NELSON MANDELA CIA AJANI MIYDI?


NELSON MANDELA’NIN CIA BAĞLARI VAR MIYDI?

Olmaması düşünülemez.

18.yy sonlarında (04 Temmuz 1776) bağımsızlığını kazanan ve bebek imparatorluk olarak dünya siyasetine giren ABD, 19. yy. da Komünist Enternasyonal’e ev sahipliği yapmış, yaydığı “etnik, dini milliyetçilik” siyasetleriyle 19 yy içinde ve 20. yy başında bütün imparatorlukların yıkılmasını sağlarken kendisi de dini ve demokratik özgürlüklerin koruyucusu olmuştur.

Bu arada etki altına aldığı her devlette kendisine hizmet edecek kukla özgürlük savaşçıları, sözde siyasal önderler üretmiştir.

Güney Afrika’nın özgürlük savaşçısı Nelson Mandela da sadece bunlardan birisidir.

Soğuk savaş tezgahı ile SSCB’yi din düşmanı, kendisini dinin ve liberalizmin koruyucu tanrısı ilan etmiştir.

1948’lerde ortaya çıkan Güney Afrika Irkçı devlet yapılanmasının (Apartheid; Afrikaans) icraatlarını “insanlığa karşı işlenen suçlar” kapsamında cezalandırılması kararını Birleşmiş Milletler Genel Meclisi 30 Kasım 1973’de imzaya açmıştır. 1971’de ilk kez Hindistanlı doktor Padmanabha Pillai, Hindistan kökenli Güney Afrika vatandaşlarına ırk ayrımcılığı yapıldığından bahisle B.M’ye şikayette bulunmuştur.

Apartheid ırk ayrımcılığı 2002’de Uluslar arası Suç Mahkemeleri Roma yasasında tanımlanmıştır. O tarihlerde kapitalist dünyada böyle gelişmelerin ABD izni olmadan meydana gelmesi elbette düşünülemezdi. Hele SSCB ve Gine’nin birlikte bu konuda BM’ye müracaatları olduğunu bildiğimizde, ABD bunların gerisinde kalamazdı.

Batı ırkçılığının en vahşisinin yaşandığı Güney Afrika’da da SSCB kontrollü bir “Sosyalist Devrimci   Hareket” e asla izin verilemezdi. Böylece Mandela da ABD/CIA bağlantılı olmalıydı.

 

21.yy başladığında 11 Eylül 2001 dümeni ile önce İslam dünyasını yeniden şekillendirmeye başlamış, kafaya aldığı 22 NATO çetesiyle 22 Müslüman ülkesini işgal etmiş, hazinelerini ve doğal kaynaklarını yağmalamış, masum insanları öldürmüş, ırzlarına geçmiştir.

Dünya milletleri bu defa uyanışa geçmiş ve Amerikan imparatorluğu adeta yalnız kalmıştır.

Emekli CIA ajanı Donald Rickard’ın ölmeden önce Sunday Times   gazetesi ile yaptığı röportajda verdiği tiyoya göre Nelson MANDELA, 1962’de CIA ajanı olmaktan Güney Afrika makamlarınca tutuklanmış, 27 yıl hapis hayatı sonunda özgürlük savaşçısı ilan edilip ilk siyahi cumhurbaşkanı yapılmıştır.

Büyük güçlerin korumadığı hiç kimseden büyük bir önder çıkmaz. Anında hal edilir. Eğer ülkenin veya başka ülkelerin ajanlarının elinden kurtulmada ustalık kazanmış biri olarak bilinen Mandela’nın, hepsinin üstünde bir istihbarat örgütünün desteğine ihtiyacı vardır.

Atatürk Barış Ödülünü bu dallamaya önerenler cehaletlerini sergilemişlerdir. Bunun solculuğu, bizim Hınçak, Taşnak, Pontus, Grek, Bulgar, Arnavut solculuğu gibi etnik, Amerikan solculuğudur, Atatürk ödülü ağır geldiğinden ret etmiştir.

  1. yy. bu kandırmaca ile geçmiş ve ABD dünyanın yeni efendisi olmuştur.
    Köpekler sahiplerinin kapılarında bir kemik, bir tas yal ve kuyruk altına tekme yemek için dururlar. Mandela da öyledir.

Takdir sizindir.

 

İngiliz BBC haberlerinde yer alan makale bunu gayet açık şekilde bize anlatmaktadır;

 

Nelson Mandela; CIA tüyosuyla 1962 Durban Tutuklamasına

15 Mayıs 2016

Afrika

 

Nelson Mandela 2013’de 95 yaşında öldü.

Mandela ve Yavru Bush

1962’de Nelson Mandela’nın tutuklanması olayı, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA ajanının raporlarındaki bir tüyo ile sonuçlanmıştır.

İtiraf, Sunday Times dergisinin eski CIA ajanı olan Donald Rickard ile ölümünden kısa bir süre önce yaptığı röportajda yer almıştır.

Mandela, 1990’larda serbest bırakılıncaya kadar 27 yıl boyunca beyaz azınlığa karşı olan direnişe hizmet etmiştir. Ardından da Güney Afrika’nın ilk siyahi devlet başkanı olarak seçilmiştir.

Rickard, bu yıldan az önce ölmüştür, resmi olarak CIA ile bir ilişkisi yoktur ve 1970’lerin sonuna kadar Güney Afrika’da diplomat olarak görev yapmıştır.

Yapılan röportaj, film yapımcısı John Irvin tarafından “Mandela’s Gun=Mandela’nın Silahı” adıyla silahlı mücadele yaşamı kısa özet halinde filmde özetlenmiştir. Sunday Times şöyle yazmaktadır;

 

Karanlık Olaylar; Karen Allen Güney Afrika Johannesburg BBC muhabiri Johannesburg

1962’de Durban yakınlarında Nelson Mandela’nın tutuklanmasına uzanan olaylar daima karanlıkta kalmıştır. Soğuk Savaş çağlarında ANC (Africa National Congress=Afrika Milli Kongresi)nin batıyı tehdit eden silahlı kanadının siyasi önderiydi.

Mr. Rickard’ın ortaya koyduğu gibi, Mandela her ne kadar partinin üyesi olduğunu inkar ettiyse de, SSCB dışında batıyı tehdit eden en tehlikeli komünist,silahlı teröristti. Yıllarca Mandela’nın CIA tarafından eğitilmiş bir terörist olduğuna dair dedikodular yayıldıysa da, ajan örgütü, tutuklanmasıyla ilgili iddiaları aydınlatmaktan kaçındı. Rickard’ın itirafı o zamandan kalma belgelerin yeniden açıklanmasına baskı oluşturacaktır.

ANC sözcüsü Zizi Kodva, rejim değişikliği isteyen işbirlikçiler aracılığıyla CIA hala Güney Afrika’nın işlerine karışmaktadır.

Yasaklanmış ANC örgütünün önderi, geleceğin devlet başkanı, tutuklandığı yıllarda, Güney Afrika’nın en aranılan adamıydı.

Kendisini yakalamak isteyen istihbarat görevlilerinden kurtulmaktaki ustalığı yüzünden “The Black Pimpernel =Kara fare kulağı” namıyla anılıyordu.

1962’de Durban’da tutuklandığında, yolu kesen polis ekibine kendisini şoför olarak tanıtıyordu.

Rickard’ın söylediklerinden alıntılara göre; “Aşağı indiğini ve geldiğini farkettim… Bulunduğum yerde Mandela yakalanmıştı.”

 

ANC milli sözcüsü Zizi Kodwa, “İtiraf, bu gün bile bize karşı çalışanlar hakkında bildiklerimizi onaylamaktadır.” Diyor.

Bu bir parmak emme, komplo teorisi değildir, şimdi de başlamamıştır, daha önce tarihte örnekleri olan onaylanmış bir olaydır.”

 

1994’den 1999’a kadar Güney Afrika’nın başkanı olan Mandela, 2008’e kadar ABD Terör İzleme listesinde   yer alıyordu.

 

Ondan önceki eski ANC önderleri de Apartheid hükümetince önceden tespit edilmiş şartlar yüzünden, ABD dış işlerince verilen özel izinle ABD’ye gidebiliyorlardı.

 

Dış İşleri Bakanlığının iç işleri komitesi başkanı Howard Berman “hakarettte bulunanları” silip süpüreceğine dair söze verdi ve kazıyıp atmak için yaptığı düzenlemeyi tanıttı.

1980’lerin başında ilk kez Ronald Reagan ANC’yi listeye koymuştur.

 

Türkçeye Çeviren

Alaeddin Yavuz

 

Yazının aslı;

Nelson Mandela: CIA tip-off led to 1962 Durban arrest

15 May 2016

 

Nelson Mandel

Nelson Mandela’s arrest in 1962 came as a result of a tip-off from an agent of the US Central Intelligence Agency (CIA), a report says.

The revelations, made in the Sunday Times newspaper, are based on an interview with ex-CIA agent Donald Rickard shortly before he died.

Mandela served 27 years in jail for resisting white minority rule before being released in 1990.

He was subsequently elected as South Africa’s first black president.

Rickard, who died earlier this year, was never formally associated with the CIA but worked as a diplomat in South Africa before retiring in the late 70s.

The interview was conducted by British film director John Irvin, who has made a film , Mandela’s Gun, about his brief career as an armed rebel, the Sunday Times said.

Murky events: Karen Allen, BBC Southern Africa Correspondent, Johannesburg

The events leading up the the arrest of Nelson Mandela, on a dark night near Durban in 1962, have always been murky. In the era of Cold War politics, Mandela, then leader of the armed wing of the African National Congress (ANC), was considered a terrorist and a threat to the West.

As Mr Rickard put it, he was “the most dangerous communist” outside of the Soviet Union, although Mandela always denied being a member of the party.

Rumours have circulated for years that the CIA trailed Mandela but the agency resisted previous attempts to shine a light on its alleged involvement in his arrest. Rickard’s admission will bring renewed pressure to declassify documents from the time.

The ANC’s spokesman Zizi Kodwa said he believed the CIA was still meddling in South African affairs and collaborating with those wanting “regime change”.

The future president led the armed resistance movement of the banned ANC, and was one of the most wanted men in South Africa at the time of his arrest.

His ability to evade the security services had earned him the nickname “the black Pimpernel”.

He was posing as a chauffeur when his car was stopped at a roadblock by the police in the eastern city of Durban in 1962 and he was detained.

“I found out when he was coming down and how he was coming… that’s where I was involved and that’s where Mandela was caught,” Rickard is quoted as saying.

Image copyrightNATIONAL ARCHIVES OF SOUTH AFRICA

Image captionA fake passport in the name of David Motsamayi used by Mr Mandela

ANC national spokesperson Zizi Kodwa said: “That revelation confirms what we have always known, that they are working against [us], even today.

“It’s not thumb sucked, it’s not a conspiracy [theory]. It is now confirmed that it did not only start now, there is a pattern in history.”

Mandela, president of South Africa from 1994 to 1999, was on a US terror watch list until 2008 .

Before that, along with other former ANC leaders, he was only able to visit the US with special permission from the secretary of state, because the ANC had been designated a terrorist organisation by the former apartheid government.

Image copyrightGETTY IMAGES

Image captionMr Mandela needed special permission to enter the US until 2008

The bill scrapping the designation was introduced by Howard Berman, chairman of the House Committee on Foreign Affairs, who promised to “wipe away” the “indignity”.

President Ronald Reagan had originally placed the ANC on the list in the 1980s.

Copyright © 2017 BBC. The BBC is not responsible for the content of external sites.

 

Reklamlar

About Alaeddin Yavuz

55 years old man,Turk, blogger, anti war, antiemperialist, socialist, since 1978's leftist, religionless, peacemaker, antiracest, retired constable, married, have two children, live in Istanbul- Turkiye Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Selçuklu ile Osmanlı'nın çöküşünde, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, Şapka yasası bahanesiyle çıkartılan çok sayıda iç isyanın, yine Atatürk'e 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ve onların ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Tarih boyunca devletler dinleri, dinler devlet siyasetlerini belirlemiştir. Bilinenlere göre, Sümer ile başlayan din ile devlet siyaseti belirleme, Babil, Asur, İran ve Roma ile sürmüştür. Bu günde, devletler ve dinler günümüzün Roma'sı A.B.D. tarafından yeniden düzenlenmektedir. Yeni tanrılar ve Mehdiler çoktan piyasalara sürülmüştür. Siz, dinlerinizi değişmemiş zannedin durun. Bunları seçtiğimizi zannettiğimiz, onlara çalışan siyasiler, askeri, sivil bürokratlar, eğitimciler, yazar-çizerler ve din adamları yardımıyla yapmaktadır. Din adamları tarih boyunca, daima halka çobanlık eden hakim sınıfın ortağı olmuşlardır. Temel ilkeleri, "Korkut, Kandır, Köleleştir. Ölüm sonrası sonsuz yaşamada, "ebedi mutluluk" vaadini kaçırmakla korkuturlar; Cennet, ve ebedi yaşam mükafatlarıyla kandırırlar; Siyasi ve dini otoriteye itaate razı ederek köleleştirirler. Halka hizmet eden, devlet ve egemen sınıfa karşı koruyan tek bir din yoktur. Tüm yasalar, halkın aleyhine yapılır. Egemen sınıflar yargı tanımazlar. Çobanların sürülerini koruyup, otlatıp,sulayarak beslemeleri ve satmaları gibi, din adamlarının ortağı egemen sınıflar da halkı, küçük refah artışları, dini bağnazlığı körükleyerek kendilerine bağlar, güç ve şöhret kazandıracak savaş iç savaş, terör, işgal olaylarında da kurban ederler. Aynı çobanın sürüsüne yaptığı gibi. Günümüzde Kombine Tesisleri çağdaş hayvancılık ile cağdaş devlet anlayışını daha açıklanabilir hale getirmişlerdir Tacı Haine Giydiren Milletin Kanı Dinmez. Takdir sizindir.
Bu yazı Güncel Siyaset içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.