürk, Türk, cumhuriyet düşmanlığı, 1950’lerde Komünizmle Mücadele, Osmanlı Türk Islam siyaseti milliyetçiliği adları altında Vehhabi dini yayan, Ilımlı Islam dümenleriyle Müslümanları Hrıstıyanlaştıran, ASALAPKKlara güç veren, 20. ve 21.yüzyıllarda haçlılara Türk ve Islam dünyasını yeniden işgal ettiren bu iki yüzlü, soy sop temelli dincilik güden bu kriptoları yazmak suç sayılamaz.

Çünkü, asırlardır akan kanın, çekilen yoksullukların sebepleridirler, asıl suçlu onlardır.
Ülkemizin birliğini bozar diye asla yazmak istemeyeceğim bu konuları yazmamı gerektiren 17/25 Aralık 2013’e kadar sürmüş Akpkk+F.Gülen hareketi, hala süren bir kaç gün önce diyanette toplanan, her biri Gülen cemaati kadar tehlikeli olan, her biri ayrı bir din olan, devlete hükmetmek isteyen 36 cemaat, tarikat önderi devleti parsellemiş, eğitimi,
bürokrasiyi ele geçirmişken, dinleri, tarikatlarla bağlarını, din+etnik yapılanmalarını yazmazsak, bunlar her yeri işgal ederler. Bu manzaraya göre halkımız, sayısız dini, siyasi, etnik parçalara zaten ayrılmıştır.
Yapılacak iş bu bölünmeyi bitirmek için bunları teşhir etme, utandırma sonra birlikte yaşamaya ikna etmedir.
Ben bu güne kadar aklımın erdiği kadarıyla hepsini yaptım.Hatam mutlaka olmuştur.
Ama yıllardır aldığım olumlu tepkiler de doğru yolda olduğuma beni ikna etmiştir.
Eksiğimi üniversiteler, devlet tamamlasın.
Takdir sizindir.
Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Arkeoloji-Dinler Tarihi, Tarih içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.